sultanbet betbaba tempobet tempobet jeton


sultanbet betbaba tempobet tempobet jeton


Bulgarca artık gereklilik


1989 göçü ile ve sonrasında yaşanan turistik seyahatler kapsamında, Türkiye’ye gelip kalan Bulgaristan Türklerinin çoğu aynı zamanda Bulgaristan vatandaşı.



Bulgaristan’da ilkokulu bitirmeyen ve sonrasında da Türkiye’de doğup vatandaş olanları hatta daha önceki yıllarda göç edip vatandaş olanları da sayarsak Bulgarca bilmeyen bir çok Bulgaristan vatandaşı olduğunu söyleyebiliriz.

Ben ilkokul birinci sınıfı yarıda bırakarak 1989’da göç ettim. Dolayısı ile Bulgarcayı bilmiyorum. Kabaca söylemek gerekirse 1980 sonrası doğumlu olanların çoğu Bulgarcayı bilmiyor. Ve bu sayı on binleri aşmış durumda. Toplamda Bulgaristan vatandaşı olup, Bulgarcayı bilmeyenlerin sayısı yüz bin üzerinde diyebilirim.

Düşünsenize, vatandaşı olduğunuz ülkeye gidiyorsunuz;

Taksiye binince gitmek istediğimiz adresi tarif edemiyoruz,

Acil bir durumda hastaneye gitsek, doktora şikayetimizisöyleyemiyoruz,

Ülkede olup biteni takip edemiyoruz,

Pasaport ve kimlik işlemleri için bir dilekçe dahi yazamıyoruz,

Oy kullanmak için sandık başında doldurulması gereken formu dolduramıyoruz. ( Bulgaristan hükümeti bu mecburiyeti geçen yıllarda uygulamaya koydu. Tabi ki, bizlerin oy kullanmamızı engellemek amacıyla…)

En ufak bir hakkımızı arayamıyoruz.

Birçok destekten, projeden, yararlanamıyoruz.

Ve bu örneklerin sayısını arttırabiliriz.

Günümüzde belki annelerimiz, babalarımız, yakınlarımız ile bu sorunları bir şekilde hallediyoruz ama on yıl sonra durum çok daha farklı olacak. Git gide bağımız kopacak, hiçbir söz hakkına sahip olamayacağız. Babalarımızdan, dedelerimizden kalma ev, bahçe, tarla gibi mirasların vergilerini dahi ödemekte zorluk çekeceğiz. Dolandırılacağız. Hep başkalarına ihtiyaç duyacağız.

Ben bu durumu bir tehlike olarak görüyorum. Bu köşemde özellikle Bulgaristan’da Türkçe eğitime destek olunması gerektiğini defalarca yazdım. Olaya bu şekilde baktığımızda ise Bulgaristan’da Türkçe eğitimi ne kadar önemli ise Türkiye’de yaşayan Bulgaristan vatandaşları içinde en azından kendilerini ifade edecek kadar Bulgarca eğitimi almaları önemlidir.

Bu eğitim bireysel olarak alınabileceği gibi, özellikle Bursa’da STK’lar tarafından da artık gündeme gelmeli. Bu fikre elbet;

-İyi misin kardeşim sen? Ne Bulgarca eğitiminden bahsediyorsun? Diyenler olacaktır.

Bulgaristan, Yunanistan’da ve Kuzey Makedonya’da sayıları bizlere göre çok az olan vatandaşları için Bulgarca eğitimi çalışmaları yaparken,Türkiye’de yüz binlerce vatandaşı için neden bunu yapmıyor dersiniz?

İnanın ki Onlarda, bizim Bulgarcayı öğrenmemizi istemiyor.

Bizler; Bulgaristan’da ki haklarımızı korumak, bağımızı devam ettirmek, bu topraklarda var olmak, Bulgaristan’ın vatandaşı olmak istiyorsak bu konuda kesinlikle adım atmalıyız. Yunanistan bağlamında örnek vermek gerekirse; Yunanca kurslarını,  Bursa Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği yıllardır yapıyor.

Bu durumda olmayı elbet bizler istemedik.  Asimilasyon politikası olmasaydı, bizler hala Bulgaristan’da yaşıyor ve anadilimiz ile beraber Bulgarcayı da çok iyi biliyor olacaktık. Vatandaşı olduğun ülkenin dilini bilmemek garip gelebilir sizlere.  Ancak; bu durumun sebebi elbet bizler değiliz.

Özellikle Bursa’da yöresel dernekler ya da Bal-Göç önümüzde ki dönemde Bulgarca eğitimini gündemine almalılar. BUSMEK gibi bir kuruluşumuz var ve ortak hareket edilebilir. Bulgaristan Bursa Konsolosluğu’da bu konuda destek olmalıdır.

Pandemi ile dijitalleşiyoruz, online olarak bile şu anda kurslar verilebilir. Tabi bu durum STK’ların öncelikli görevi olmayabilir. Ancak uzun süreli bakıldığında, vizyonelbir bakış açısı ile bakıldığında aslında konunun onları da ilgilendirdiği ortaya çıkacaktır.

Özel kurslar yolu ile dil eğitimi aslında bir talep meselesidir. Yeterli talep olduğunda, özel sektör bunu zaten değerlendirir. Ancak bizler biraz daha stratejik ve on yıl sonrasına göre hareket etmeliyiz.

Süreç bize; Bulgaristan’da Türkçe eğitiminin önemli olduğu kadar, Türkiye’de de Bulgarca dil kurslarının açılmasının önemli olduğunu gösteriyor. Bugüne kadar aile büyüklerimizin, akrabalarımızın yardımı ile işlerimizi hallettik. Ama bundan sonra Bulgarcayı en azından A2-B1 seviyesinde biliyor olmak, kendimizi ifade edebilmek gereklilik halini almıştır.

 

 

 

Yorum Ekle