Biraz ciddiyet, biraz cesaret!


Arkadaşlar, madem oynayabiliyorsunuz, biz niye işkence çekiyoruz?



Madem gol atabiliyorsunuz, biz niye haftalardır sizi izlerken tel tel saç döküyoruz?
Hele şükür!
Allah aşkına şu ivmeyi kaybetmeyin, yakalayın ve artık bırakmayın.

SİNYALLER DİREKTEN GELDİ

Ligdeki gidişatı bizden farksız Denizlispor karşısında alınacak galibiyetin sinyalleri henüz maçın başında direklerden gelmeye başlamıştı.
9. Dakikada İsmail Yüksek'in (lütfen alın bu çocuğu) ve ardından 12'de ceza yayından Bruno'nun direkte patlayan şutları, iyi bir şeyler olacağına işaretti.
Nitekim 35'te bu kez ağlara kavuşan şutuyla Bruno'nun, beş dakika sonra da Namık'ın enfes golü ile 2-0'lık üstünlük yakalayan Bursaspor, doğru organize olmanın meyvesini aldı.
Bu kez kanatları çalışan, hücumda daha derli toplu ve aklı başında oynayan, özetle ne yaptığını bilen bir takım izledik.
Ama ilk golden sonra Elton'a tekeri patlak kamyon gibi çarpan Aissati'nin yerlerde yuvarlanıp faul beklemesi ve ardından karışan ortama bir parantez açalım.

Kavga gürültü, itiş kakış sahalarda görmek istemediğimiz şeyler, öncelikle bunun altını çizelim.
Ancak orada takımın gösterdiği reaksiyon, bir ruhu yansıtıyordu bunu da söylemeden geçmeyelim.
Zarardan kâr etmiş gibi olsak da, takım ruhu ve birbirini sahiplenme olgusu, başarıya giden yolun en temel anahtarıdır.
Olumsuzluktan zorla olumlama çıkartıyorum gibi algılanmasın.
Bunlar küçük gibi görünen ama aslında büyük fotoğrafın en can alıcı, en dikkat çeken noktası aslında.

Maça yeniden dönecek olursak, geldiği günden beri golcü kimliğini "işte budur" diyeceğimiz noktaya bir türlü taşıyamayan ve sürekli eleştiri oklarımızın başrolü olan Tim Matavz ile skoru 3-0'a taşıdıktan sonra, ki burada golün yarısını Namık'a yazmak gerek, her Bursasporlu'nun içinden geçirdiği "Dur şimdi çok sevinmeyelim, ne olur ne olmaz, bi 90'ı görelim hayırlısıyla" hissiyatı bir kez daha boşa çıkmadı.
61'de Darri'nin jeneriklik golü ile farkı 2'ye indiren Denizlispor, cesaretlendi.
Böyle güzel goller yemek de hep bize nasip oluyor ne hikmetse!

Neyse ki Erhan'ın çoklu kurtarışları ile "Allah'ım bizi neyle sınıyorsun" isyanımızı bastırabildik.
İsmail Yüksek (lütfen alın bu çocuğu-bu kısmı klavye artık otomatik yaziyor), Bruno, Namık ve özellikle Elton takımı taşıyan isimler oldu.
Önemli bir 3 puandı...

Zira, son üç haftayı hem puan hem de psikolojik açıdan ağır kayıplar vererek atlatmış olmanın üzerine öksürük şurubu etkisi yaptı diyebiliriz.
En azından boğazımızdaki gıcık geçti, bir miktar nefes aldık.
Darısı önümüzdeki maçlara...
Demek ki neymiş?
Biraz ciddiyet, biraz cesaret...
İlk günkü gibi duruyor hâlâ,
Kalbin ömürlük bende emanet!
Böyle de arabesk yaptınız işte ruhumuzu...

Yorum Ekle

Temsili Kullanıcı Fotoğrafı Tebrikler 05 Aralık 2021 23:04 Acolatse daha da iyi olacaktır. Oyuncuların moralini bozmadan desteğe devam. Bravo Bursaspor camiası