FANTEZİ ZAMANI


Bursaspor’un malum lig seyri nedeniyle aylardır iç karartıcı yazıları kaleme almaktan biliyorum ki Yeşil Beyaz sevdalısı siz değerli okurlarımı bunalttım. Bugün bayram... Kafa dağıtmak amacıyla biz de biraz fantezi yapıp transfer hikâyelerini paylaşalım.



Taraftarın büyük yaz eğlencesi, medyanın hayal hovardalığı günleri, bu sene pandemiye rağmen İstanbul’un boyalı basınında yine bereketli ve hareketli geçiyor.

Son 20 yılda futbol sevdalıları 'geliyor, oluyor, bitiyor, oldu bitti, geldi, müjde, bitmek üzere, dünya yıldızı Türkiye'de' gibi absürt klişelerinin aşinası oldu. 

Manşetlerden öyle isimler gelip geçiyor ki, şu ana kadar sözü edilen futbolcularla düzinelerce takım kurulur!

Yalan haber var, bir de yalancıktan haber var... Bazen yalan olduğu halde doğru çıkan haber bile var!

Bunda menajerlerin rolü büyük. Adam gazeteciye telefonu açıyor;

 'Haberin olsun, şu takım benim oyuncumla ilgileniyor. Benden söylemesi' diye mesaj gönderiyor. İşi gereği haberci de hemen sarılıyor.

Amaç; taraftara umut dağıtıp onları beklenti içinde tutmak...

Transfer edebiyatının apayrı bir faslı da cevheri fark edilemeyen yıldızların 'ah çektiren hikâyeleridir'...

Mesela Michel Platini'nin öyküsü gibi.

19 yaşında Nancy'de oynarken, o sene 2. Lig'den Bundesliga'ya çıkan Saarbrücken tarafından yaz kampında denenmiş.

Teknik direktör Slobodan Cendiç 'Pek çelimsiz çocuk bize uymaz' demiş, geri göndermişler!

Eski Türk filmlerinde sevdiği kızın fabrikatör babası tarafından yoksul olduğu için kovulan yıllar sonra zengin olup eski patronun karşısına dikilip 'Kovduğun o fakir çocuk benim, hatırladın mı' sahneleri içeren melodram hikâyeler gibi...

İşte trajikomik bir örnek...

1964'te Bundesliga'ya çıkan Hannover 96 kulübü yöneticileri, seyirci çekecek, 'hava getirecek' bir transfer, kim olabilir diye düşünmüşler

 Ve akıllarına Pele gelmiş!

Yaradana sığınıp Santos'a başvuruda bile bulunmuşlar. Brezilya devletinin bu milli servet için yurt dışına transfer yasağı koymuş olduğunu o vakit öğrenmişler!

Yakın geçmişten bir fantezi ile bitirelim.

Fransa 5. Ligi'nde oynayan Borne'nin Başkanı Cedric Enjolras, Lionel Messi'yi transfer etme talebini Barcelona kulübüne resmen iletir. Fransa Futbol Federasyonu, bu hoşluğu hiç hoş bulmayarak derhal harekete geçer ve Enjolras'ı altı ay hak mahrumiyeti cezasına çarptırır!

Gerekçe olarak da bu gayri ciddi teklifin, 'Barcelona ve İspanya futboluna saygısızlık anlamına geldiği' ileri sürülür.

Gazeteciler bu küçük kulübün başkanına 'Ronaldo olmaz mıydı?' diye sormuşlar.              

'O ancak bizim sahanın çimlerini biçer' cevabını vermiş!

E; transferin birinci kuralı da bu değil midir?

İhtiyacınızın ne olduğunu bileceksiniz!..

 

 

Yorum Ekle