Depremi ciddiye alıyor muyuz? -4-


Bakan Kurum canlı yayında yaptığı değerlendirmelerde özetle şunları söylemiş, “Türkiye’de 28 milyon bağımsız bölüm var, bunların 6,7 milyonu (5,9 milyondu. Sayının 600 bin düşmesini beklerken, 800 bin arttı.) riskli ve 1,5 milyonun acilen değiştirilmesi gerekiyor, Hedefimiz her yıl 300 bin konut yaparak 5 yılda acil konutları değiştirmek.”



(Bakan Kurum Kentsel dönüşüm konusunu milli mücadele, kurtuluş savaşı gibi gördüklerini, terörle mücadele kadar önemli olduğunu düşündüklerini ifade etmiş. Bu çok doğru. Ancak aynı yaklaşımı istense bile uygulamada göremiyoruz.) “2012’den bu yana 1,5 milyon konutun dönüşümünü gerçekleştirdik. 1 milyon da sosyal konut yaptık. Toplam 2,5 milyon bağımsız bölüm üreterek (Eğer Türkiye 8 yılda 2,5 milyon konut üretti ise çok riskli denilen 1,5 milyon çoktan bitmiş olmalı idi.)

10 milyon vatandaşımızın can ve mal güvenliğini teminat altına aldık, 2002’ den bu yana 800 bin binayı denetledik, 400 bin için devam ediyoruz, bu denetimlerle vatandaşlarımızın %55’ini güvenli konutlarda oturtma imkanına eriştik” demiş. (Ve yeni bir şey söyleyerek) “Dönüşüm konutlarının %20’sini Bakanlık olarak biz yapacağız” demiş (ancak gerisini kim yapacak belirtmemiş.) (İzmir’de 10 günde 109 bin bina denetlenmişti. Türkiye’de 19 yılda 800 bin bina denetlenebilmiş. İzmir performansı gösterilse 4 ayda 1,2 milyon bina denetlenebilirdi.) (Sayın Bakan Kurum Temmuz 2018’ de atanmış bir Bakan. Henüz 2,5 yıldır görev yapıyor. Ancak kentsel dönüşüm konusundaki ihmaller 21 yıllık.

Dolayısı ile söyleyecek söz ararken, zorlanmasını anlıyoruz. Keşke yapılanlar, konuşmalarda arzu edilenlerle aynı ölçekte olabilse) Bursa için durumu ise sayın Alinur Aktaş açıklamış. 22.9.2020 TRT Haber. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Bursa genelinde 70 bin riskli bağımsız birimin bulunduğunu belirterek, şu anda devam eden projelerde 20 bin bağımsız birimin kentsel dönüşümünün sürdüğünü söylemiş. (Demek konut stoku 28 milyon olan Türkiye’de 6,7 milyon riskli konut varken, yani stokun %24’ü riskli iken, kaçak cenneti denilen Bursa’da 940 bin olan konut stokunun 70 bini riskli konut imiş. Yani oran sadece %7,5 öyle mi? Herhalde bir yanlışlık olmalı!!!) 20.03.2021 enBursa.

Kentsel Dönüşüm ve Şehircilik Vakfı’nın (KENTSEV), Türkiye’deki konut stokuna ilişkin yaptığı araştırmada, ülkenin 6 büyük kentinde 10,5 milyon kişinin 17 yaş ve üzeri binalarda ikamet ettiği belirlenmiş. Bursa’da 17 yaş ve üzerinde 206 bin konut var, 765 bin kişi riskli binalarda yaşıyor denmiş. KENTSEV’ in araştırmasına göre 33 milyon insanın yaşadığı İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Antalya ve Kocaeli illerinde, insanların yaşadığı yaklaşık 2,9 milyon konutun 17 yaş ve üzerinde olduğu tespit edilmiş.

Yaşlı Konut statüsünde olan ve risk gurubunda bulunan bu konutlarda 10,5 milyon insan yaşıyor. “İstanbul’daki 4,6 milyon konuttan 1,4 milyonu, Ankara’da 1,8 milyon konuttan 540 ini, İzmir’de 1,5 milyon konuttan 510 bini, Bursa’da 940 bin konuttan 206 bini, Antalya’da 820 bin konuttan 106 bini ve Kocaeli’nde 580 bin konuttan 116 bini 17 yaşın üzerinde bulunuyor. TÜİK verilerine göre ise hane halkı ortalaması İstanbul’da 3,8, Ankara’da 3,6, İzmir’de 3,4, Bursa’da 3,7, Antalya’da 3,6 ve Kocaeli’nde 3,9 olarak açıklandı. Bu iki rakam çarpıldığında, yaklaşık olarak İstanbul’da 5,3 milyon kişi, Ankara’da 1,9 milyon kişi, İzmir’de 1,7 milyon kişi, Bursa’da 765 bin kişi, Antalya’da 383 bin kişi ve Kocaeli’nde 452 bin kişi riskli evlerde yaşıyorlar. Açıklama KENTSEV kurucu yönetim Kurulu üyesi Haldun Ersen tarafından yapılmış. Neden 17 yaş diyenler olacaktır. Bu yaş Türkiye’nin 1999 depreminden sonra aldığı ciddi tedbirler, değişen yönetmelikler ve uygulama şartları ile ilgilidir. Bugün yapılan binaların eskime yaşı çok çok daha uzundur. 17 yaşından büyük binanın önemi, o tarihlerde değişen ve ciddi kriterler getiren deprem yönetmeliği, yapılarda denetim zorunluluğu getirilmesi ve beton hazırlama ve dökümünde bilgisaray kontrollü santral, agrega boyutlarında tanımlama ve kırma taş kullanma ile yıkama zorunluluğu, Mikserle taşıma, pompa ile döküm gibi kalite unsurlarının yapı kalitesinde zorunluluk haline gelmesidir. 2003-2007 arası Türk yapı sektörü için önemli dönüm noktalarıdır. DEVAM EDECEK….

Yorum Ekle