‘Deprem’ gerçeğine rağmen, Türkiye’de trajik durum var!


Denizli’deki depremle beraber, uzmanlar ve medyada, süregelen akıl almaz yanlışlıkları tekrar gördük.



Öncelikle…

Tam anlamıyla bir ‘akıl tutulması’ olarak tanımladığımız bir bilimsel ifade yanlışlığını, yıllardır kendilerini uzman olarak gösterenler arasında görüyoruz.

Kimi yer bilimcileri…

Depremin, ‘Richter Ölçeği’ne göre büyüklüğü’ ifadesini, ‘Şiddet’ tanımıyla ifade ettikçe, büyük hayret içerisinde kalıyoruz.

Bu isimler…

Toplumca dikkatle dinleniyor.

Bilim, bilgi öğretisi alınıyor.

Çıkılıyor, televizyona…

Falanca “şiddetindeki deprem…” denilerek, konuşmaya başlanıyor.

Deprem bilimiyle…

Şiddet ölçeklemesi, yaşanan yer sarsıntısının, canlı ve cansız varlıklara etkisi ve bu etkiye göre, farklı derecelerini ifade ediyor.

Yukarıda izah ettiğimiz durum, trajedi.

...Ve!


Hep söylüyoruz…

Tehlikeyi, elimizle inşa ediyoruz.

Gelişmiş ülkelerde, onlarca yıl öncesine ait yapılar dururken ve turist olarak, önlerinde de fotoğraflar çekilirken, Türkiye’de 5-20 yıllık binalar yıkılmak isteniyor.

Aslında, nedenler açısından...

Kaçak yapılaşmaya prim vermemek ve müteahhitlikte katı, disiplinli kurallar uygulamak gerekiyor.

Afet sonrası yapılacaklar da, konuşulmuyor.

Kentsel dönüşüm mevzuatıyla havuzlu, çok yüksek katlı yapılaşmaya da kafa giderken, afet sonrası neler yapılacağı, tam anlamıyla topluma inmiş bulunmuyor.

Malum…

Bursa’da, yerel yönetim eliyle boş arazilere kentsel dönüşüm projeleri uygulandı, ancak kaç metrekare kaçak yapı tahliye edildi, yıkıldı?

Devlet, kentsel dönüşümü konuşurken…

Vatandaş, geçici iskân ve finansman sorunlarıyla baş başa!

Marmara Depremi’nden sonra, telefon görüşmelerinden şans oyunlarına kadar konulan ek vergiler, halkın dönüşüm ihtiyacına yansımıyor.

Biliyoruz ki…

Marmara Depremi’nde tam ve hafif hasarlı binaların arasında, devlete ait binaların önemli yer tuttuğu da, dikkati çekiyor.

İlgili bilim adamları arasında, , depremin ölçüsel tanımını bilmeyenlere kızarken, toplum olarak da, yine kaçak yapmaya çalışanları da, görüyoruz.

Marmara Depremi’nin üzerinden 20 yıl geçti, ancak…

Ders almadık, almıyoruz!

...Ve!

İmar ve planlama, yapı denetim mevzuatı, öyle çok sık değişiyor ki, elbette ki yine hayret ediyoruz.