Bulgaristan Türklerinin emeklilik ikramiyesindeki mağduriyeti


Bulgaristan’dan 1989 yılında zorunlu göçe tabi tutularak Türkiye’ye gelen genellikle öğretmen, hemşire, doktor, diş hekimi ve sağlık personeli olarak çalışan kişilerin mağduriyet yaşadığı bir konuyu gündeme getirmek istiyorum.



Göç sürecinden sonra devlet kurumlarında sözleşmeli olarak çalışmaya başlamış, sonrasında da1995 yılında sözleşmeli statüden ilişiği kesilerekdevlet kadrosuna geçirilenkişilerinartık emekli olma hakkı kazanmış olmasından dolayı, emekliliğe ayrılmaya başlamışlardır.

Ancak kendilerine emekli ikramiyesi ödemesi yapılırken,sözleşmeli olarak çalıştırıldığı dönem dikkate alınmıyor. Budönem için iş sonu tazminatı ödenmiyor.

Konu ile ilgili Avukat Alper Koç’a hukuksal olarak neler yapılabileceğini sordum. Aynı zamanda Bal-Göç’te yönetim kurulu üyesi olan Alper Koç, konu ile ilgili kendisinin de bir çok dava açtığını belirterek;Kadroya geçirilme esnasındaki mevcut çalışma halinin istifa ederek son bulmadığını ve kıdem tazminatı almasına engel olacak haklı nedenle fesih de söz konusu olmadığından dolayı, bu dönemde kendilerine tazminat ödenmemiş olan hemşerilerimizin emekli olacağı zaman bu yıllarında tazminatını alacağını düşünse de bu dönemde geçirilen çalışma sürelerine karşılık emekli ikramiyesi ödemesininhalihazırda yapılmadığını belirtiyor.

 

Avukat Alper Koç;

‘‘Sözleşmeli personele, 2005 yılında yapılan değişiklik ile bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesi tutarını geçmemek üzere, çalıştırılan her tam hizmet yılı için ayrılış tarihindeki hizmet sözleşmesinde yazılı aylık brüt ücret tutarındaiş sonu tazminatı ödeneceği hükme bağlanmış olmasına rağmen hemşerilerimiz tarafından yapılan başvurular,2005 yılı öncesinde geçirilen çalışma sürelerine karşılık emekli ikramiyesi ödemesi imkânı bulunmadığı cevabı ile reddediliyor.

Bu durumDanıştay kararlarına, Anayasa tarafından güvence altına alınan sosyal güvenlik hakkı bakımından eşitlik ilkesineve Anayasanın 90. maddesi uyarınca kanun hükmünde olan İnsan Haklarına ve Çalışan Haklarına dair taraf olduğumuz uluslararası sözleşmelere aykırıdır.’’ diyerek, mevcut durumun bir mağduriyet yarattığını belirtiyor.

Avukat Alper Koç, 1989 zorunlu göçü ve devamında Türkiye’ye gelen göçmen vatandaşlarımız adına açmış olduğumuz davalar lehimize sonuçlanmış olup, idarenin işlemi hukuka aykırı bulunarak sözleşmeli olarak çalışma yapılan dönemin de emeklilik ikramiyesi hesabına dahil edilmesi gerektiğine hükmedilmiştir. Davalı idarenin istinaf başvurusu da Bölge İdare Mahkemesinin kesin nitelikli kararıile reddedilmiş olduğundan aynı şekilde mağduriyet yaşayan göçmen vatandaşlarımızın bu emsal kararlardan yararlanarak haklarını alabileceklerini ifade etti.

Sonuç olarak aynı mağduriyeti yaşayan vatandaşlarımızın mahkeme yolu ile  sözleşmeli olarak çalıştıkları yılların ikramiyesini kazanma yolu açılmıştır.

Bunun yanında, askerlik ödemeleri ile ilgilide ciddi bir haksızlık söz konusu. Bu konuyu da farklı bir yazıda dile getireceğim.

Yorum Ekle

Temsili Kullanıcı Fotoğrafı Neziha Bilen 18 Şubat 2021 23:23 1989-1992 yılları arası sözleşmeli öğretmen olarak çalıştım ve bu yıllar emeklilik ikramiyesi hesabına sayılmamıştı. Mahkemeden olumlu sonuç alan biri varsa bunu emsal olarak kullanma imkanımız var mı?