Dar paçalı gazetecilik


Dar paçalı gazetecilik



Bu kez soruları Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş sordu.

Merinos'ta 'gazeteciler günü' sebebiyle akşam yemeğinde buluştuk başkanla.

Tanıdık tanımadık bir yığın sima..

Hazırlanmış 'Başkan soruyor' platformu..

Koltuklarda basın mensupları...

Yaşlısı, genci..

Organizasyon samimiydi.

Formata Aktaş uyum sağlamıştı..

Ve iletişim stratejisini hızla ilerlettiğine tanık olduk Aktaş'ın.

İnegöl'de de her zaman kapısı açıktı.

Yemeğe giderken akşam trafiğine takılınca yolda şunu söyledim.

'Bu meseleyi çözebilirse her daim akılda kalır'...

Botanik tarafnıdan gelen yoldan Hürriyet Acemler dönüşü tıkanıktı.

Acemler dönüşü Merinos istikametine gelindiğinde Batçık öncesi tıkanıklık Sırameşelerde başlıyordu.

Bir yandan batçık'a girenler bir yandan sağdan devam isteyenler, servis minübüsleri, özel araçlar akşam saatine gelince tahmin edin...

Elbette Aktaş'ında elinde bulduğu dünden bugüne sarkan bir realite..

Bazı kavşaklarda ki dokunuşlarla yaptığı hamleleri yaygınlaştırdıkça nefes alınır alanlar yarattıkça karşılığını alacaktır.

Bunun içinde zaman tanımalı görmeli.

Trafik sonrası bir araya geldiğimiz organizasyonda da Basın Daire Başkanı Ahmet Bayhan ve ekip iyi evsahipliği yaptı. Samimiydiler.

Platforma da başkanla birlikte meslektaşlar...

Alinur Aktaş'ın elinde mikrofonla hassas soruları vardı.

Biraz nostalji yaptı.

Biraz şehirle Türkiye ekonomisi.

Yerli otomobile bakış, şehre getirisi götürüsünü...

Meslekte kadın olmanın getirdiklerini sordu yanıtlarını aldı.

Tam o sırada başkan yine elinde mikronfonla bir sorusunuda bana yöneltti..

Habercilik, gazetecilik olgusu üzerine benim bakış açım nettir...

Sabah erken kalkanın gazeteci, yayıncı, tv'ci yazar çizer olduğu, siyaset ve medyanın sistem içinde birbirine entegre olduğu süreçte kamplaşmanın kutuplaşmanın anlamsızlığına dikkat çektim..

Eeeee başkan yakalamışken özel nüanslarla devam ediyordu sorularına...

Meslek gazetecilik, moda gibi değişkenlikten söz ederken 'dar paça gazetecilikle' özetledik günümüzü..

Ayrıca birde ince giydirmelerden söz etti Aktaş...

"Sizde zaman zaman giydiriyorsunuz" dediğinde tebessümle...

Yanıtım....

"giydirmenin ötesinde anlatılan konunun yazının içinin doluluğu önemli. Eleştirirken önerilerde de bulunulmalı"...

Ki aslında söylediğim açık net...

Dönem gazeteciliği yeni nesil yayıncılıktan çıkmış.. Güven yok, içi boşaltılmış.

Süreçsel hal almıştır...

Ama yinede böylesine bir şablonda bir araya gelmek, gülümseyerek, samimiyetle paylaşmak konuşmak sanattır...

10 Ocak benim için çok bir anlam ifade etmese de Aktaş'ın paylaşım iletişim stratejisini böylede okumak lazım..

Mesele aynı görüşte olup olmamanın ötesidir...

Mesele şehir menfatlerinde sen-ben demeden ortak paydada buluşup, maksimum faydaya dönüşmektir..

Siyasetçisi yöneteni, iş dünyası, medyası bu noktada daha iyi bir şehir için el ele vermeli....

Benim içinde kim şehre katma değer katarsa anlamı büyüktür..

Yoksa bir gün çok şeyin modası geçer..

Bugün dar paça, yarın ispanyol..

Marifet her dönem kendi modanı yaratabilmek...


Not: Yazı görselleri kaynak Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş'ın twitter sayfasındandır.

Yorum Ekle