Çiçek gibiyiz...


Skordan bağımsız, her geçen gün sahadaki görüntüsü netleşen, oynadığı futbola lezzet katan bir Bursaspor izliyor olmak hepimize keyif veriyor.



Üst üste yaşadığı puan kayıplarıyla demoralize olmuş, kazanamıyor olmanın verdiği gerginliği derinden hisseden takımın, özellikle 3 haftalık aranın ardından bu denli iyileşme sürecine girmesi hayli sevindiriciydi...Sezon başında dillendirilen "Geliyoruz" söyleminin de içi yavaş yavaş dolmaya başladı.

Sahada iyi organize olmuş, doğru hamlelerle sonuca gitmeye çalışan Bursaspor, bunun karşılığını da genç yetenek Kerem Şen'in şık kafa golüyle aldı.
Sezon başladığından beri forma giydiği her maçta adını dilimizden düşürmediğimiz (lütfen alın bu çocuğu) İsmail Yüksek'in akıl dolu asistini güzel bir kafa vuruşu ile gole çeviren Kerem, skoru 1-0'a taşımanın yanı sıra, "kazanmaya devam" mesajını da açıkça verdi.

Bruno'nun ortasında, Matavz'ın kaleye doldurduğu topu tamamlayarak skoru 2-0 yapan İsmail Yüksek de (lütfen alın bu çocuğu) devreyi taçlandıran ve iyi oyununu süsleyen gole imzasını attı.

İkinci yarıya da iştahlı başlayan Timsah, defanstaki soğuk kanlı duruşuyla da sancılı anlarda güven verdi.
55'te, artık adeta bir klasik haline gelen Matavz-Batuhan değişikliğinin ardından üretkenliğini sürdüren Bursaspor, 2-0'a rağmen zaman zaman, Keçiören'in ender gelişen ataklarında bile 'bir tane daha atsak da iyice rahatlasak' dedirtmeyi ihmal etmedi tabii.
Ya da aslında takım kendinden emindir ve ne yaptığını biliyordur da, biz belki psikolojik olarak zihnimizden bir türlü atamadığımız o son çeyrek travmalarının gerginliğini yaşamış olabiliriz.

İlerideki üretkenliğini bitirici vuruşlarla besleyebilseydi belki de çok daha farklı bir skor ile 3 puana uzanmış olacaktı Timsah... Farkın falan da derdinde değilim açıkçası.

Başından beri söylediğim gibi, kazanan takım olma kimliğine kavuşalım ve kaybetmeyelim, nereye gitmemiz gerektiğini idrak edelim ve o yoldan dönmeyelim, galibiyetlere güzel futbolu ekleyip keyif veren bir takım haline gelelim, daha da Allah'tan ne isteyelim.
Maçtan geriye kalan tek olumsuzluk İsmail Yüksek'in (lütfen alın bu çocuğu) gördüğü sarı kart ile haftaya Kocaeli deplasmanında takımdaki yerini alamayacak olması. Yokluğu hayli can sıkıcı zira...

Hasılı, galibiyet serisini 3 maça çıkartarak nefis bir seri yapan Bursaspor, basamakları koşar adım tırmanıp kendine hiç yakışmayan o noktadan hızla uzaklaşırken, hedefe giden yolda bir engeli daha aştı.
Bize de bunun keyfini sürmek kaldı.

Bravo takım, sayenizde bu hafta da çiçek gibiyiz...

Yorum Ekle