Dünyayı etkisi altına alan bu illetin adını zikretmeden yazı yazmak istiyorum....


Dünyayı etkisi altına alan bu illeti zikretmeden bir yazı yazmak istiyorum, zira ahali bıktı, usandı.



Sabahtan akşama kadar aynı şeyler.

İnanın bezginlik veriyor insanlara.
İş dünyasına gelince, üretim alanları için herhangi bir kısıtlama veya yasaklama gelmedi.
Bütün sanayi bölgeleri ve üretim atölyeleri çalışıyor.
Sanayiden birkaç fabrikayı arıyorum, vaziyetler nasıl diye?
Patronlar, çoğunlukla benim gibi 60 yaş üstü olduğu için genel ekseriyeti işyerinde yok.
Yapılan yayınlarda da öncelikli riskli grup bu yaş grubu dendiğinden normal bir durum aslında.
Korkmamak elde değil, tabi ki ben de herkes gibi tedbir alıyorum..
Yine konuyu dağıttım, toparlayayım.
Yani bütün farikalar normal olarak çalışıyor.
İlletin en çok vurduğu ülke İtalya'da ilişkide olduğumuz fabrikaları arıyorum.
Onlarda da durum aynı.
Karantina var ama üretime devam.
Bu durum da normal mi onu da bilemiyorum..
Aksaklıklar yok mu? Elbette var, iptal edilen veya ötelenen siparişler, fırsat kollayanlar gibi alıştığımız şeyler oluyor.
Ama asıl tabloyu uzun süre sonra göreceğiz diye düşünüyorum.
Bu karantina günlerinin sosyal, siyasal ve ekonomik neticeleri elbette olacaktır.
Çünkü henüz bir şey yok ama hizmet sektörü çalışmıyor.
Böyle devam ederse nasıl olacak onu da kimse kestiremiyor.
Daha bu yazıyı yazarken en az 12 haftalardan bahsediliyor.
Ben de zamanımın büyük bir kısmını evde geçiriyorum ve inanın çok sıkılıyorum.
Geçenlerde sıkıntıdan şiir yazdım ve Facebook'a koydum.
Başka bir boyuttan baktım olaya.
Sağlık çalışanlarını alkışlıyoruz, yürekten alkışlıyor ve her zaman da alkışlamalıyız.
Ama bunun yanında her şeye rağmen üretime devam eden, her sektörde alın teri döken emekçi kardeşlerimizi de ülke ve dünya olarak alkışlamalıyız diye düşünüyorum.

Yorum Ekle