Güz Yapım iftiharla sunar: “Bizim Dükkan”


Bursa medyasının sevilen isimlerinden Güzin Abraş’ın yazdığı ve  babası Mehmet Abraş’a adadığı Bizim Dükkan adlı kitap ile  aynı adı taşıyan yapımcılığını üstlendiği  belgeselin tanıtımı Ördekli Kültür Merkezi’nde gerçekleşti. .



Ördekli Kültür Merkezi’nde düzenlenen kitap imza günü ve belgesel sunumuna ilgi çok yoğundu. Abraş ailesinin her yaştan mensubu toplantıya katıldı.

Hacıbaba Köftecisi’nin 45 yıllık emektarları da dahil tüm çalışanları; Güzin Abraş’ındostları,meslektaşları; tarihi çarşı ve hanlardaki baba dostu esnafın yanı sıra çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi de oradaydı.

Bursa Milletvekili Refik Özen çarşıda büyümüş bir Bursalı. Zaten kitapta da belgeselde de görüşleriyle yer almış. Özen etkinliğin sonuna kadar salondan ayrılmadı.
Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar ile Mustafa Bozbeyile BESOB Başkanı Arif Tak da gelenler arasındaydı.

ÇANCILAR’IN MEHMET VE ORHAN AMCALARI – HACIBABA KÖFTE

Eski Bursalı olup da Çancılar’daki Hacıbaba Köfte’ye yolu düşmeyen var mıdır?

Sanmam… Bazı mekanlar bulunduğu yerin simgesidir. Hacıbaba Köfte de öyle bir yer işte! Birbirine benzeyen iki ak saçlı kardeşi, Mehmet ve Orhan Abraş’ı da herkes tanırdı.

Mehmet Abraş’ın çok sonraları bir zamanlar aynı medya grubunda çalıştığımız sevgili dostum Güzin Abraş’ın babası olduğunu öğrenmiştim… 

Mehmet Abraş iki yıl kadar önce son yolculuğuna uğurlandı. Orhan Abraş hala hayatta…
Ve ailenin beşinci kuşağı olan Furkan Küçüker, mekânın kadim emektarlarıyla birlikte Hacıbaba Köfte’yi lezzetinden, kalitesinden, esnaflık ilkesinden hiç taviz vermeden aile büyüklerinden nasıl öğrendiyse öyle işletmeyi sürdürüyor…
Hacıbaba Köfte’nin tabelasında kuruluş yılı da yer alır; 1922…  Sonradan uydurulan çakma bir tarih değil. Sahici!

Köftesi çok lezzetlidir; orada yediğim pilakiyi başka hiçbir yerde yemedim; bir de sütlü kadayıf tatlısına doyum olmaz.

(Son yıllarda kabuk değiştiren Kayhan gibi çarşılarda 1929 ya da 1939 gibi yıllara tarihlenen mekanların hiçbirisi çocukluğumda yoktu; Çocukluğumun ve gençliğimin geçtiği yerdir, o yüzden iyi bilirim.)

 

YILLARIN TELEVİZYONCUSUNUN SESİ TİTREDİ

Etkinlikte Güzin Abraş, önce etrafı çiçek bahçesine dönen masada önce kitap imzaladı. Bizler de anı defteri yerine bembeyaz bir Hacıbaba Köfte önlüğüne kısa görüşlerimizi yazıp imzaladık.

Daha sonra salona geçerek muhteşem belgeseli izledik.

Bizim Dükkân adlı kitap ile yapımcılığını üstlendiği aynı adı taşıyan belgeselde Güzin Abraş   1922 yılından beri Çancılar’da hizmet veren Hacıbaba Köfte ile Abraş ailesinin geçmişini, eş zamanlı olarak   dünya, Türkiye ve Bursa tarihindeki önemli olaylarla harmanlayarak okura ve izleyiciye aktarmayı başarmış.

BizimDükkânkitabı ve  belgesel bir aile tarihinden çok daha öte bir şey. Unuttuğumuz pek çok şeyi bize hatırlatıyor… Esnaf ahlakını, ahilik ahlakını…

Yıllardır Bursa’da pek çok törenin, etkinliğin sunumunu yapan deneyimli televizyoncu, Güz Yapım’ın sahibi Güzin Abraş’ın ilk kez sesinin titrediğine, sözcüklerin boğazında düğümlendiğine, tanık oldum… Zira o anda aklında yitirdiği babası vardı.

3 KURUŞ HELAL KAZANCIN BEREKETİ

Abraş’ın sıkça vurgu yaptığı hususlardan biri ahilik kültürü ve helal kazançtı:

“Bizim dükkân hepimize helal kazancı öğreten yerdir. Helal 3 kuruşun alım gücünün ve bereketinin servetten daha yüksek olduğunun kanıtıdır. Dedemi, amcamı, babamı, beni, kardeşimi, kuzenlerimi büyüten, yediren, giydiren, okutan, bizim de elimizin ekmek tutmasını sağlayan kazancın kapısıdır. Bizim dükkân sadece ailemizin değil, Bursa’nın anılarının, değerlerinin saklı olduğu gizli hazinedir…”

Güzin Abraş “Bizim dükkân çarşı için çok önemli bir kale. Gelin bu kaleyi birlikte yaşatalım” diye seslendi ve şunları söyledi:

“Belgesel ve bu kitap, bizi biz yapan değerlerin unutulmazlığını, emeğin, çalışma ahlakının her dönem yüceltileceğini vurgulamak ve kent kimliğinin önemli bir parçası olan çarşı kültürünün geçmişini gösteren sırları dökük aynasına bir yansı hazırlayabilmek amacıyla hazırlandı…”

ÇARŞI ESNAF KÜLTÜRÜ BİR OKULDUR

Milletvekili Refik Özen yaptığı konuşmada çarşının apayrı bir kültür olduğuna vurgu yaparak “Esnaflık farklı bir okul. Tuzpazarı’nda, Çancılar’da, Reyhan’da biz insanların dayanışmasını gördük. Çarşı ve esnaflık kültüründe vahşi kapitalizmi görmedik. Esnaf söz verdiğinde yerine getirirdi. Özlediğimiz günlerdir. Rahmetli amcamla rahmetli Mehmet Amca ve Orhan amcamız arkadaşlık yaptı. Çocukluğumdan beri tanırım: Ahilik kültürünün okullarda öğretilmesi gerekiyor. Ahilik kültürü ticaret hayatının olmazsa olmazıdır.”

Etkinlikte Güzin Abraş kardeşi Elif Abraş Aydoğan, amcası Orhan Abraş’ı ve Hacıbaba Köfte’nin 5. Kuşak işletmecisi Furkan Küçüker’i yanına çağırdı. Aydoğan ve Küçüker de kısa birer konuşma yaptı.

Hacıbaba Köfte’de başta Orhan Abraş olmak üzere, işletmede 45 yılını dolduran emektarlar da dahil olmak üzere emeği geçenlere plaket verildi.

Etkinlikte Bizim Dükkân kitabı ile Çam ağacı hediyesinin yanı sıra Hacıbaba Köfte’nin şırası ve lokma ikramı da yapıldı.

“BİR ŞEY DAHA ÖĞRETTİ; GEÇ KALMA!”

Güzin Abraş kitabın girişindeki “1922’den beri…” başlıklı bölümünde şöyle yazıyor:

“Bu çalışma babamın ‘amansız’ diye nitelenen hastalığa tutulduğunu öğrendiğim zaman başladı. Satırlar, babamın hastalıkla mücadele döneminde onu mutlu etme çabası olarak birikti. Şairin dediği gibi aslında ben geniş zamanlar umuyordum. Onun biraz daha iyileşmesini beklerken zaman eridi…

Ve bir şey daha öğretti; ‘Geç kalma!”

Dolayısıyla bu kitap ve belgesel çalışması babama moral kaynağı olmak yerine bir anmaya dönüştü. Gördüğüne, işittiğine, duyumsadığına inancım tam…”

Güzin Abraş’ın kitapta dediği gibi; “Şehirdeki kuşlar değişirken ve çiçeklerin bile modası geçerken ‘Bizim Dükkân’ hep oradaydı…”

Eline, koluna, yüreğine, aklına, vefana sağlık Güzin Abraş…

 

Yorum Ekle

Temsili Kullanıcı Fotoğrafı Nurhan Abraş Kızılkaya 24 Eylül 2021 22:44 Elinize kaleminize sağlık. Nur hanım