ANLAYAN VARSA ANLATSIN!  


Bursaspor için hava hep puslu, hep bulutlu. Ya da zaman hep “alacakaranlık” kuşağı... O nedenle dedikodu, spekülasyon, tartışma, belirsizlik ve kuşku adeta kol geziyor.  



Alınan erken kongre kararı, denetleme kurulunun istifası, bavulunu toplayıp arka kapıdan kaçan futbolcuları, başkanlık için önce ‘varım’ deyip ardından da ‘yokum’ açıklaması yapan başkan adayları, ödeme günü gelen 130 milyon liralık borç faturası…

Böylesine sorun yumağına şimdilerde üst ve alt yapılara yapılan atamalar eklendi. 

Başkan Mesut Mestan’ın kongre için geri sayıma geçildiği şu süreçte profesyonel takımın başına ‘Sportif Direktör’, alt yapıya da ‘Koordinatör’ tayin etmesini anlamak mümkün değil!

Ya da anlayan varsa bir zahmet anlatsın…

Bir kulüp başkanının Olağanüstü Genel Kurul kararı almasının altında iki kavram yatar:

Birincisi; ‘Benden buraya kadar, ne haliniz varsa görün bırakıyorum…’

İkincisi; ‘Hodri meydan kendine güvenen varsa çıksın, devam ediyorum…’

Gün itibarıyla mevcut fotoğrafa bakıldığında Sayın Başkan açısından ikinci şık daha geçerli gibi görünüyor.

Hemen altını çizmekte yarar var; göreve getirilen Mustafa Göndem ile Hakan Çenkçiler isimlerine asla bir itirazımız yok. İkisini de yakından tanırım ve de severim…

Bursa çocuğudurlar, sapına kadar Bursasporludurlar… Başarılar başaramazlar o bizim değil onların bileceği iş…

Ülkemizde yeni bir kavram olan Sportif Direktör, genelde eski teknik direktör ya da eski futbolculardan seçilir. Görev tanımında ise takımla ilgili yönetime hesap veren kişidir. Teknik direktör ile yönetim arasında tampon görevi görür.                                                                                        Öte yandan takımın transfer ve kamp bütçeleri, oyuncu takip sistemi (scouting), gençlik geliştirme birimi (altyapı) sportif direktörün sorumluluk alanıdır.  İşin doğrusu teknik direktörün üstündedir.

İşte bu nokta tartışma konusudur.

Selçuk Erdoğan’ı saymıyorum, o kimlik sadece kartvizitinde yazıyordu…

Bursaspor’da geçmişte Birol Berkem’in bu misyonu üstlendiği hafızalarda.  Ancak Teknik Direktör Ertuğrul Sağlam ikilisi ile yaşanan ‘üstünde mi-altında mı’ tartışması da akıllarda.

Keza Samet Aybaba’nın dönemin yönetimi tarafından yapılan Mustafa Er’i Sportif Direktör olma konusundaki önerisini kabul etmediğini de biliyoruz. Bir futbol kulübünün sportif idaresinden sorumlu olmak, bir fabrika ya da devasa bir işletmeyi yönetmekle eşdeğer değildir.                                       

Hele hele bu kurumun adı Bursaspor ise!                                                                                 

Başkan ile birlikte 13 patronunuz vardır. Genel kurul üyeleri başta olmak üzere, taraftar, medya direkt olarak kulübün içindedir. Olası bir olumsuzluk durumunda Özlüce’den çıkan minik bir duyum, kulislerde kartopu gibi büyüyerek bütün camiayı sarar.                                                                

Yani; ‘Sportif Direktör’ ile yola çıktığınızda işin sonunda ‘okyanusa açılma’ ya da ‘karaya oturma’ ihtimalini de göze alacaksınız.  

 

 

Yorum Ekle

Temsili Kullanıcı Fotoğrafı Ersin K 13 Ağustos 2020 15:22 Yine ayak oyunlarına sahne olacağız. Asrın başarılı başkanı tek aday olarak yine sahne alacak. Bu görüntüler dediğiniz gibi hayra alamet. Yine bize hüsran.