Bursaspor’dan ümidi keselim mi?


Play-Off ilk maçında kendi sahasında Adana Demirspor ile golsüz berabere kalan Bursaspor,final biletini Adana’ya bıraktı.



Sahada verilen mücadeleye ve rakibin gücüne baktığımız zaman aslında çokta eleştiri yapılabilecek bir durum yok.

Ancak bu tarz maçlarda şöyle bir gerçek var ki; o da yakaladığın pozisyonları golle sonuçlandırmak zorundasın.

Allah’tan “atamayana atarlar” kuralı bu maçta işlemedi.

Yoksa bütün hayallerimiz yıkılacaktı.

Traore ve Kubilay’ın vuruşlarında kaleci Kurtuluş’un kalesinde devleşmesini anlarım ama…

Diarra’nın bomboş pozisyonda topu auta atmasını anlamıyorum.

“Golcüler onu kaçırırsa stoperin de bunu kaçırması normal” diyeceksiniz…

Bence sonuna kadar da haklısınız.

Zira bir takım maç boyunca 13 korner kullanıyorsa bunlardan birinde gol bulmalıdır.

Hatta evimizde oynadığımız son maç olan Menemen maçında da 14 korner kullandık ama…

Yine sonuç alamamıştık!

Bursaspor’un son oynadığı yedi maça baktığımız zaman o maçlarda da orta alan ve savunma oyuncularının gollere katkı verdiğini görüyoruz.

Seleznov’un Menemen maçında attığı iki penaltı golünü bunun dışında tutuyorum.

O zaman söyledim yine söylüyorum Seleznov,bu takımda penaltı atmak için oynamıyor.

Elleri belinde oyuna zerre katkısı yok!

Tüm hatlarıyla kapanmış ve kontradan bulacağı bir gole göre oyun planı hazırlamış rakip karşısında,Seleznov’dan doğal olarak herkes çok şey bekliyor.

Üstüne üstlük Burak Kapacak’da istenilen performansı ortaya koyamayınca Timsah’ın tüm beklentisi duran toplardı.

Biraz önce ifade ettiğim gibi duran toplar ve köşe vuruşlarında da Bursaspor maalesef yok.

O zaman İrfan Buz ve ekibinin Pazar günü oynanacak rövanş maçına başka bir taktik anlayışı ile çıkmaları şart.

Sonuçta rövanş maçında herkesi bambaşka bir maç bekliyor…

O yüzden Bursaspor’dan ümidi kesmeyelim!

Enerjimizi yukarıda tutarsak bu işin sonu final olacaktır.

Ben, buna yürekten inanıyorum.

 

 

Yorum Ekle