Ağaç


Adam bir ağacın gölgesinde felsefe okuyordu. Kitap adamın kafasını iyice karıştırmıştı. Başını kaldırıp ağaca baktı.



“Keşke bir ağaç olsaydım. Düşünmeme gerek kalmaz, yaşar giderdim” dedi. Birden ağaç dile geldi.
“Ben düşünmüyorum belki ama düşünenlere pek çok ders verebilirim” dedi. Adam heyecanlandı, “Seni dinlemek isterim” dedi. Ve ağaç anlatmaya başladı.
1- Ağaç yaş iken eğrilir ya da doğrulur. Zamanı vardır. Hayat öğrenme sürecidir ama zamanlama önemli. Bilirsin, “Yaşlı köpeğe yeni oyun, yaşlı kurta yeni yol öğretemezsin.”
2-Düşen ağaca balta vuran çok olur. Düşmemeye gayret gerek. Güçlü iken gölgene sığınanlar, düşerken baltayı alıp sana koşarlar.
3-Bizi yok etmeye çalışan baltanın sapı bizdendir. Dış düşman düşmandır ama iç düşman daha tehlikelidir. Sizin gibi görünür, size hainlik ederler. Dikkat edin, “Bilirsin dişi kıran pirince en çok benzeyen beyaz taştır.”
4-Ulu çamlar fırtınalı diyarlarda yetişir. İnsanı geliştiren yaşadığı zorluklardır. Büyük adamlar karşılaştıkları zorlukları aşarak büyük olmuşlardır. “Uçurtma rüzgara karşı durduğu için yükselir.” Engelleri fırsat bilmelisiniz.
5-Bir ağacın kökü ne kadar derinse boyu o kadar yükseğe çıkar. Kökü zayıf olanlar büyüklüğü taşıyamaz. Onun için köklerinize sahip çıkmalısınız. Kökünü unutan ya da yok sayan ayakta kalabilir mi? Ağaç gücünü gövdesinden değil, köklerinden alır. O nedenle tarihi olmayanın geleceği olmaz.
6-Ağaç yaprakları ile gürler. İnsan da ailesi ile, sosyal çevresi ile tamamlanır. Onlarla varlığını hissettirir. Onun için ailenizi önemseyin, sosyal ilişkilerinizi geliştirin.
7-Hiçbir ağaç bahar gelecek mi, çiçek açacak mıyım diye düşünmez. Kök, gövde, dallar görevlerini uyumla, sessizce ve sabırla yapar. Siz de bahar gelsin istiyorsanız görevinizi sessizce, hakkıyla ve sabırla yapmalısınız.
8-Meyveli ağacı taşlarlar. Bilgili, başarılı ve becerikli insanlara haset eden çok olur. Bir işe yaramayan, niteliksiz, silik insanlar kimsenin umurunda olmazlar. Onun için atılacak taşlara mukavemet edemezseniz, başarınızı sürdüremezsiniz. 
9-Her ağaç kendi toprağında büyür. Ancak uygun toprağı bulunca gelişmesi sürer. İnsan yetenekleri de böyledir. Kendine uygun olanı bulunca gelişir, büyür. Yoksa çürür gider.
10-Beşikten mezara kadar ağaca muhtaçsınız. Çocukken beşikte, ölünce tabutta bizimlesiniz. Bize hep odun gözü ile değil, ibret gözüyle de bakın. Sözü şöyle bitireyim, kulaklara küpe olsun.
“Her şey bir ağacı sevmekle başlar.”
Bundan sonra bir ağacın yanından geçerken durun ve şarkımızı dinleyin.
Adam, Ağaca tekrar tekrar baktı ve düşündü. “Aslında odun olan hangimiz acaba?”  ...Alıntıdır…  

Yorum Ekle