Davada kesinlik sınırı ve yetkide öncelik sırası


İki aracın trafik kazasında çarpışması sonucu hasar meydana gelir. Zarar gören, oluşan hasar bedeli ve kazanç kaybı için icra takibi başlatır.



 Kazaya sebebiyet veren tarafından, icra takibine konu borca itiraz üzerine, icra dairesince takibin durdurulması kararı verilir. Zarar gören, zarar veren hakkında icra takibinin iptali davası açar.
“Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesi kapsamında açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın usulden reddine dair verilen hüküm hakkında davacının başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesinde, dava konusu edilen ve karara bağlanan miktar, kararın verildiği tarih itibarı ile öngörülen kesinlik sınırının altında kaldığından istinaf başvurusunun HMK’nın 352. maddesi uyarınca reddine kesin olarak kararı verilmiştir. (…)
İlk derece mahkemesince, davalıların dava konusu borca, fer’ilerine ve başlatılan icra takibindeki yetkiye süresi içerisinde itiraz ettiği, davalı – borçluların adresinin Kocaeli olması nedeniyle aynı yer İcra Dairelerinin mahkemelerinin yetkisi içerisinde olduğu, bu nedenle yetki itirazının yerinde olduğu, HMK’nın 6. maddesi gereğince davalıların son yerleşim yeri itibariyle usulüne uygun olarak yapılmış bir icra takibi bulunmadığı, itirazın iptali davalarının görülebilmesi için yetkili icra dairesinde takip yapılması gerektiği, bunun dava şartı olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesinde; dava konusu edilen ve karara bağlanan miktar, kararın verildiği tarih itibarı ile öngörülen kesinlik sınırının altında kaldığından istinaf başvurusunun HMK’nın 352. maddesi uyarınca reddine kesin olarak karar verilmiştir.(…)
Somut olayda, davanın konusu trafik kazasından dolayısıyla haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Davaya konu olay Kartepe/Kocaeli’de meydana gelmiş olup davalıların yerleşim yeri adresi de Kartepe/Kocaeli’dir. Davacının yerleşim yeri adresi ise Şişli/İstanbul olup, davacı HMK’nın 16. maddesi gereğince seçimlik hakkını kullanarak zarar gören olarak kendi yerleşim yeri İstanbul İcra Dairesinde icra takibi yapmış ve aynı yer mahkemesinde itirazın iptali davası açmıştır. (…)
Yukarıda gösterilen nedenle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile; 6100 sayılı HMK’nın 363. maddesi uyarınca İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin … karar sayılı hükmünün, hukuki sonuçlarına etkili olmamak kaydı ile kanun yarırna BOZULMASINA … 23/12/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.” (1)
Ailelerinzle birlikte esenlik ve mutluluk dileklerimizle, saygılarımızı sunarız.

(1) Yargıtay 4. hukuk Dairesinin23/12/2020 tarih,
-2020/1018 Esas ve 2020/4603 Kara sayılı İçtihat Metni

Yorum Ekle