Bu çağın treni olun!


Bu çağın treni olun!



Eğlenmenin ve öğrenmenin akıllı tabletlere sıkıştığı, sokak oyunların azaldığı, bilgiye ulaşmanın parmak uçlarına bağlı olduğu bu dönemlerde eğitimde de ne gibi yenikler ve dönüşümler yapmalıyız?

Geleneksel eğitim ile yeni yüzyılın değişen alışkanlıklarını fark edip ona göre eğitim modelleyen Şahinkaya ailesi, okullarında bu alanda yaptıkları yeniliklerle öğrencilerini geleceğe emin adımlarla hazırlıyorlar.

Ben de bu hafta söyleşi konuğumu, bu değişimi fark eden ve bunun için okulunda farklı uygulamalar geliştiren sevgili Oğuzhan Şahinkaya'ya ayırdım ve sordum?

Çok daha fazlası, kendisinin ifadesiyle;

Sınıfta doğdum ben diyor, sevgili Oğuzhan Şahinkaya. Bidiğiniz köy okulunda, sınıfın yanında bir lojmanda doğmuş ve sınıfta büyümüş biriyim.

Sizi ve ailenizi Bursa'ya kattığınız değerlerle ilgili tanıyoruz ama birde sizin ağzınızdan dinleyelim.

Boğaziçi Ünv. Elektrik-Elekronik bölümü mezunuyum. Oradan mezun olduktan sonra Matematik Öğretmenliği yüksek lisansı yaptım. Çünkü ömrüm boyunca hep öğretmenlik yapmak istiyordum. Annem, babam öğretmen. Abim de aynı şekilde ODTÜ Elektrik- Elektronik mühendisliğinden mezun. Abim de ben de üniversitedeyken özel ders anlatıyorduk. Bu dersler Bursa'ya döndüğümüzde de devam etti. Ondan sonra o dersler büyüdü dershanelere dönüştü. O dershaneler toplum tarafından oldukça ilgi gördü, o ilginin sonucunda da  okullara dönüştük.

Devrimci bir yapımız var aslında bizim. Dershanelerimiz zamanında da evrim yaptık. Örneğin ilk defa masa başında ders işledik mesala. Okullarımız da şu ana toplum tarafından ciddi bir ilgi görmüş  durumda. Bursa ve çevre illerden gelen öğrencilerimiz var. Bu sene 3. kampüsümüz de hayata geçecek. 2017 yılında da Şahinkaya Eğitim Vakfını kurduk. Şahinkaya Eğitim Vakfı olarak da bu yıl üniversitemizi kuruyoruz.

Bu kadar teknolojik gelişim, akademik gelişimi arkada bırakabilir mi?

Dünyada teknolojiyi geliştiren ve yönlendiren ülkeler var. Örneğin Amerika. Tabii baktığınızda Amerika'nın buna ayırdığı kaynaklar da oldukça önemli. Sadece savunma Ar-ge sinin 400 milyar dolar olduğu bir ülkeden bahsediyoruz. Ar-ge'ye ayırdığı bütçe dünyadaki diğer ülkelerin ayırdığı bütçelerin toplamı kadar neredeyse. Böyle olunca da teknolojinin gelişimin orada olmamasının imkanı yok. Bu gün kullandığımız çoğu teknolojik ürünü onlar 15-20 yıl önce kullanmaya başlamışlardı bile.

Amerika'da 70-80'li yılları teknolojik devrim çağıydı daha sonrasında ise dijital  devrimde onun yansıması olarak devam etti. Bil Gates, Steve Jobs gibi kişiler yeni bir dönemi başlattılar, algoritmik düşünceye , kodlamaya bakış açısını değiştirdiler. Yazılımda  büyük devrimler oldu ama Harward hala bir numara. Onun için akademiyi önemsemek büyük bir hatadır.  Ama şu da bir gerçek ki Harward'dan çıkan bir doktor olmak bile teknolojiyi ve robotları kullanabilen bir doktor olmayı gerektirir. Zaten eğitim kurumları da bu dönüşümü yakalamak için uğraşırlar.

Uygulamalı eğitim bir öğrenci için neden önemli?

21. yüzyılda dünya, dijitalde ve teknolojide çok farklı bir dünyaya gidiyor. Ve biz bir yol ayırımındayız. Hani büyükler derler ya; ''İneğin trene baktığı gibi bakma'' diye...

Dünyada şu an bir tren gidiyor. Ya biz ona bakacağız yani sadece sosyal medyaya bakanlar olmak gibi, ya da bunu kullanarak üreten olacağız.  Yani inek olmayı değil tren olmayı tercih edeceğiz. Sadece siz hangi tarafta olacağınıza karar vereceksiniz. Önce tüketeceksin ki üretmenin ne demek olduğunu anlayacaksınız. Onun için öğrencilerime sık sık söylüyorum. Sürekli elinizdeki telefonlara bakan olmayın, onları yapabilen olmayı düşünün.Onlarla gelişmeyi, onlarla kendinizi ifade etmeyi düşünün diyorum.

Okulunuzda girişimcilik ve üretmekle ilgili seminerler düzenliyor, ünlü konuşmacılar davet ediyorsunuz...

Evet. Girişimciliği ve yaratıcılığı ön plana çıkartan bir eğitim sistemimiz var okulda. Çünkü araştırma ve geliştirme dünyanın merkezinde olurken öğrencilerimizin bu yönünü geliştirmek de hedeflerimizden biri..

Çocuklar konuşmacılara sorular mı soruyorlar?

Her konuşmacı başarı hikayesini anlatıyor esin kaynağı olmaya çalışıyor.

Bu şuna benziyor, Steve Jobs'un dediği gibi, hayat, noktaları birleştirmektir. Fakat noktalar ileriye doğru birleştirilemiyor.  Görmüyorsunuz geleceği ancak geriye baktığınız zaman birleştirebilmişsiniz onu anlıyorsunuz. Biz burada bu tür programlarla birlikte, öğrencilerimizin çok güzel bir şekilde o noktaları birleştireceğini biliyoruz. Bizim görevimiz  ise doğru noktaları onlara sunmak. Yoksa, nasıl girişimci olunur diye tek bir doğru yok. Bizler okulun içerisinde yaratıcı ve farklı ortamlarda tüm bunları öğrencilerimize keşfettirmeye çalışıyoruz.

Çocukların ellerinden düşmeyen akıllı cihazların içerisindeki Türkçe içerikleri yeterli görüyor musunuz?

Şu an için yeterli görünse de bu alanın sürekli geliştirilmesi lazım. Biz de bu alanda kendi bünyemizde çalışmalar yapıyoruz. Sadece Türkiye'de değil, dünyada da bununla ilgili sıkıntılar var. Bir, iki yaşındaki çocukları bu yeni dünya düzeninde başarılı yapmak için nasıl bir eğitim vermeliyiz? sorusunun cevabı sürekli tartılışılıyor. Çünkü önce teknoloji gelişti. Bizler bunu gördük ve buna göre bir program oluşturuyoruz. Eğitim programalarımızı buna göre revize ediyoruz.

Teknolojiden uzak kalan bir çocuk yetiştirmek nasıl olur sizce?

Teknolojiyle hiç tanışmamış kullanmamış olan bir çocuk yetişkinlik dönemine geldiğinde bocalayacaktır. Dijitali, teknolojiyi ,sanal ve arttırılmış gerçekliği kullanmayan bilmeyen bir tıp doktorunun bile ben iyi bir cerrah olabileceğini düşünmüyorum.

Bir eğitim hayaliniz var mı? 

Öğrencilerimizin dünya vatandaşı olmasını istiyoruz. Dünyayı daha güzel yarınlara götürecek şekilde donanımlı bireyler yetiştirmek temel hedefimiz. Hayalim şudur ki; bu dünyaya liderlik edebilecek öğrenciler yetiştirmek. Çünkü başarı güzel bir şey. Ben ömrümde başarısız ve mutlu olan bir kimse tanımadım. Dolayasıylada hangi işi istiyorlarsa onu yapsınlar onu da yaratıcı ve başarılı bir şekilde yapsınlar.

Ama en önemlisi de şu; anne-babası öğretmen olan bir insan olarak söyleyebilirim ki öğretmenlerin doğru liderlik etmesi gerektiği hiç unutulmamalı...

Tavsiye desem...

Bu topraklarda yaşayan  güzel ülkemin güzel insanları; dijital çağ önüne geçilemez bir şekilde büyüyor.

Bu çağın treni olun. Sizi dünya izlesin!

Yeniliklerle kalın...

Yorum Ekle