Hayat nasıl uzadı?


İnsanoğlunun beklenen yaşam süresi artmaktadır. Mesela 1920 yılında ABD’de ortalama yaşam süresi 47 yıldı. 2010 yılına gelindiğinde ABD’de ortalama yaşam beklentisinin 79’a yükseldiğini görüyoruz.



Türkiye’ye baktığımızda 1960 yılında yaşam beklentisi 45 iken, 2018’ de 77’ye yükselmiştir.
İlk bakıldığında beklenen yaşam süresindeki yükseliş daha iyi beslenme, spor yapmak vb. unsurlara bağlanabilir.
Ancak belirleyici nedenini de doktorların ortaya koyduğunu söylemek durumundayız.
5 yaşına kadar çocukların çoğunluğunun hastalıklara bağlı ölmelerinin ortalama yaşamı düşürdüğü ispatlanmıştır.
Aşıların devreye girerek özellikle çocuk hastalıklarını bitirmesi insan hayatının üzerinde olumlu etkisi olmuştur.
Bir başka deyişle aşı teknolojileri gelişmeseydi, hala ortalama ömür 50 yaş civarında olacaktı.
Bu kadar hayati bir unsura karşıt olmayı anlamak mümkün değildir.
Ancak esas anlayamadığımız bu pandemi sürecinde ülke olarak aşı tedarikinde nasıl bu kadar geride kaldığımızdır?
Hayati bir mesele de yarın aşıyla ilgili ne yapılacağını açıklayan, bilen bir kişi var mıdır?
Aylardır 50 milyon aşıdan söz edilmektedir? İfade edilen süreler geçmiş hala elimizde sağlık personeline yetecek sayıda aşı mevcuttur ki bu sağlık personeline 5 ay sonra yeniden aşılamaya başlanması gerçeğini şu an ifade eden yoktur.
İnsanlar ölüyor, ekonomi can çekişiyor. Salgına bir milli mücadele ruhuyla durum alınmazsa çok zor bir geleceğin bizi beklemekte olduğu açıktır.
Bugün kabaca bir hesaplamayla 2021 yılı için (altı ayda bir aşılama yapılması şart olduğuna göre) 200 milyon civarında bir aşıya ihtiyacımız olduğumuz görülmektedir.
Aşıyla ilgili neden bu kadar geride kalındığını bir gün öğreneceğiz şüphesiz.
Ancak keşke bundan 6 ay önce çıkıp, “aşı için vatandaştan bağış maksadıyla yardım kampanyası gerçekleştirilseydi” diye düşünmemek elde değildir.
Toplum sağlığı çok önemlidir, onun sağlanması için para pul hesabı yapılmaz.
Temennimiz aşı tedarikinde hızlı bir şekilde mesafe alınmasıdır.

Yorum Ekle