ÖZÜR VE SUS!


5 günlük süreç içinde oynanan Menemen ve Akhisar maçlarının içinde ya da sonrasında dikkatimizi çeken bazı ayrıntılara değinmek yoğun gündem nedeniyle bugüne kısmet oldu...



Bursa’daki Menemen yenilgisi sonrası kameraların karşısına geçen Mustafa Er camiadan özür dilerken son derece üzgün olduğunu dile getirdi. Belli ki kaybetmenin sorumlusu olarak kendini görmüş, mahcubiyet duymuş.

Lafı uzatmadan kestirmeden söyleyeyim...

Boşuna kendini üzme hocam.

Türk futbolunda şampiyonluk ayrıcalığı yaşamış o dönemde '5 Büyük' statüsüne girmiş bir kulübü sıra takımı haline getirdikleri için asıl özür dilemesi gerekenler, bizim mahalledeki Nalbantoğlu fırının önünde ramazandaki gibi pide kuyruğuna girseler, son sıraya seni koyar bu camia...
Sen de biliyorsun ki; Bursaspor’a futbol elbisesini her terzi dikemez, her terzi yakıştıramaz. Artık herkesin gördüğü üzere yıllardır olduğu gibi bu sezonda Bursaspor’un üstündeki futbol elbisesi feci sırıtıyor, berbat duruyor, aşırı rahatsız ediyor.

Böyle durumlarda çare terziyi değiştirmektir ama değiştiremediler, değiştiremezlerde...

Çünkü sana verilen kumaşın bir zamanların dünyaca ünlü Merinos ya da İpekiş fabrikalarından çıkmadığını onlarda biliyor.

Şu gerçeği paylaşalım mı? 'Bursaspor sevda değil, çıkar kapısıdır artık.' Bu zihniyet yüreği yanan taraftarları 'müşteri' diye tanımlayabilmekte ve bilmediği, yaşamadığı duygulardan devasa bir camianın da bi haber olduğunu zannetmektedir. Felakete gidiş de bu noktada başladı zaten.

Bir çift sözümüz de Burak Kapacak’a...

Akhisar maçında attığın gol sonrası kameralara koşup parmağınla ‘SUS’ işareti yaptın...

Kime ya da kimlere mesaj verdin, neden verdin bilemiyorum... 

Bak güzel kardeşim; 20’ye yakın yılını televizyon içinde kameralar önünde geçirmiş biri olarak ben şunu biliyorum...

Naklen yayınlarda sıkça rastladığımız bu işaretin futbolun jargon dilinde ‘Sesinizi kesin beni eleştirmeyin’ anlamına geldiği bilinir. 

Asla unutulmasın ki; bu dünyada hiç eleştirilmeden yaşamak, sadece ölülerin ve delilerin ayrıcalığıdır... O zaman aynı hatada ısrar edenleri hiç acımadan eleştirmeye herkesin hakkı vardır.

Bak güzel kardeşim; bir büyüğün olarak sana naçizane bir tavsiyede bulunmaya hakkım olduğunu sanıyorum...

Ayakların topla barışık ama anladığım kadarıyla son zamanlarda aklın bir hayli karışık. Oyununda hareket var, bereket yok!.

Hem top ayağında, hem canım cennette olmaz.
Adam eksiltmek, rakip ile kale arasına, rakiple top arasına girmek gibi ender bulunan marifetlerin var, sergilemiyorsun.

Bu bir nimet, kıymetini bilmiyorsun… 

Kendine de Bursaspor’a da daha fazla yazık etme...

 

Yorum Ekle

Temsili Kullanıcı Fotoğrafı Şükrü 06 Mart 2021 22:26 Hocam yazınız çok hoşuma gitti teşekkür ederim. Burak konusunda çok haklısınız. Zira onu en çok eleştirenlerin başında ben geliyorum. Futbol sonuç oyunu ve bu belli bir hırs ile yapılır. Oyuncunun egosunu tatmin edeceği bir oyun değil. Takımını destekleyen taraftarlar için para karşılığı mücadele ediyorsun. Takım kaybedince o gün bursa da bir çok evde huzursuzluk oluyor. Takım kazanınca da bir çok evde mutluluk oluyor. Oyuncular bu şekilde düşünerek mücadele Etmelidir. Senin iş verenin taraflardır. Kulüp başkanları değil. Bu duruma en güzel örnek kulunun şu anki durumu. Oyuncu ve diğer hizmetli alacaklarını başkan cebindenmi ödüyor, hayır. Yine taraftarlardan yardım bekleniyor. Onun için taraftar susmaz taraftar eleştirir.

Temsili Kullanıcı Fotoğrafı İsmail Bayram 16 06 Mart 2021 07:18 Yılların tecrübesi ilr imbikten süzülmüş bu fikirlerinize Yukarıdan aşağıya altına imzamı atıyorum. Inşallah ilgilileri dikkate alır ve ders çıkarır.