BÜYÜK KARBON PAZARI


Dünyanın en büyük karbon pazarından biri olan Avrupa Birliği, Paris Sözleşmesi kapsamında, karbon salımlarını azaltmaya yönelik en son geliştirilen planda daha iddialı adımlar atıyor.



Uzmanlar tarafından öngörülen planın uygulama taslağı, 2030 yılına kadar karbon salımlarını 1990 seviyelerine göre %55 azaltmak amacıyla Karbon Salım Ticaret Sistemini genişletmeyi hedef almaktadır, mevcut hedef %40’lık bir azaltma idi.

Bu taslak onaylandığı takdirde, Birliğin 27 üye ülkesi için yasal olarak bağlayıcı olacaktır. Otomobil üreticileri filolarının karbon salımlarını büyük ölçüde azaltmaya zorlanacak ve büyük sanayi kuruluşları karbon kirliliğini önleme alanında daha fazla harcama yapmak zorunda kalacaklardır. Fosil yakıt kullanan ürünleri üretenler, muhtemelen kirli yakıtlara yapılan yatırımları sınırlayarak sistem dışına çıkaracaklardır.

Kamu hizmetleri ve imalatçıların sahip olduğu yaklaşık 12.000 endüstriyel tesise kirlilik sınırları koyan Karbon Salım Ticareti Sisteminin planlanan genişletilmesi, bina ve karayolu taşımacılığını da içerebilir. AB ayrıca, programın salım sınırını sıkılaştırmayı, havayollarına daha katı kirlilik standartları uygulamayı ve ilk kez denizcilik endüstrisinden kaynaklanan salımları kontrol altında tutmayı planlıyor.

Komisyon 16 Eylülde yayınladığı bildiride, AB’nin 2030 iklim değişikliği hedefini artırmak, aynı zamanda gerekli uzun vadeli karbon fiyatı oluşturmak ve karbondan arındırmayı daha da hızlandırmak için güçlendirilmiş bir AB Salım Ticaret Sistemi sınırı gerektireceği vurgulanmaktadır.

Yeni 2030 iklim değişikliği hedefi, sera gazlarının azaltılmasını ve atmosferden uzaklaştırılmasını içerecek şekilde planlandı ve bu plan, bu yolda atılacak adımların bazı sanayi dalları üzerindeki yükünü biraz azaltacak bir çerçeveye oturtuldu.

AB ülkelerinin 2050 yılına kadar iklim değişimine etkinliğini sıfıra yaklaştırmak için yürürlüğe koyduğu Paris Sözleşmesi nedeniyle, karbon piyasasında kirletme izinlerinin fiyatının rekor seviyelerde yükseldiği görülmektedir.

Sınır ve ticaret programı şu anda AB sera gazı salımlarının %40’ından fazlasını kapsamaktadır. Yeni planlanan adımlar azalmaların hızını artırmayı hedef almaktadır. Bu konudaki çalışmaları yürüten komisyon, sistemin genişletilmesi ve önümüzdeki yıl Piyasa İstikrar Rezervinin işleyişini gözden geçirerek, atılan adımların nasıl güçlendirileceğini,    değerlendirecektir. Ayrıca üye ülkelerin bu alanda ayırdığı ödeneklerin de otomatik olarak kontrol edilmesini sağlayacaktır.

AB yönetimleri, bazı şirketlerin işletmelerini, daha gevşek iklim değişikliği politikaları olan bölgelere kaydırmalarından caydırmak için, kendilerine tahsis edilen ücretsiz ödeneklerin sayısı ve miktarı üzerinde de incelemelerini sürdürmektedirler. Komisyon tarafından yapılan bir analiz, ilk bakışta önemli miktarda ücretsiz ödenek tahsisinin kesilmeden devam edeceğini, göstermektedir.

Gene Komisyonun elindeki taslağa göre, AB’nin çevresel temizliği, bölgenin uluslararası salımlarının 1990’dan buyana %50’den fazla arttığı sektörler olan havacılık ve denizciliği de göz ardı edilmemektedir. Bölgedeki uçuşlara salım sınırlamaları koyuyor ve uygunluk maliyetini etkin bir şekilde artırarak havayolları şirketleri için ücretsiz izinlerin sayısını azaltmayı planlıyor. Ayrıca bu sınırlama, AB içi deniz taşımacılığını da içine alıyor.

Komisyonun bu çalışmalarının 2021 ortalarında net sonuçlara ulaşacağı ve belirlenen hedefleri içeren bir yasa tasarısının AB Meclisine sunulması öngörülmektedir.

Bu arada ABD’de de önemli adımlar atılmaya başlandı, özellikle toplamda 5 trilyon doları yöneten dünyanın en büyük yatırımcılarından otuzu, karbon salımlarını önümüzdeki 5 yıl içinde %29’a kadar düşürmeyi planladıklarını, Portföylerini 2015 Paris Sözleşmesi ile uyumlu hale getirmede kararlı olduklarını, 2050 yılına kadar sıfır karbon salımını hedeflediklerini, açıkladılar.

Avrupa Birliğine girme yolunda adımlar atmaktayız. Bu nedenle AB gündeminin ön sıralarında yer alan İklim Değişikliği ile mücadelede geliştirdikleri sistemleri burada sizlerle ve konunun sorumlularıyla paylaşma gereği duydum. Umarım bu konuda sorumlu kamu ve özel sektörümüz de bazı hazırlıklar yapma yoluna gireceklerdir…

Yorum Ekle