Anlayış değişmeyeceğine göre, günleri düzenleyelim…


Özel gün ve haftaların kutlanmasında, Türkiye'nin üzerine, bir başka ülke tanımıyorum…



Her sene, işi gücü bırakıp, 115 gün ve hafta için kutlamalar yapıyor, törenler düzenliyoruz…

Bunların arasında, neler yok ki?

Veremle Savaş Eğitimi Haftası'ndan tutun, İdareciler Günü'ne...

Yeryüzü İklim Günü'nden, Dünya Konut Günü'ne...

Kardeşlik Haftası'ndan, Dünya Yoksulluk Günü'nde kadar, ne ararsanız bulunuyor…

Öyle ki…

Sadece bir günde, dört ayrı etkinlik yaptığımız dahi oluyor...

Ekim ayının ilk pazartesi,  Dünya Habitat Günü, Dünya Konut Günü, Dünya Mimarlık günü ve Dünya Çocuk Günlerini, aynı anda kutluyoruz...

Birinden çıkıp, diğerine gidiyor, oradan ayrılıp, sonraki ne yetişiyoruz…

Bunu nasıl başarıyoruz, onu da anlamıyorum…

Ayrıca…

Özel gün ve haftaları, o kadar önemsiyoruz ki…

Bazı etkinlikler için, tek bir törenle yetinmiyoruz...

Hem dünya genelinde, hem de ülke bazında kutlamalar yapıyoruz…

Nisan ayının 1-7'nci günleri arasında, Dünya Sağlık Günü ve Kanser Haftası için paneller düzenlerken, hemen ardından, Sağlık Haftası nedeniyle, hazırlanan programı yaşama geçiriyoruz…

Haziran’ın 5'inde, Dünya Çevre Günü'nün önemine dikkat çekerken, aynı ayın ikinci pazartesi, Çevre Koruma Haftası'nın startını veriyoruz...

Kutlamaların, ilginç de bir özelliği var...

Mevsimlere göre sayıları değişiyor…

Yazın, yok denecek kadar azalırken, bahar aylarında artıyor...

En az etkinlik, Ağustos’ta yapılıyor…

Bu ay içersinde, sadece 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlanıyor…

Ekim'de ise rekor kırılıyor...

Sayı, 20’ye yükseliyor…

BAZI GÜNLER KALDIRILMALI…

Geçmiş yıllarda, gerçekten ölümcül olan, verem ve cüzam gibi hastalıklar artık sıradanlaştı…

Bu ve benzer etkinlikler için, gün düzenleyerek, zaman kaybedip, masraf yapmanın hiçbir anlamı kalmadı…

Yerine, pandemiye dönüşen, "Koronavirüs İle Mücadele Haftası" konulabilir...

Sivilleri de hedef alan, terör ve savaşın zararlarının anlatılacağı projeler, düşünülebilir…

Benzer örnekler, çoğaltılabilir...

Yalnız…

Bazı gün ve haftalar var ki…

Gerçekten, kendimizle çelişiyoruz…

İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası'nı, 4-10 Mayıs tarihleri arasında kutlarken, 13 Mayıs tarihinde, Soma'da yaşanan faciada, 301 madencimizi kaybediyoruz...

Arazisine, otel veya lüks konutlar yapmak için yaktığımız ormanlarımız için, Orman Haftası etkinlikleri organize ediyoruz...

Her gün, onlarca genç kız ve kadınımız öldürülürken, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Ve Uluslararası Dayanışma Günü yapıyoruz…

Beton yığını haline getirdiğimiz kentlerde, Şehircilik Günü için törenler düzenliyoruz…

Doğaya verdiğimiz zararlar nedeniyle, mevsimlerin dengelerini bozarken, Yeryüzü İklim Günü'nü kutluyoruz…

Böylede bir anlayışımız var…

Görülen o ki…

Bu anlayışı, şimdilik değiştiremeyeceğimize göre, gelin, özel gün ve haftaları, kendi gerçeklerimizi dikkate alarak, gözden geçirip, yeniden düzenleyelim…

Böylece, yapılacak etkinliklerde, en azından inandırıcı olalım…

Ne dersiniz

Yorum Ekle