evden eve nakliyat çeviri şehirler arası nakliyat ofis taşıma evden eve nakliyat







Devlet Bahçeli şunu demek istedi?


Aslında dün ve bugün arasında ciddi söylem farklılıkları olsa da..



Zaman zaman eski ve yeni sözlerine üzerine eleştiri getirsek de...

MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin son sözleri dikkat çekici..

Özellikle de..

Türkiye'nin istikrara, siyasi birliğe ihtiyacı olduğundan bahsetmesi..

Ve "Hiç bir partide siyasi istikrarsızlık olmamalı. Tahriklere kapılmasınlar" açıklamaları..

Kodlarını doğru okumak...

Ne demek istediğini tam anlamak gerekiyor...

Sağdan, soldan, önden arkadan her gelişmeye dair bir duruştu bu.

Tartışırsınız..

İnandırıcı yada samimi bulursunuz bulmazsınız..

Mutlaka ki İyi Parti'ye 'İP' dememesi de sözlerini tamamlayan hassas bir adım..

Ne var ki...

Altını çizdiği istikrar için siyasi birlik çağrısı tam zamanında ve yerinde.

Şu sözlerine de aynen katılıyorum..

"Herkese çağrım şudur; önyargıları bir kenara bırakalım, birbirimize çatık kaşla bakmak yerine çevik bir iradeyle sahip çıkalım. Çözemediğimiz sorunları derin dondurucuya koyalım, Türkiye'nin gelecek haklarında, istiklal haysiyetinde milli birlik ve beraberlik şuuruyla, samimi bir üslupla buluşalım. Başka bir Türkiye yoktur. Sığınacak ve gidecek başka bir yurt yoktur. Yeni bir darbe ihtimalini dillendirmek bile bu ülkeye, bu millete nankörlük ve nimet bilmezliktir."

Bugün gerek CIA gerek Pentagon'un düşünce kuruluşlarıyla neler yaptığını herkes bilir.

Besler büyür konuşturur...

Daha da ötesi..

Düşünsenize...

Siz terör örgütü Fetö'den söz ediyorsunuz...

Adam bunu yıllarca kullandı...

Şimdi de sahip çıkıyor, teslim etmiyor..

Dünyanın heryerinde yaptığı incik boncuklar gibi

Ama...

Esas olan onca algının peşinde koşmayacak net ve tuturla bir toplumsal bakış açısının oturmasıdır..

Gerçekten..

Başka Türkiye var mı gidebeleceğimiz..?

İş dönüyor, dolaşıyor..

Siyasi tutarlılık ve birliktelikle özdeşiyor...

2018'ın 5. ayıydı CIA'nın bir raporunda ki ılımlı islam ve Fetö ayrıntısı paylaşmıştım 88 sayfalık bir raporunun detaylarında..

38. sayfasında da terör örgütü ele başı Fetö vardı... Arşivlerde duruyor..

Aslında daha da öncelere gidersek..

Bu düşünce kuruluşları aracılığıyla o kadar çok ota boka karışmaya kalktılar ki...

Amerika politikalarına yön veren 3 kuruluştan biri olan CSIS’ ın (Washington merkezli Uluslararası Stratejik Araştırmalar Merkezi)...

Göreve gelmeden daha “AKP dengeleyici olmalı” diyenler yeni senaryoları hep çanta da tutmuşlar ki bu alternatifler konuşulup durmuştu...

Ve balık hafızalı toplumlar genelde dezenformasyon politikaları içerisinde önüne ne konursa “vayyyy be “” deyip ‘eyvallah’ çı oldukları için çabuk unuturlar çok şeyi.

Hadi yine biraz geri dönelim.. Ben günü birlik poli-tike yapan siyaset mühendislerinden değilim ama diri tutmalı çok şeyi.

Nasılsa kimse sallamıyor, herkes önünden yiyor.

Amerika’nın meşhur think tank bana göre de dang dungcu düşünce kuruluşu CSIS’ ın geçmiş dönem raporlarında yer alan isimler sonrasında bir bir ortaya çıkmıştı.

Karen Fogg’ un e-maillerinde ki “uyuyan güzeller” rüya timi olarak karşımızdaydı.

Mevcutla işini tamamlayanlar, mayası tutmayan DSP’ nin Hüso’su, İsmail Cem’ i ve İMF’ nin Kemal Derviş’i ile nabız yoklamıştı..

Yani meşhur Troyka.

Programlı ve pragmatik bir temele oturtulan bakış açıları, Demokrat Solun isyancılarıyla makul çoğunluğun partisiydi.

İlanlar verilmiş, hasta adam manşetlerde tutulmuş, karga tulumba politikası, aynen bölücü başının getirildiği gibi iktidarı götürüp sonuca ulaşılmıştı.

Sonrasında kaset kaset üstüne. Valla Netflix bile kıskanır onca senaryoyu..

Washington’da buluştuğum CSIS raportörü Bülent Ali Rıza’ ya sorularımı sormuştum.

Hem Troyka’ yı, hem AKP’ ye bakışı, hem dünün Troyka’sını, rüya timini, hem de Tüsiad çıkışlarını. Yanıt vermemişti.

Daha önce ki bir başka Amerika buluşmamızda yüz yüze ne sorduysam anlatmış ABD ve yeni dönem siyasetini aktarmıştı ama sonrasında yazılı sorduklarıma sessiz kalmıştı..

Tezkere sürecinde de tv’lere çıkıp ‘ABD istemiyor’ yorumunu yapıyordu.

Hatta Amerika’ da ki bir yayıncı dostumdan sonra sorularıma çok bozulduğunu öğrenmiştim.

Yani bugün bile Amerikan tandanslı kanalların Türkiye'de muhalifmiş gibi olmalarının temelinde ne etik yayıncılık var ne başka bir şey..

Sadece alayı 'mış' gibi yapıyor..

O yüzden biraz hafızaları da tazeleyerek...

Bugün Devlet Bahçeli'nin ne demek istedğini anlamaya çalıştım.

Akşam haberlerinde dinlerken de...

'evet şunu demek istedi' dedim...

Genel de fazla uzun yazmayı sevmem ama...

Birazda hafıza tazelemek istedim...

Ha senin Amerika'da bir kaç kez ne işin vardı diyenleriniz varsa...

Seçimler için davetliydim, Yayıncılık, gazetecilik yapıyorduk..

Beyaz Saray'dan ve bir Amerikan kanalından canlı yayınlar yapmıştım...

Pensilvanya yalakalarından da farkımız buydu....

Yorum Ekle