Değerimize Sahip Çıkalım


Ülkemiz endüstriyel futbolu bilindiği üzere batakta, âmâ ne yazık ki çözümler bilinmesine rağmen, kanun koyucular karar verme yerleri gerekli tedbirleri ve yaptırımları hayata geçirmek için laftan başka bir şey yapmıyorlar. Neden?



Ülkemizdeki profesyonel futbol kulüpleri‘’belirli kurallara göre kurulan (yasalar, tüzükler, yönetmelikler, sözleşmeler vb.), üyelerinin her birinin yetki ve sorumlulukları belli olan (başkan, yönetim kurulu üyesi, denetçi, üye) gerek amatör gerekse profesyonel spor branşları ile topluma hizmet veren, her yaş grubunun spor yapabileceği tesis araç gereçlere sahip olan, diğer bir yönü ile de yüksek performans sporcuların yetiştirilmesini hedefleyen özel hukuk kuruluşlarıdır. Türkiye’de spor kulüplerine ilişkin yasal düzenlemeler, 5253 sayılı dernekler kanununun “Gençlik ve Spor Kulüpleri” başlıklı 14. maddesinde yer almaktadır. Spor kulüplerinin tescil işlemleri 3289 sayılı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü’nün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un 2 (d) maddesi uyarınca spor kulüpleri anılan Genel Müdürlük tarafından yapılmakla birlikte futbol branşında faaliyet gösteren kulüplerin lisans sistemleri işlemleri ise aynı kanunun 12. maddesi uyarınca Türkiye Futbol Federasyonu yönetim kurulu tarafından yapılmaktadır.’’(SPORMETRE Beden Eğitimi ve Spor Bilimleri Dergisi 2012, Cilt: X, Sayı:2)

Yukarıda kanun ve yönetmelikler ile kulüplerin yönetilmesini sağlayan bu hantal yapı Ülkemizde büyük camialara sahip kulüpleri batırmış yönetenleri de ihya etmiştir.Ne yaman çelişkidir ki batmış bir işletmeye hala bir den fazla talepler olmakta,inovasyonel yaklaşım ve metotların dışında bilindik yaklaşımlarla adeta bir turda ben döneyim mantığıyla kulüplere yönetici olunmakta; Ülke futbolunun geleceği açısından bu gidişe devlet nezdinde dur denmeli!

Bursaspor’umuzda Ülkenin olumsuz bu futbol ikliminden fazlaca etkilenmiş, duraklamadan, çöküş dönemine doğru yol almaktadır Bursaspor’umuza bir Çelebi Mehmet gerekmekteyken "Aynı şeyi tekrar tekrar yapmak ve farklı sonuçlar beklemek deliliktir." Albert Einstein Alman teorik fizikçi nin bakış açısından yola çıkarak aynı yöntemlerle seçim atmosferi oluşturmak, denenmiş seçim ve yönetimlerin oluşturduğu yollardan giderek farklı sonuçlar beklemek hakikaten insanların aklıyla alay etmek ten başka bir şey değil de nedir? Böyle olunca sonuçta bellidir.

Burada akla şu geliyor hani hep denir ya şehrin dinamikleri nerede? dinamikler iyi gün dostu olduklarından mevcut statülerini Bursaspor sevdası üzerinden nemalandırarak Bursaspor’u dinamitlemişlerdir ve köşelerine çekilerek Bursaspor’un zor dönemlerine masal anlatarak katkı vermektedirler.

Yazıktır günahtır koskoca sanayi şehri BURSANIN, şehrin en üst sportif kimliği markası olan Bursaspor’a bu kadar duyarsız kalması, bir konsensüs ile ortak bir akıl oluşturamaması bu kadar zor mudur?

Yol yakın iken, hala nabız atıyor iken, geleceğin evlatlarına, torunlarına, Bursaspor gibi topluma mal olmuş, bir marka değeri bırakıp çok iyi duygular ile yâd edilmek var iken, gelecekte lanetlenmemek adına bu dönemi yaşayan Bursaspor’u bu duruma getiren şehrin en alt statüsünden en üst statüye kadar, her kesiminin sorumluluklarını yerine getirmeleri elzemdir, bir insanlık görevidir.

"Sahipsiz olan memleketin batması haktır, sen sâhip olursan bu vatan batmayacaktır."- MEHMET AKİF ERSOY

Yorum Ekle