Belene Gazilerinden ''Türkiye'deki Bulgarlar'' Tepkisi


Bulgaristan’da gerçekleşen genel seçimler için Türkiye’de yaşayan birçok Bulgaristan vatandaşı oy kullanmıştı. Ve sonucunda Türkiye’den yüzbine yakın oy kullanımı oldu. Bu oyların büyük bir bölümü, çoğunluğunu Bulgaristan’da yaşayan Türklerin oluşturduğu DPS partisine gitti.



DPS Genel Başkanı Mustafa Karadayı, kendilerine yönelik Türkiye’den çıkan bu oylar sonucunda birçok ilimizde iftarlar düzenleyerek, seçmenler ( daha çok seçim sürecinde sahada çalışan kadrolar ) ile bir araya gelmek istedi. Bu iftarlarda oy kullanan vatandaşlara teşekkürlerini iletti.

Vay efendim! İftara seni çağırdı, beni neden çağırmadı tartışmalarını bile gördük. O nedenle, İzmir’de verilen iftar yemeğinde kapalı bir mekan değil, açık alanda herkesin davet edildiği bir iftar organizasyonu gerçekleşti. İzmir Bal-Göç yönetimini müdahil olduğu ve organizasyonu herkese açık bir şekilde yaptığı için tebrik etmek isterim.

Tabi, bu ziyaretler Bulgaristan medyasındada yer aldı. Bulgaristan Sega Gazetesi, konuyu haber yaparken, ‘’Karadayı’nın Türkiye’de ki Bulgarlara Hitabı’’ şeklinde bir başlık kullandı.

Bu gazetenin Türkiye’de yaşayan Bulgaristan vatandaşlarının, Türk olmadığını bilmeme ihtimali olabilir mi?

Hatta Türkiye’ye göç etme sebeplerinin zaten Türk olduklarından kaynaklandığını bilmeme ihtimali olabilir mi?

İşte bu konu ile ilgili, 1984-1989 yılları arasında Türklük uğruna mücadele veren, hapislerde yatan, işkencelere mağruz kalan, öldürülen, sürgün edilen kahramanlarımızın ve ailelerinin oluşturduğu Balkanlarda Adalet Haklar Kültür ve Dayanışma derneği  (BAHAD) bir protesto yazısı yayınladı.

Belene gazilerinin, mağdurlarının oluşturduğu BAHAD hala mücadelesine devam ediyor. Bulgaristan mahkemelerine kaybettikleri yılları için, uğradıkları işkenceler için, ömürlerinden çalınan yılları için hukuksal mücadelelerine devam ediyor.  Asimilasyon döneminde bedel ödeyenlerin sesi duyulmuyor maalesef. Asıl kahramanlarımızı unutan bir millet olduk velhasıl…

Bu protesto yazısına kimler mi destek verdi? Benim bildiğim destek olan yok. Onlar tek başına mücadelesine devam ediyor. Tıpkı, 1984’te olduğu gibi.

Aslında biz bu başlıkları Türkiye’den de biliyoruz. Defalarca dile getirdik köşemizde. Siyasilerden, gazetecilere kadar ne Bulgarlığımız kaldı, ne sebatayistliğimiz…

Televizyon programlarından tutunda, Cuma hutbelerine kadar hakaret ettiniz bizlere. Bizlerin kendimizden şüphemiz yokta, sizler kimin ağızı ile konuşuyorsunuz? Hadi ona bakalım.

Hep üzerinde vurgu yaptığım bir konu vardı.

Bizlere yani Bulgaristan Türklerine, Bulgar demek, Jivkov söylemidir. Yunanistan’da derin devletin söylemidir. Arnavutluk’ta, Makedonya’da Tito söylemidir. Balkanlarda Türklerin asimile edilme politikasına destek olmaktır.

Hadi Bulgaristan’da bazı kişiler bu politikayı hala devam ettirmek istiyor. Size ne oluyor be kardeşim? Siz neden onlar gibi aynı dili kullanıyorsunuz?

BAHAD, bu protesto metnini Bulgaristan gazetesi ile paylaştı. Hassasiyet gösterdi. Düzeltilmesini istedi. Hadi Bulgarlar bu başlığı düzeltti diyelim.

Ya içimizde arada bir türeyenJivkovçuları, Titocuları ne yapacağız?

Not: Bu yazı içerisinde, Hak ve Özgürlükler Hareketi yerine özellikle DPS kısaltması kullanılmıştır. Partinin Genel Başkanı Mustafa Karadayı, yapmış olduğu bu iftar organizasyonlarında kiril harfleri ile DPS kısaltmasının partinin markası olacağını belirtmiş, hatta Hak ve Özgürlükler Hareketi denildiğinde partisinin tabanında bile anlaşılmadığını dile getirmiştir. İlginç!

 

 

 

 

Yorum Ekle