ALLAH’TAN DA MI KORKMUYORSUNUZ?


Her alana sirayet etmiş çifte standart ve adaletsizlik yok edilmedikçe ülkede olumlu anlamda hiçbir şey düzelmez. 



Şu an Dünya ile birlikte ülkece Corana Virüsü ile mücadele ediyoruz. 

Eninde sonunda bu virüsün tarihteki diğer salgınlarda olduğu gibi etkisini kaybedip yok olacağını biliyoruz. 

Peki ya ülkemizde uzun zamandır var olan ve etkisini her geçen gün artıran, ayan beyan da ortada olan Corona’dan daha yaygın ‘Kollama Virüsü’ ne olacak ?  

Zira hak etmeyene hak veren, liyakatsizliğin baş sebebi bu virüs. Yönetememenin baş nedeni yani.

Devlet, bürokrasi, belediyeler, iş dünyası, eğitim, medya, sanat, spor… 

Bu virüs akla gelebilecek her yere sirayet etmiş durumda. 

Hak eden değil, güçlü olan, torpili olan kazanıyor.

Esnafın bin lira vergi borcuna hacizler gönderenler ayrıcalıklı bazı iş adamlarının yüz milyonlarca lira vergi borçlarını bir kalemde silebiliyor. 

Ülkece uyulması gereken yasaklara bazıları lebalep uymuyor. 

Neyse biz yine spora bakalım… 

Türkiye sınırları içerinde adları “Büyük” Avrupa’ya çıktıklarında sahada ‘Cücük’ kalan kulüplerimiz de bu kollamalardan hem sahada hem de bu vergi, borç, harç işlerinde nasiplerini alıyorlar. 

Anadolu kulüpleri harcama limitlerini biraz aşsın, transfer yasağı, puan silme cezalarını alıp yok olmaya itilirken, ayrıcalıklı kulüplerimiz limitlerini kat be kat aşsalar da görmezden geliniyor. 

Bu da yetmiyor borçlarını ödeyebilsinler diye sadece ‘Onlara özel’ devlet tarafından krediler tahsis ediliyor. 

Daha da beteri şike yapıyorlar, başkanları da “Şike yaptıysam kendim için değil, kulübüm için yaptım” diye itirafta bulunuyor; ama gelgelelim bu da görmezden gelinip üstü örtülüyor.  

Kazandıkları şaibeli şampiyonluklar yetmiyor. Bir de “Fi tarihinden şampiyonluklarımız var” deyip armalarına yıldızlar eklemek istiyorlar.  

“Alın isterseniz Bursaspor’un armasındaki 5 yıldızı da verelim aranızda bölüşün” diyesi geliyor insanın! 

Bu kulüplerin geçmişte yaptıkları alavereleri dalavereleri, hadiseleri tek tek yazmaya kalksak köşeler yetmez kitap yazmamız gerekir. 

O yüzden daha dün yaşanan iki örnekle devam edelim... 

Galatasaray Basketbol Takımı küme düşmeme mücadelesi veriyor. Bursaspor’la da kendi evinde maçı var. 

Sarı Kırmızılılar maç öncesi doğru dürüst ısınmaya bile çıkmıyorlar. Sebebi de maç başlayınca anlaşılıyor.  

Maça atanan ‘Operasyon Çocuğu’ bir hakem çaldığı faullerle, yanlı kararlarıyla maçı alıyor Galatasaray’a veriyor. 

Bunu öyle ayan beyan yapıyor ki Bursaspor cephesi de artık belli bir andan sonra tepki vermeyi bırakıp sinir bozukluğuyla gülmeye başlıyor.  

Kim bu hakem? Diye şöyle bir baktığımızda ‘Galatasaray Lisesi mezunu’ olduğunu öğreniyoruz.  

Yahu TBF’yi yönetenler… Lise mise ne gerek var ?! Direkt ultrAslan tribün lideri Sebo Reis’i hakem olarak verseydiniz maça daha iyi olurdu ! 

Gerçi ultAslan demişken onlarda sokağa çıkma yasağına rağmen nasıl olduysa ! tribünlerdeydiler. 

Gözükmesinler diye tribünlerin ışıkları yakılmamıştı da seslerini tüm Türkiye duydu canlı yayında. Anlayacağınız Galatasaray küme düşmesin diye ne gerekiyorsa yapılmıştı.  

Daha bu yaşananların şaşkınlığını -gerçi şaşırmıyoruz artık- yaşarken Adana’daki görüntülerle karşı karşıya kaldık. 

Adanademirspor - Giresunspor maçı oynanıyordu ve sokağa çıkma yasağına rağmen loca katına alınmış 3 binden fazla Adanademirspor taraftarı stadı inletiyordu.  

Burada da ayan beyan devletin sokağa çıkma yasağı ve TFF’nin maçlara seyirci alınma yasağı binlerce kişiyle deliniyordu. 

Ee kulüp başkanı ve menajer kankası devleti yöneten birilerine yakın olunca bu ayrıcalığı da yaşayabiliyordu haliyle. 

Bunları Bursaspor yapsa ekranlarda, sosyal medyada infaz edecek medyacı beyzadelerimiz, hanım kızlarımız tabi ki ölü taklidi yapmaya devam ediyorlar o da ayrı bir konu.

Gerçekten çok merak ediyorum. Birlerine bu ayrıcalıkları yapanlar, çiftte standart, torpil ne varsa uygulayanlar, kul hakkı yediklerinin farkın da değiller mi? 

Hadi kullardan korkmuyorlar ALLAH’tan da mı korkmuyorlar ?  

Korkmuyorlar demek ki. 

Korksalar yapmazlar. 

Yazımı farklı bir konuda Bursa Valisi Yakup Canbolat’a seslenerek bitirmek istiyorum. 

Sayın Vali’im… 

Yaşananları sizde görüyorsunuz. Kazanmak adına her türlü hukuksuzluk yapılıyor, kurallar çiğneniyor. 

Biz sizden böyle bir kural çiğneme hukuksuzluk talep etmiyoruz. 

Bursaspor Kongresinin Mayıs başında yapılması gerekiyor.  

Kongreye katılacak insan sayısı 2 bini geçmez. 

45 binlik stadta 4 tribünü de açarak o 2 bin kişiyi dağınık ve güvenli bir şekilde oturtmak gayet mümkün. 

İmza ve oy verme işlemleri için de gerekli düzenleme ile zaten açık hava olan stadyumda bu kongre pekala yapılabilir.  

Bu konuda yetki sizde. İnisiyatif kullanabilirsiniz. Bursaspor’un bir gün bile kaybetme lüksü yok. 

Kulüple ilgili yardım faaliyetlerinde yer aldığınızı görüyoruz ve biliyoruz. 

İşte asıl şu an ve bu konuda Bursaspor’un yardımınıza ihtiyacı var. 

Lütfen bu kongreyi Mayıs ayı başında yapalım ve Bursapor’a yeni sezona hazırlanmak için zaman kazandıralım. 

Bütün Bursa sizden bu desteği bekliyor. 

Yorum Ekle

Temsili Kullanıcı Fotoğrafı İsmail yatıkçı 18 Nisan 2021 11:18 Tarık bey çok doğru yazmışsın ağzına kalemine sağlık benim birşey ilave etmeme gerek yok çok güzel yazmışsın sadece sayın vali,mize şehirin önde gelenleri olarak bir gurup gitse genel kurul içın durumu izah etse olmazmı nasıl olsa 5000 kişiyle mac izliyorlar ama olmaz olmaz bursaspora gelince pandemi varrrrrrrrr Allah sonumuzu hayır eylesin başka bişey demicem

Temsili Kullanıcı Fotoğrafı CanG 18 Nisan 2021 09:19 Yine %100 haklı ve güzel yazı. Basketbolda da böyle maç izledim ya, ben artık Türkiye'de maç seyretmem. Tiyatro seyrederim daha iyi, daha samimi.

Temsili Kullanıcı Fotoğrafı Salih Burhan 18 Nisan 2021 23:05 Her yazınızı zevkle okuyorum Tarik bey. Hem cesurca yazıyor hemde çok güzel bir anlatımınız var.

Temsili Kullanıcı Fotoğrafı akadir 18 Nisan 2021 13:13 yapamaz çünkü korkar yapması için talimat alması lazım yoksa görevden alınır.