Kömür raporunda şok tespit!

KÖMÜR ve Yenilenebilir Enerji Teşvikleri Raporu’na göre, kömür projeleri için hayati önem taşıyan Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sırasında yaşanan eksiklikler şirketlere aleni veya fiili şekilde teşvik olarak veriliyor.

Kömür raporunda şok tespit!
- A +

 

Raporda, 1999’dan beri ÇED raporu iade edilen hiçbir kömür santralinin bulunmaması da buna örnek gösteriliyor.

Kemerburgaz Üniversitesi’nden Sevil Acar, Uluslararası Sürdürülebilir Kalkınma Enstitüsü’nden Lucy Kitson ve Richard Brindle’in ortak hazırladığı rapora göre, 2013 yılında kömür endüstrisine verilen toplam teşvik miktarı yaklaşık 730 milyon dolar oldu. Raporda yerli kömür üretimini arttırmak isteyen hükümete de, “Yerli kömür üretiminin enerji güvenliği sağlayacağı varsayımı yeniden gözden geçirilmelidir” tavsiyesi yapılarak özetle şöyle denildi :

EKSİK ÇED BİR TEŞVİK

“Kömür projeleri, 2012’de açıklanan Yeni Yatırım Teşvik Sistemi çerçevesinde sübvanse edilmektedir. Teşvikler aynı zamanda aleni veya fiili olarak verilen çevre mevzuatından muafiyet haklarıyla desteklenmektedir. Çevre mevzuatının yetersizliği veya mevcut mevzuata uymama örnekleri de bildirilmektedir. ÇED’in uygulanmasındaki eksiklikler teşvik olarak nitelenebilecek örneklerdir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı istatistiklerine göre, 1999 ve 30 Ocak 2015 tarihleri arasında 40’tan fazla kömür yakıtlı elektrik santrali ve bağlı tesislerin ÇED raporları onaylanmış, ÇED raporu reddedilen hiçbir kömür projesi olmamıştır.

SÖKÜMLER ÇED’DEN MUAF

Bunun yanında, ısıl gücü 300 megawatın altındaki kömür santralleri ÇED’den muaftır. Eğer değerlendirmeye tabi tutulmayan bir santralin gücü, güç ilavesi ya da genişleme yoluyla değerlendirmeye tabi olacak seviyeye gelirse, ÇED raporu hazırlanması zorunlu değildir. ÇED mevzuatı, Avrupa Birliği ile uyum bahanesi altında Kasım 2014’te değiştirilmiştir. Ancak, bu değişikliklerin AB hedefleriyle uyumlu olmadığı ortaya çıkmıştır. Değişikliklerden bir tanesi, santraller kapatıldıktan sonra söküm aşamasında işletmelerin ÇED’den muaf olmasını öngörmektedir.

ÇEVREYE ZARAR TEŞVİĞİ

Başka bir muafiyet de, Elektrik Piyasası Kanunu çerçevesinde özelleştirilme sürecinde yer alan kömür santrallerine sağlanmıştır. Kanun uyarınca, bu santrallere, çevre mevzuatının şartlarına uyum sağlamaları için 2018’in sonuna kadar yasal mühlet tanınmış ve bu sürenin 2021’e kadar uzatılabileceği belirtilmiştir. Bu da demek oluyor ki, Afşin-Elbistan santralleri gibi yüksek oranda kirliliğe sebep olan kömür yakıtlı elektrik santrallerinin birkaç yıl daha çevreye zarar vermesine yasal olarak izin verilmiştir. Şüphesiz böyle bir muafiyet, bu santrallerin üretim maliyetini düşüreceği için bir teşvik olarak addedilebilir.

BELİRSİZLİKLERE AÇIK 

Petrol ve gaz ithalatı, kömüre bağımlı olan Türkiye’yi enerji kaynaklarının arzındaki belirsizliklere açık hale getirmektedir. Örneğin, son dönemde petrol fiyatlarındaki düşüşün kısa vadede enerji ithalat maliyetini azaltması beklenmektedir. Ancak, bu durum petrole dayalı ekonomilere sahip komşu ülkelerde uzun vadede istikrarsızlığa yol açıp başka problemlerin ortaya çıkmasına sebep olabilir.”

Fakire kömür yardımının maliyeti 700 milyon lira

RAPORDA Türkiye’de 2 milyon yoksul aileye gönderilen kömüre yaklaşık 700 milyon lira ödendiği de belirtildi. Raporda yoksul ailelere yapılan kömür dağıtımının Türkiye’de tüketicilere sağlanan kömür teşviklerinin tek türü olduğu belirtilerek, “Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından yürütülen bu program 2003 yılından beri uygulanmaktadır. Başlangıcından itibaren 2 milyonun üzerinde hane bu teşvikten yararlanmıştır. Türkiye Taşkömürü İşletmeleri (TKİ) tarafından temin edilerek yoksul ailelere gönderilen kömür miktarı hane başına en az 500 kilodur. Yoksul ailelere kömür dağıtılması için Hazine’den; TTK, TKİ ve EÜAŞ’a yapılan transferler Sayıştay tarafından raporlanmaktadır. Yardımın değeri 2009 yılında yaklaşık 600 milyon lira, 2013 yılında 700 milyon lira seviyesine çıkmıştır” denildi.

Yorum Ekle

İlgili Haberler