Eğitim olmadan asla..


Eğitim olmadan asla..



Teknoloji o kadar hızlı gelişim gösteriyor ki, gözünüzü açıp kapatıncaya kadar mevcut kullandığınız ürün bir sonraki aşamada onlarca değişiklikle karşınıza çıkıyor.
Küçük çocukların ellerinde teknolojik drone'lar, yani insansız hava araçlarını cep telefonunun altına bağlıyorlar ve oyun oynuyorlar.
Çocuk meraklı ise, ulaşamadığı ve merak ettiği komşusunun duvar ötesinde neler yaptığını rahatlıkla kameraya alabiliyor.
Oturmuş olduğum sitede benim siteye girişimi, hal ve hareketlerimi çeken 12 yaşındaki çocuk...
Şimdi gel sen bu çocuklara jetonla çalışan telefon sistemini anlat..!
Peki, ülke olarak neresindeyiz bu teknolojilerin diye soracak olursak.
Bu oyuncaklar ile oynayan çocuklarımız bu teknolojiye uygun eğitim alabiliyorlar mı..?
Söylemeliyim ki; eğitimde çok yeniliklere ve çağın gereklerine ihtiyaç var.
Bahsettiğim teknolojiler tamamen ithal bunu bilmeden yetişen bir gençlik var.
Kullandığımız bu teknolojiye dünya kadar paralar ödüyoruz.
Teknoloji üretmek ithal parçaları birbirine bağlamak değil, sürekli olarak teknolojiyi ithal etmek ise hiç doğru değil.
Kalkınmayı hedeflemiş ülkeler, teknolojiyi ve böyle kalkınmayı artık onur meselesi yapmışlar.
Paralelinde eğitim sistemlerinin temeline değişen teknolojileri koymuşlar.
Yaklaşık beş yıl önce Çin'e gittiğimde, Çinli rehber hiç unutamayacağım bir şey söylemişti..
Çin hükümeti dünyadaki gelişen teknolojiyi çok yakından takip ediyor ve eğitim sisteminin bir parçası haline getiriyor.
Bilim ve spor bir arada olmadan sorunsuz bir gençlik yetiştirmeliyiz diyorlar.
Çin hükümetinin güvendiği gelecek gördüğü şey tek eğitim ve bilim.
Çeşitli zamanlarda, seyahatlerimde toplam 10 büyük şehir gördüğüm Çin'de bütün ilkokul bahçeleri mavi ve beyaz renkli epoksi kaplı basketbol, voleybol, jimnastik aletleriyle dolu. Bütün minikler hep birlikte geleceğe hazırlanıyorlar.
Ülkem dahil dünyanın hangi ülkesinde bir otele gitsem, ya asansörde yada kahvaltıda bir Çinli görüyorum ve hepsi standart..
Ellerinde ya bir dosya, çanta veya bir ürün ile karşılaşıyorsunuz.
Görüyor ve anlıyorsunuz ki; 'Çin tesadüf değil…'
Ülkemizin kalkınmasında ise, eğer başarmak istiyorsak…
Her alanda ama her alanda…
Bizde kalkınmayı ve endüstrileşmeyi onur meselesi haline getirmeliyiz.
Yazılım sisteminin metodunu ilkokul  kitaplarında temel ders diye okutmalıyız.
Eğitim, bilim olmadan kalkınmak hayal...
Ulu önder Atatürk'ün bir sözü ile bitirmek istiyorum…
'Hayatta En Hakiki Mürşit İlimdir ' derken insanlık uygarlık dünyasına bilim ile ulaşır demektedir.
Ne büyüksün Atam, rahmet  ve minnetle anıyorum nur içinde yat. 80. yıl dönümünde ölmediğini yeniden ve yeniden doğduğunu anlıyorum.
Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu saygıya layık.
Önünde bir kez daha saygı ve sevgi ile eğiliyorum.
Saygılarımla…

Yorum Ekle