Bu tesisi yaşatmalıyız!


Naftalin kokan yazılarıma bir yeni daha eklemek istiyorum.



Son günlerde Atatürk Stadı’nın yıkılmasından sonra yıkılacağı ve Millet Bahçesi’ne ilave edileceği dillendirilen Atatürk Spor Sarayı’nın hikayesini anlatmak istedim.

Bu kentte doğanlar buranın tarihini bilirler. Hatta yapılmadan önce burada bisikletlerin kiraya verildiğini, futbol maçlarının oynandığını bilirler. Ama Bursa’ya yeni gelenler, dışarıdan gelenler bu salonun ne –önemini, ne de tarihini bilirler.

1972 yılında açılmıştı tarihi Atatürk Spor Salonu. Ancak içinde birden fazla salon olması nedeniyle buraya Spor Sarayı adını koymuşlardı, sporu o yıllarda yöneten büyüklerimiz.

Açıldığında Gençlik ve Spor İl Müdürü Cihat Demirören’di. Eski bir eğitimciydi ve Bursa’da kayak sporunun uluslararası yarışmalara ev sahipliği yapan bir isimdi.

Hatta Demirören’in girişimleri sonunda 1963 yılında Uludağ’da ilk uluslararası kayak organizasyonu yapılmış hatta anı pulları bile basılmıştı.

Yıllar süren bir uğraş sonrası açılmıştı, Bursa’nın en büyük tek spor salonu olarak.

3 bin 500 seyirci kapasiteliydi.

Bursa’da daha önceli spor karşılaşmaları ise salon olmaması nedeniyle Atatürk Lisesi’nin içerisindeki salonda yapılıyordu. Bazen lig maçları Muradiye’deki dönemin Öğretmen Okulu Salonu’nda oynanırdı. Hatta Voleybol Erkekler 1.Ligi’nde mücadele veren Bursaspor da maçlarını burada oynardı.

Bu salonda da çok maçta sporculuk yaptım, voleybol maçlarında oynadım, Erkek Lisesi’nin güreş takımıyla birlikte bu salonda şampiyon olmuştum. Hatta gazeteci olarak birçok maçta haberler yapmıştım.

Türkiye’de çok amaçlı olarak yapılan ender salonlardan birisiydi.

Salon sporlarının yanı sıra, eskrim, güreş, masa tenisi, judo salonları ayrı ayrı idi.

Ben kendimi gerçekten çok şanslı Bursalılardan biri olarak görüyorum.

Şanslıyım, Bursa’da birçok tesisin açılışına tanıklık ettim.

Bunların ilklerinden birisiydi Atatürk Spor Sarayı.

1972 yılında yapılan açılış töreni gerçekten tek kelime ile o döneme göre muhteşem olmuştu.

İlk heyecan nedeniyle salonda hemen hemen boş yer yoktu.

Orada ilk kez voleybol hakemliği yapmak nasip olan ender hakemlerden birisiyim.

Mesela burada uluslararası ilk voleybol organizasyonuna ev sahipliği yapmıştı. Avrupa kadın voleybolunun en ünlü dört takımı Kupa Galipleri Kupası finallerinde buradaydı. Bende burada çizgi hakemliği yaparak, ilk uluslararası maçımda büyük bir onurla görev yapmıştım.

Mesela maçlar oynanırken, Erkek Lisesi’ndeki bir çok öğretmenim, maçlar için benden bilet bulmamı dahi istemesini aradan geçen 48 yıla karşın hala unutmadım.

Bu Atatürk Spor Sarayı nereden çıktı diyebilirsiniz.

Ancak, tarihi Atatürk Stadını yok edip, Millet Bahçesi’ne dönüştürenler şimdi gözünü buraya dikti.

Duyumlarımıza göre burası da kısa bir süre içerisinde tarihin tozlu rafları arasında yerini alacağı söyleniyor.

Bu sözler Bursalı olarak benim içimi acıtıyor.

Atatürk Spor Sarayı’nı yıkmak yerine yerinde yenilemek. Çağın koşullarına uydurmak kentin bir değerine sahip çıkılması açısından çok önemli olur diye düşünüyorum.

Bursa’nın kent nüfusu 3,5 milyona yaklaştı.

Merkez nüfusu 2 milyonun üzerinde. Ancak maç oynanacak bir tek başka salon yok.

Nilüfer İlçesi’ndeki Tofaş Salonu yüksek ısınma ve aydınlatma nedeniyle lig maçlarında, yerel müsabakalarda pek tercih edilemiyor.

Bunun için Bursa’yı yöneten Belediyeler, Bursa’ya yeni bin, bin beşyüz seyirci kapasiteli salonlar yapmaları şart.

 

 

 

Yorum Ekle