Eylem Planı ne getirecek?


Müsilaj nedeniyle Marmara Denizi koruma altına alındı. Artık bu bölgedeki tüm atıksu üreticileri yeni standartları karşılamak durumunda kalacak.



Eylem Planı kapsamında sanayicilerden temiz üretim tekniklerini uygulamaları sonrasında, ileri arıtma tekniklerini hayata geçirmeleri isteniyor.
Belediyelerin de ileri arıtma teknolojileriyle kirlilik yüklerini düşürmeleri hedefleniyor.
Kaynakta kirlilik yükleri azaltılarak, ileri arıtma tesislerinin yapılması suretiyle atıksuların yeniden kullanımı çok iddialı bir hedeftir. Birbirini etkileyen birçok unsurun ahenkle çalışması ve maliyetlerin karşılanmasını gerektiren bir süreçten söz ediyoruz. Herkesin   çevresinin daha dengeli ve güzel olması için elinden geleni yapmaya niyeti olduğu görülmektedir.  Ancak sözü edilen adımların atılmasının önemli maliyeti olacağı bilinmelidir. Temiz üretim, atığı yerinde azaltılması açısından doğru bir yaklaşımdır ancak üretim maliyetlerini arttıracaktır. Ayrıca ileri arıtma dediğimiz tekniklerin hem yatırım hem de işletim maliyetlerini önemli boyutta yükselteceği bilinmektedir. Eve gelen su faturanızda yüzde 30 zam gelmesini nasıl karşılarsınız? Özellikle su tüketen sektörlerin maliyet hesabı yaparak Bursa’dan taşınması olasılığını nasıl değerlendirirsiniz?
Bursa’da üretim maliyetleri artarken hemşehrilerimizin yurt içinden ve yurt dışından rakiplerine karşı rekabet gücünü kaybedecek bir durumda kalmasını kim ister?
Bu durumun özellikle sektör bazında şikayetlere neden olması beklenir. Bursa’ da bir malı üretenle, Denizli’de ya da Gaziantep’ te üretenin arasında  maliyet açısından büyük farklar oluşması kolay açıklanamaz. Bu yüzden Eylem Planı kapsamında Marmara Bölgesi’nde üç ay içerisinde belirlenmesi gereken yeni deşarj limitleri önem taşımaktadır. Bakanlık nezdinde yıllardır havza bazında alıcı ortam esaslı deşarj limitlerinin belirlenmesi çalışmaları yapılmaktaydı. Zor ve tartışmalı bir konudur. Bir üretim vardır, çok su tüketir ancak kg/ gün yükü çok fazladır. Bazı işler vardır az su tüketir ancak atıksuyunda kirlilik konsantrasyonu yüksektir, dolayısıyla çevreye verdiği kg/ gün yükü azdır. Bu deşarj limitlerinde Nilüfer’ in, Marmara’nın özümleme kapasitesi dikkate alınacağı düşünüldüğünde hangi sektöre ne kadar kg/ gün deşarj izni verilecektir? Belki soruyu şöyle değiştirmek gerekir; belediyelerden kaynaklı evsel atıksu yüklerini hesap dışı tutarsak geriye endüstriye ne kadar deşarj hakkı kalacaktır?
Marmara’ da yaşayanları zor bir süreç beklemektedir.

Yorum Ekle