Bursaspor ve şirketleşme üzerine düşünceler -3


Geçtiğimiz iki haftada spor kulüplerinin, özelinde de Bursaspor’un futbol faaliyetlerinin özelleştirilerek şirket prensibiyle yürütülmesi gerektiğine dair fikirleri bu sayfadan paylaşmıştık.



Keza, bir yıl kadar önce genel kuruldaki sunumda da bu hususu detaylarıyla ilk kez dile getirdiğimizi belirtmiştik. Bir yerde bize fikir babası gibi hissettiren bu girişime, şehrin 7’den 70’ine kesimlerinden pek çok olumlu destek geldiğini gözlemlemek umut ve şevk verici. Birkaç gün önce Bursa Büyükşehir belediye başkanı Sayın Alinur Aktaş’ın Olay gazetesinden Sayın Mustafa Özdal’ a verdiği demeçte çok katılımcı bir Anonim şirket kuruluşu işaret edilmiş, dolayısıyla fikrimiz şehrimizin en üst yönetim kademesinde teyit edilmiş,  kabul görmüştür.

Keza, kulüp başkanı Sayın Mesut Mestan da dahil olmak üzere eski başkan ve yöneticilerin pek çoğu da birebir görüşmelerimizde şirket modeli fikrini gönülden desteklediklerini ifade etmişlerdir. Tamam da, durum ortada, vakit yok,  Kısa Şimdi yapılması gereken nedir? Yol haritası ne olmalı?  İstenen hedefe nasıl varılmalı? Bunun gibi onlarca yüzlerce soru ve sorun var. Bir kere iş hiç kolay değil. Ama şairin dediği gibi, “En güzel aşk zor olandır”. En güzel iş de zoru başarmaktır. 

Bu zoru bu Bursa kesinlikle başarır ve yüzünün akıyla çıkar. İlk şart şehrin “GÜVEN DUYACAĞI” kişilerle, oluşumla, modelle sürece start vermektir. Naçizane görüşüm, şehrin iş, sivil toplum, yerel yönetim temsilcilerinden oluşacak 30-40 kişilik kurucu müteşebbis heyetin oluşması, ardından heyetin şirketin mali, idari, hukuki alt yapısına dair uzmanlarla çalışarak, keza şirket ortaklığına teşvik ve dahil edilecek  ‘büyük toplantı’ için çalışmalar yapmasıdır. Artık pek çok iş uzaktan iletişimle hallediliyor hiç sıkıntı yok pandemi de engellememeli. Bu arada şirketin sosyal medya mecrası dahil kuruluş ve devamı için tüm tanıtım, iletişim, fonksiyonel icra işlevleri için de müteşebbis heyet gerekleri yerine getirmelidir. Burada ayrı ve ayrık sesler çıkmaması için de koordinasyon önemlidir. Koordinasyon kurulurken güven sarsıcı unsurlardan uzaklaşılması, sadece Bursaspor’un geleceğine odaklanılması için de belirli bir siyasi görüşün veya gurubun hakimiyeti türünden ayrıştırıcı tüm unsurların devre dışı bırakılması elzemdir. Şirketin özellikle ana sözleşmesi çok dikkatlice ve özenle oluşturulmalıdır. Bir tarafta aktif işleyiş korunmalı, diğer tarafta da suiistimal ve yapıya karşı tehditlere karşı hükümler ciddi bir şekilde ele alınmalıdır. 

Çok ortaklı anonim şirketler için ortaklık sayısı kriterinde ortaklar belli bir sayıya erişince SPK işin içine girmektedir. 

Halka açılma ayrı bir konudur. Şimdilik ve kısa gelecekte halka açılma olayı bir tarafa bırakılmalıdır. Zaten şirketin kuruluşun hemen ardından sermayesinin halka açılması yasal olarak mümkün değildir. 

Futbol şubenin şirkete devri için de öncelikle şirketin kurulmuş olması şarttır. Daha sonra kurulmuş olan şirkete devri için Kulübün genel kurulunun onay vermesi gerekmektedir. Kulüp üyelerinin Bursaspor’un âli geleceği için yararlı hatta zorunlu olacak bu fikre hayır diyeceğini sanmıyorum. Şirketleşmenin futbol kulübünün 2020-2021 sezonuna yetişip yetişemediği meselesine gelince, bence bu iki hususu ayırmak lazım. Takım-kulüp ne durumda olursa olsun, futbol sezonu yokmuşçasına şirket çalışmalarını yürütmek sanırım en iyisi. Aksi takdirde temrinler, gerçekleşmeyecek hedeflerle hayal kırıklıkları birbirine karışır. 

Evet. Şimdi sıra çalışmakta. 

Şehrimizin başta Büyükşehir belediye Başkanımız, yerel idareler, iş dünyası, sivil toplum kuruluşları, meslek odaları, basın, medya, sosyal medya, taraftar, emekli, çalışan, işçi, memur, kadın erkek…

Tüm kesimlerinin sahip çıkıp, koordinasyon içinde sürece sahip çıkmaları temel dileğim.

Saygılarımla.

Yorum Ekle