"Geleneksel dini bilgi, demokratik yaşama uygun değil"

BURSA Sanayici ve İşadamları Derneği’nin (BUSİAD) iftarına katılarak konuşma yapan Diyanet İşleri Eski Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, İslam dünyasında temel hak ve özgürlüklerin hep ciddi bir sorun olageldiğini bildirerek, "Yeni bakış açısı getirilmediği sürece geleneksel dini bilgi, demokratik yaşama uygun değil. Dini olduğu şekli ile günümüze taşırsak demokrasi ve özgürlüklere yer bulmak zor. İslam dünyasında şekli ve görsel bir dindarlık ortaya çıktı. Dinde ahlakiliği ve muhtevayı iyice yitirdik. Maalesef mezhepler bugün kimlik kavgasına dönüştü. Oysa birbirimizin dindarlığını ölçmek hiçbirimizin haddi değil. Biz kendi dinimizi iyileştirmeliyiz" dedi.

"Geleneksel dini bilgi, demokratik yaşama uygun değil"
- A +

 

BUSİAD Haziran Ayı Çekirge Toplantısı ve Geleneksel İftar Programı Bursa Hilton Oteli’nde yapıldı. Toplantıya katılan Diyanet İşleri Eski Başkanı Prof.Dr. Ali Bardakoğlu’nun "İslam kültüründe inanç özgürlüğü ve bir arada yaşama tecrübesi: İdealler ve sorunlar" konulu konuşma yaptı. Prof.Dr. Bardakoğlu, kapalı toplumlarda özgürlük ve ötekilerin fazla önem taşımadığını bildirerek, insanın dış dünyaya gönül kapıları kapalı olduğu zaman kendisini en mutlu, en doğru ve en yüce olarak gördüğünü ve herkesin kendisi gibi olduğunu düşündüğünü kaydetti. Kapılar açılıp iletişim artmaya başlayınca ve öteki görülmeye başlandığında dünyanın rengarenk bir çeşitliliğe sahip olduğunun da görüldüğünü ifade eden Prof.Dr. Bardakoğlu, boy, estetik gibi düşünce, duygu, inanç, din ve tanrı anlayışları arasında da belli farklılıklar olmasının doğal olduğunu vurguladı.

Kuran-ı Kerim ve diğer ilahi dinlerin insan aklı ve vicdanının desteklenmesi için geldiğini işaret eden Bardakoğlu, şöyle devam etti:

"İnsanoğlunun sadece aklı ve özgür iradesi ile yol alması risklidir. İnsanoğlu vicdanını dinlerse doğru yola, heveslerine kapılırsa da yanlış yola yönelir. Din, ilahi inayettir, kurtuluş halkasıdır. İnsanoğlu mevcut çeşitliliğe kapılıp kaybolmamak için ilahi bir halka olan dine sarılmaktadır. Allah isteseydi insanları tek bir din inancında yaratırdı. Adem'den bu yana tüm dinlerin akideleri Allah'a inanç noktasında tektir. Ancak davranış kuralları ve hayat tarzları farklılık gösteregelmiştir. Yol, yöntem farklılıkları ilahi planlama dahilinde gerçekleşiyor. Aynı din içinde dahi değişiklik ve farklı görüşlerin olması kaçınılmazdır. Kuran ayetleri sınırlı olaylar hakkında sınırlı kural ve hükümler koyar. Sınırlı hükümlerin sınırsız hayatta yorumu sırasında da çok seslilik kaçınılmaz hale gelir ve bu gayet tabidir. İşte tam da bu noktada farklılıklara tahammül edemediğimizde sorunlar başlamıştır."

İslam dünyasının geçmişte hoşgörünün hüküm sürdürdüğü aydınlık günlerden geçtiğini ancak farklılıklara tahammül edilemeyen karanlık günlerin de söz konusu olduğunu ifade eden Prof.Dr. Bardakoğlu, şöyle konuştu:

"Yanı başımızdakini hoş görmek ve bizim gibi düşünmeyenlere saygı duymak için oldukça fazla dini telkin var. Ancak içimiz o kadar karardı ki, tek hakikatçi tavırla herkesin bizim gibi düşünmesini istiyoruz. Bu çeşitlilik ilahi hikmetin bir parçası. Bize düşen; ötekini yargılamak değil, kendimizi tartmaktır. Maalesef insanlık aleminde Müslüman profili olarak iyi bir resim veremiyoruz. Bundan hepimiz eşit şekilde sorumluyuz. Sorun dinde değil, sorun bizde. Sadece bizde de değil, batının İslamiyet’e yaklaşımının ve sahip olduğu kalkınmışlık kibrinin de bunda payı var."

DİNİN, BAŞKA İNANÇLARA EŞİT MESAFELİ OLMASINI BEKLEYEMEZSİNİZ

‘Geri kalmışlığın nedeni dindir’ demek ve bütün olumsuz gidişattan dini sorumlu tutmanın yanlış olduğunu kaydeden Bardakoğlu, dinin dünyada insanca yaşamak, var olma sebebini sorgulamak için var olduğunu kaydederek şöyle dedi:

"Din çok sesliliğe tahammül eder ancak son sözü söylerken kendisinin en doğru din olduğunu söyler. Devlet ve siyaset tüm dinlere eşit mesafeli olmalıdır. Dinin, başka inançlara eşit mesafeli olmasını bekleyemezsiniz. Din ile devlet işleri ile siyasetin belli bir ahenk ile farklı alanlarda yürümesi beklenir. Dinden hareketle özgürlükler ortamını tarif etmek doğru değil. Din ve inanç özgürlüğünü devlet, siyaset ve hukuk zemininde ele almak zorundayız. Emeviler ve Abbasiler’den devraldığımız dini bilgiyi dokunulmaz sayarak 21. yüzyılda bu inanç ile yola çıktığımız için İslam dünyasında sorunlar yaşanıyor. İslam dünyası bugün bu sorunlarla karşı karşıya ama farkında değil. İslam dünyasında temel hak ve özgürlükler hep ciddi bir sorun olagelmiştir. Yeni bakış açısı getirilmediği sürece geleneksel dini bilgi, demokratik yaşama uygun değil. Dini olduğu şekli ile günümüze taşırsak demokrasi ve özgürlüklere yer bulmak zor. İslam dünyasında şekli ve görsel bir dindarlık ortaya çıktı. Dinde ahlakiliği ve muhtevayı iyice yitirdik. Maalesef mezhepler bugün kimlik kavgasına dönüştü. Oysa birbirimizin dindarlığını ölçmek hiçbirimizin haddi değil. Biz kendi dinimizi iyileştirmeliyiz. Dindeki en önemli sorunlardan biri de din eğitimidir. Bugün oldukça yoğun din eğitimi verilen ülkeler var. Önemli olan bilginin niteliği ve metodudur. Sağlıklı dini bilgi ile sorunların bir kısmı aşılabilir."

BUSİAD Başkanı Günal Baylan, konuşmasının ardından Bardakoğlu'na günün anısına plaket verdi.

Yorum Ekle

İlgili Haberler