Her hasta, onun kadar şanslı olmayabilir…


Hafta içerisinde kaleme aldığım, “Onun hikayesi, Bizim Gerçeğimiz” başlıklı yazımda, yapay kalp ile yaşayan Sadık Şen'in, evinde çıkan yangında, iki saatte aralıklarla kullanması gereken yapay kalp destek cihazlarının kül olması sonucu, yaşadıklarını anlatmıştım...



Çarpık kentleşme sonrası, yangına müdahale edecek olan itfaiye araçları ve ambulansların, usulsüz yapılan parklar ve dar sokaklardan güçlükle geçmesini de…

Aslında, Sadık Şen'in yaşama döndürülmesinde, özellikle sağlık çalışanları ve polislerin de, alkışlanacak başarı hikayesi yaşandı...

Şöyle ki...

Yangında, kendisi için hayati önem taşıyan cihazların yanmasından sonra, Yüksek İhtisas Hastanesi'ne kaldırılan Sadık Şen'in, iki saat içersinde, yapay kalp ameliyatı olduğu Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne götürülmesi gerekiyordu...

Kendisine, böyle söylenmişti…

Bursa’da yaşadığı için, o süre içersinde Antalya’ya gitmesi de mümkün değildi…

Yüksek İhtisas Hastanesi'ndeki doktorların, ameliyatını gerçekleştiren hekimlerle yaptığı telefon görüşmelerinden sonra, hastanın, İstanbul'da, Kartal Koşuyolu Kalp Hastanesi'ne sevkine karar verildi...

Kar ve tipinin yaşamı etkilemesi, yollardaki tıkanıklık gözleri korkuttu…

Bu arada, zamanda giderek azalıyordu...

Hazırlanan Sadık Şen, doktor kontrolünde ambulansa konulup, çağrılan polis eskortu eşliğinde İstanbul'a sevk edildi...

Çevre yolu ve Osmangazi Köprüsü'nün kullanılması, polislerinde yolu açmasıyla, ambulansın hastaneye giriş yaptığı anda, Şen'in yapay kalbini çalıştıran aparatın şarjı bitti...

Haber verilmesi sonucu, kendisini acil servis önünde bekleyen doktorlar tarafından alınıp, destek cihazlarına bağlanınca, son anda hayata döndürüldü...

Böylece, zamana karşı verilen mücadele, mutlu sonla sonuçlandı…

İlginçtir…

Yangın sonrası,  gereksiz zaman kaybı yaşansa veya polisler karayolunu açmamış olsaydı, Sadık Şen şu yaşamayacaktı…

Pamuk ipliğine bağlı yaşam bu olsa gerek...

Şimdi gelelim, madalyonun diğer yüzüne…

Yaşanan bu olay, yapay kalp ile yaşayan hastaları bekleyen tehlikeyi gündeme getirdi...

Bursa, konumu gereği, Balıkesir, Çanakkale,  Eskişehir ve Kütahya'daki hastalara da hizmet veriyor...

O yüzden de, Güney Marmara Bölgesi'nin Sağlık Merkezi olarak biliniyor...

Ki, öyle de...

Bu kadar önemli bir şehirde, yapay kalp ile yaşayan hastalar, bu veya benzer olaylar karşısında, Antalya veya İstanbul'a sevk edilmemeli...

Kendilerine, Bursa'da müdahale edilmeli...

Sağlık hizmetleri açısından, altyapısı da buna müsait…

Umarım, bu olaydan sonra var olan bu eksiklik giderilir...

Ayrıca…

Her hasta, Sadık Şen kadar şanslı olmayabilir…

Buda, unutulmamalı…

 

Yorum Ekle