Deveci/Santa Marıa Ağaköy armudu


Geçen sene bu mevsimde, Büyükşehir Belediye Meclis toplantısına katılanların masasına, Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık tarafından birer deveci armudu konması sonrası söz alarak, bu armudun Bursa’ya giriş hikayesini anlatmıştım ve bu girişi sağlayan Ağaköy’ün adını da armuda vererek, hikayeyi AĞAKÖY ARMUDU başlıklı yazımla köşemde sizlerle pay



Geçen hafta, Bursa’nın coğrafi işaret belgesi bulunan marka ürünü Deveci Armudu hasatdı, Gürsu Kumlukalan Kooperatifi önünde, Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş ve beraberinde Bursa Milletvekilleri, Belediye Başkanları, siyasiler ve ilgili kurumların yetkililerinin katılımıyla başlatıldı.Bu törende de, aynı geçen sene olduğu gibi, bu armudu Bursa’ya getiren, üreten ve ürettikleri ürünün büyük bölümünü ihraç eden, hala ihraç etmeye devam eden Ağaköy Kooperatifini kimse anmadı. İlgililerin bu tavrı, en az Ağaköylüler kadar, benim de içimi yaktı ve Deveci Armudunun Bursa’ya geliş hikayesini tekrar sizlerin ve eğer okurlarsa, hasat törenine katılanların bilgilerine sunmayı görev addettim. Aslında hasat töreninin yapılacağı yerin de Ağaköy olması gereğini vurgulayarak…

Evet törende gururla anlatılanların tamamı, 30 yıl önce Ağaköy’de doğdu, Ağaköy’de fışkırdı, halen de fışkırmaya devam ediyor, hem de Ağaköylülere ve diğer üreticilere bol para kazandırarak. Bu yazıyı yazmadan önce Ağaköy Kooperatifinin bugünkü başkanıyla konuştum, kooperatifin dimdik ayakta olduğunu, üretimlerinin neredeyse tamamının, ihracatçı firmalar eliyle yurt dışına satıldığını, anlattı. Bölgede iki tür deveci armudu üretildiğini, yaz aylarında tüketilen türün bugünlerde pazarlarda olduğunu, Avrupa orijinli Santa Maria armudunun ki Ağaköy’ün tamamında armudun bu türü üretiliyor, tüm kış boyu dayandığını ve kış boyu tüketildiğini, anlattı.

Deveci/Santa Maria Armudunu Bursa’ya ilk getiren, ilk üreten ve tarımdan zengin olmanın gözde modeli ve gerçekten ağası olan köy AĞAKÖY, gelin onları bugünlere taşıyan hikayelerini hatırlayalım;

140 haneli bir köy, ama her evin önünde otomobili olan bir köy, tapuya kayıtlı arazileri 2800 dönüm, zaman içinde satın aldıkları arazilerle 3500 dönüme çıkmışlar. Göç eden yok, 30 yıldır hiçbir polisiye olay yaşanmamış, her evde içme suyu, kanalizasyon bağlantısı var. Çocukları arsında üniversiteyi bitirmiş olanlar, liseyi bitirmiş olanlar, halen eğitimlerine il ve ilçe merkezinde okuyanlar var. Bursa ovasının en zengin köylerinden biri.

Peki, bu zenginlikleri nereden geliyor?

Eski yıllarda sebze ve meyve yetiştiriciliğiyle uğraşan Ağaköylüler, Avrupa şehirlerine giderek onların pazarlarına satabilecekleri meyve türünü araştırmışlar, Santa Maria armudunun o pazarların çok tutulan, çok gözde bir meyve türü olduğunu keşfetmişler, yıllardır meyvecilikle uğraşmaları, onların bu yeni meyve türüne dönüşlerini kolaylaştırmış. O yıllarda biz de DSİ olarak Bursa Ovası Sulama tesislerini yapıyorduk, onların arazisinde çalışırken tanıdım Ağaköylüleri. Sulamanın gelecek olması onları çok sevindirmişti. Zaman içinde Ağaköy’ün uyanık ve çalışkan halkı, üretimin her adımını doğru öğrenmişler ve Avrupa pazarının kabul edeceği kalitede üretmeğe ve ürettikleri armudun %65-70’ini ihraç etmeye başlamışlar.

Bursa ovasının tüm köyleri gibi verimli ve sulanan arazilere sahipler, ama farkları köy bazında bütünleşmiş olmaları, taa 1958 yılında kurdukları ‘’Ağaköy Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’’ çatısı altında bütünleşmelerini devam ettirmişler. Üyelerinin ürettikleri armudun pazarlamasını, ihracatını, aracı olmadan, kooperatif yapıyordu o yıllarda. Üyelerin tarımsal ilaç, gübre gibi ihtiyaçlarını da kooperatif toptan fiyatına alarak ucuza mal ediyorlardı.

İşte, kooperatifleşmenin, araştırmacı olmanın, gelişmiş bilgilerle donanmanın ve tarımdan zengin olmanın, çok değerli bir modeli AĞAKÖY, gelin bu modeli ülkemizin çok zengin tarımsal üretim alanlarına yerleştirelim, dört mevsim iklim koşullarımızla ve verimli topraklarımızla bütünleştirelim, biz de tarımdan zengin olan ülkeler arasına yerleşelim, hem de ön safhalarda koşalım…

Yorum Ekle