sultanbet betbaba tempobet tempobet jeton


sultanbet betbaba tempobet tempobet jeton


Bergen ile Maslow


Bağdat Caddesi’nde oturan bir kızımız kendi evinin sokağında bile güvende olamıyorsa meseleyi bir daha düşünmek lazım. Ya acıların kadını Bergen ya da bilim adamı Maslow, biri mutlaka yanılıyor. Ama acaba hangisi?!



Yıllar yılı dert yolunda

Ne ilk ne de sonuncuyum

Kahrediyor hayat beni

Acıların kadınıyım...

Bu dörtlük bir şarkı sözü gibi görünse de aslında tam olarak bir kadının dram dolu hayatını anlatıyor. Bir kadın diyorum çünkü adı Bergen olmuş, Ayşe olmuş, Fatma olmuş hiç fark etmez. İşte kadın, işte kader.

30 yıl önce yani 1986 yılında bu şarkı müzik piyasalarını alt üst etmişti. Tabiri caizse o günlerin hit parçası olmuştu. Bana kalırsa şarkı hala içeriği ile hit. Çünkü Bergen kötü bir adam tarafından zulme uğrayan ne ilk kadındı ne de son kadın olacak.

Bu şarkı ünlendiğinde ben henüz genç bir kızdım. Elbette o günlerde internet yoktu. Hatta ikinci bir tv kanalı bile yoktu. Evimizde haber almamızı sağlayan sadece iki kaynak vardı. Biri TRT, diğeri ise evimize her gün giren Yeni Asır Gazetesi’ydi. TRT o zamanlar arabesk müzik yayını yapmadığı için biz bu müzikleri kasetçalardan dinlerdik. Kaset kapağı arabesk okuyan şarkıcının halkla buluşması için kullanabildiği tek sosyal medya aracıydı. Bergen gerçekten güzel kadındı. Onun resmini görünce bir gözünün neden saçlarıyla kapandığını merak etmiştim ama açıkçası pek de önemsememiştim. Hatta tarzını beğenmiş 13-14 yaşlarında ben de onun gibi bir gözümü kapatan saç modellerine meyil etmiştim. Ta ki gerçekte gözüne ne olduğunu öğrenene kadar…

Meğer o güzelim kadının gözü kocasının yüzüne attığı kezzaptan dolayı kör olmuş.

Evli bir kadın kocasına güvenmesin de kime güvensin, öyle değil mi? Cevabı inanın ben de artık bilemiyorum. Ama bu konu hakkında bilimsel çalışmalar var. Mesela; Maslow diye bir psikolog bir insanın kişiliğinin tam olarak gelişebilmesi için mutlaka gerekli olan ihtiyaçlarını tespit etmiş. Elin adamı karısına nasıl zarar vereceğine dair strateji oluşturmak yerine oturmuş insanın ruhsal gelişimi nasıl daha iyi olabilir diye kafa yormuş ve beş aşamada bir insanın temel ihtiyaçlarını tanımlamış.

Diyor ki; İlk aşama fizyolojik ihtiyaçlardır. Yani bir insan öncelikle özgürce nefes alabilmeli, karnı doyabilmeli ve su içebilmelidir. Birinci aşama sağlandıktan sonra ikinci aşamaya geçilebilir diyor. İkinci aşama insanın güvenlik ihtiyacıdır, diyor ve ekliyor. Bir insan önce evinde, sonra sokağında, sonra ülkesinde kendini mutlaka güvende hissetmelidir, aksi takdirde üçüncü aşamaya geçiş olamaz. Maslow bir insanın kişilik gelişimi için gerekli olan güvenliği tarif ederken ilginçtir ki saat vermiyor. Yani bir insanın evine gitmek için kullandığı yolun 24 saat güvende olduğunu varsayıyor. İhtiyaçlar listesinde yer alan diğer üç aşamayı burada henüz yazmama gerek yok çünkü biz zaten toplum olarak ikinci ihtiyaçta çuvallamış durumdayız.

Bağdat Caddesi’nde oturan bir kızımız kendi evinin sokağında bile güvende olamıyorsa meseleyi bir daha düşünmek lazım. Ya acıların kadını Bergen ya da bilim adamı Maslow, biri mutlaka yanılıyor. Ama acaba hangisi?!

Her zaman ki gibi iletişimde kalın, sevgiyle kalın…

Yorum Ekle