sultanbet betbaba tempobet tempobet jeton


sultanbet betbaba tempobet tempobet jeton


Defineciler kadar olamıyoruz!...  


Türkiye'de, tarih ve kültür turizmi denince akla Bursa geliyor...



Değerleriyle, bunu hak ediyor…

Dünya'da, tarih ve kültür turizminin kıymetini bilmeyen şehirler denince de, akla yine Bursa geliyor...

Yaşanan ilgisizlik ve duyarsızlıklar, insanı çileden çıkartıyor...

"Bu kadar da olmaz" dedirtiyor...

İlginçtir...

Bursa’da defineciler, tarihi eserlerin nerelerde olduğunu, bu işin uzmanlarından daha iyi biliyorlar!...

Elleriyle koymuş gibi toprak altındaki lahit ve tarihi eserleri çıkartıyorlar...

Aradıklarına ulaşmak için iş makineleri kullanıyorlar…..

Gece çalışmak için jeneratör getiriyorlar....

Gerekirse dinamit dahi patlatıyorlar…

O kadar rahatlar…

Çalışmaları bitince de, ellerini kollarını sallayarak gidiyorlar...

Allah'tan, vatandaşlar bu konuda duyarlı...

Onlar görüp bildiriyorlar da, ilgili birimlerin haberi oluyor...

Onlar da, "Demek ki burada tarihi eserler varmış!..." diyorlar...

Bölgeleri sit alanı ilan edip çalışma başlatıyorlar...

Gerçektende, çeşitli dönemlere ait lahitler ve tarihi eserler buluyorlar...

Bursa'da, benzer olaylar sürekli yaşanıyor....

Önceki gün, Yenişehir İlçesi’ne bağlı, Beypınar Mahallesi'nde doğa yürüyüşü yapan grup, definecilerin doğaya verdiği zararı görünce hayretler içersinde kaldılar…

Üzerinde, farklı isimler yazılı olan mezar taşları arasında, patlayıcı için kullanılan kabloları görünce de, İznik Müze Müdürlüğü'ne haber verme ihtiyacı duydular…

Bunlar, definecilerin verdikleri zararlar...

Birde, bizlerin duyarsızlığı var ki…

Akıllara zarar…

Bu gerçeği görmemiz için, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı medeniyetlerine ev sahipliği yapan, Hrıstiyan dünyası için çok önemli olan 1’inci Konsil ve 7’nci Konsil’in gerçekleştirildiği İznik'e bakmamız yeterli....

Şehir kanalizasyonunu tarihi mozaiklerin üzerinden akıtıyoruz...

Helikopter ile havadan çekim yapılırken İznik Gölü’ndeki tarihi eseri tesadüfen fark ediyoruz...

Lahitlerin üzerine apartmanlar dikiyoruz...

Surlara, sprey boyalarla saçma sapan yazılar yazıyoruz...

Sonra da, "Bursa'ya yeterince turist neden gelmiyor?” diye dert yanıyoruz...

Aslında, neden gelmediklerini çok iyi biliyoruz...

Kendimizi kandırıyoruz…

Ayıp ediyoruz....

 

 

Yorum Ekle