Aç tavuk...


Aç tavuk...



Ticarete henüz yeni başlamışız.Gazcılar Caddesi'ndeki iş yerimizde şimdilik alıp satıyoruz.Henüz üretime başlamamışız, yani başımıza neler gelecek onu daha bilmiyoruz.Dükkan kirasının yükünü kaç ay kaldırırız onun hesabını kafamdan yaparken birden dalıyorum -şöyle bir müşteri içeri girse- 'kocaman depom var, raf yaptırmak istiyorum'dese ne güzel olur gibisinden.Hani derler ya 'aç tavuk kendini darı ambarında görür' ben de raf ihtiyacı olan boş bir ambarda, kendimi raf yaparken hayal ediyorum. Düşündüğünün gerçekleşmesi olarak kullandığımız güzel bir söz vardır, 'Allah mı söyletti?' dercesine. Kapının önüne koyu bir kamyonet yanaştı, Vatan Konserve yazıyor üzerinde. Satın almacının içeriye girişi daha dünmüş gibi halen hatırlıyorum. Fabrikaya davet etti, 'ölçü alın ve uygun fiyat verirseniz en kısa zamanda yapın' diye söyledi. Karacabey, Mustafakemalpaşa çatrağında o zamanın ölçeğine göre devasal bir tesis. Fabrikanın ambalaj ve kırtasiye deposuna ellerim ile yapmış olduğum raflar, ölçüleri ve kullandığım cıvata sayısına kadar her şey aklımda. Bu hafta ne yazayım diye düşünürken, biraz da işlerimizi ve iç piyasadan müşteri beklerken 42 yıl geriye gittim. Eğer bir iş yapıyorsanız her zaman bekleyeceksiniz. Bazen aç tavuk gibi darı ambarında göreceksiniz, bazen de sadece hayal edip temenni edeceksiniz.
Bekliyoruz efendim.

Yorum Ekle