Etrafımız Ateş Çemberi


Bu ateş çemberinde ne yapmalıyız, Buyrun...



Ateşi söndürelim derken... 

Yüreklerimiz... 

Çok yandı.... 

Şehitler, ölümler, cinayetler, kazalar, soygun, terör, ekonomik kriz...

Olaysız bir günümüz yok maalesef...

Milletçe, yediden yetmişe moralimiz çok bozuk... 

Her geçen gün suratlar daha da düşüyor...

Düşünsenize....

Ülkemize sığınanlar, kaçıp gitmek için can atıyor.

Erdil Yaşaroğlu'nun çizdiği bir karikatür geldi gözümün önüne.

İki kişi cehenneme giriyor, biri diğerine "Ohhh sıcacık, daha önce niye gelmedik" diyor...

Zebani şaşkın; "Türkiye'den gelenlerin hepsi böyle, ne yaşadınız siz orda" diyor...

Mutlu olmaktan korkan bir kitle var, bunu biliyorum...

En mutlu anlarında bile önemsiz bir detayı öylesine büyütürler ki, konu bir tek o probleme takılır kalır, o canım ortam herkes için cehenneme dönüşür...

Ne cehennem hem de...

Mutlu olmayı, barış ve huzur içinde yaşamayı bir türlü beceremiyoruz...

Etrafımızı da buna alıştırmışız.

Tamam, şartlar gerçekten sıkıntılı ölen, kalan, kaybolan, yıkılan, dökülen her şey aynı dönemde başımıza geldi...

En azından, evimizde, işimizde biraz olumlu olmayı deneyelim... 

Dışarıda yaşadığımız olumsuzlukları çevremizdeki yakınlarımıza yansıtmamaya özen gösterelim...

Hayat bir şekilde akıp gidiyor, hiç değilse kendimize olan saygı ve sevgimizi yitirmeyelim....

Yorum Ekle

Temsili Kullanıcı Fotoğrafı Ahmet Aktürk 04 Mart 2020 08:05 Kalemine güç, düşünce hayatına aydınlıklar diliyorum. Evet; üç tarafı deniz, dört tarafı füşmanla çevrili ateş çemberi Anadolu’da yaşamak kaderimizdir. Biz bu ateş çemberinin dışında rahat etmeyiz. Türk olduğu yerde ateşi çekiyor maalesef. Yine bir düşünürümüzün sözüyle cümleyi bağlayalım. Dünyada Türk olmak zordur; çünkü herkes ona düşmandır, dünyada Türk olmamak zordur, O zaman da Türkün düşmanı olmak durumundadır.

Temsili Kullanıcı Fotoğrafı Betuş 03 Mart 2020 22:57 Yaaa nasıl güzel içten yazmissin ablacim