Çağdaş birer köleyiz


Geçtiğimiz günlerde halk otobüsüyle ofise giderken Bursa trafiğinin çekilmezliği sinir katsayımı oldukça yükseltirken, anarşist damarım hızlıca atmaya başladı.



Gıdımla ilerleyen trafikte ilk önce bulunduğum otobüsün içerisindeki yüzleri inceledim. Ekonomik olarak orta ve alt sınıf insanların şikayetleri ‘Buna otobüs şoförü de dahil’, dışarıda oldukça yüksek fiyatlara alınmış cipler ve spor arabalarını kullanmaya çalışan üst sınıf. Herkesin suratında bir sinir ve dillerinde isyani kelimeler. Birçok kişi iş yerlerine yetişmek için çaba sarf ediyor, işçisinden işadamına kadar.

Düşündüm ki, hepimiz “Çağdaş bir köleyiz”, yaptığımız her ‘doğru’ hareket, attığımız ‘doğru’ adımlar hep başkaları için. İyi evlatlar, çalışkan öğrenciler, sadık eşler olma çabasıyla yaşıyoruz. Edindiğimiz her tecrübede kendimizi iyi hissediyoruz.

Peki ne oldu, ‘Yüreğinin götürdüğü yere git’ sözlerimiz ve okuduğumuz kitaplar. Kitabı bitirdikten 24 saat sonra tümünü unuttuk okuduklarımızın.

Oysa ki ‘özgür ruh’ sandık kendimizi. Halbuki en çok kendimizi yaraladık. Oradan oraya örselendiğimizde hep kendimizdik, acı ama gerçek. En büyük düşmanımızdı aslında, o en çok hayalini kurduğumuz ‘kurulu düzen’imiz. Yolun sonuna geldiğimizde bile o düzeni yıkmaya cesaretimiz olmadı.

Onun için biz yine alıştığımız gibi yaşayalım. Ne olur ne olmaz, hiç sıyrılmayalım bu güvenli “çağdaş köleliğimiz” den, cesaret mavralarını düzen çerçevesinde atalım. Onun dışında hep başka hayallerde yaşayalım.

Yaşasın hayali kahramanlarımız.

Yaşasın en özgür köleliğimiz.

Yorum Ekle