Fransa nüfusu kadın ‘iş gücü’yle artıyor

Fransa’nın Avrupa’nın doğurgan ülkesi olması, nüfusun artmadığı ülkeleri meraklandırıyor. Guardian gazetesine göre nüfus artışının sırrı, kadınların iş gücüne katılımıyla doğru orantılı...

Fransa nüfusu kadın ‘iş gücü’yle artıyor
- A +

 


Türkiye’de nüfus artışı için kaç çocuk yapılması gerektiği tartışmaları sürerken Fransa, nüfus artışına kadın haklarını gözeten bir çözüm getirdi. Avrupa’nın doğum oranlarının en yüksek olduğu ülkesi olan Fransa, doğurganlık ve çalışan annelerin doğru orantılı olduğunu ortaya koyuyor. İngiltere’de yayımlanan The Guardian gazetesi, Avrupa’nın en doğurgan ülkesi Fransa’da, kadınların iş gücüne katılımının çok fazla olması arasındaki ilişkiyi masaya yatırdı. Buna göre işin sırrı, kadın-erkek eşitliği, aile modelinin esnek oluşu, çalışan annelere finansal ve çocuk bakımı konularında devlet desteği ve bu konudaki güçlü hükümet politikalarında gizli.
Kadın başına 2.1 çocuk
Doğum oranı düşük olan Japonya ve Güney Kore gibi ülkelerin inceleme heyetleri gönderdiği Fransa, kadın başına düşen 2.1 çocuk oranıyla Avrupa’nın en doğurgan ülkesi. Ülke 2000’li yılların başından bu yana birinciliği elinde tutuyor. Belçika Kraliyet Bilim Akademisi’nden nüfus bilimi uzmanı Ron Lesthaeghe konuya ilişkin, “Almanya, ekonomi açısından Avrupa’nın güçlü adamıysa, Fransa da nüfusa bakıldığında Avrupa’nın en doğurgan kadını” yorumunu yaptı.
Avrupa Birliği ortalaması göz önüne alındığında kadın başına 1.58 oranında çocuk düştüğü görülüyor. İspanya, Portekiz ve İtalya kadın başına düşen 1.3’lük çocuk oranıyla doğurganlığı en düşük ülkelerin başında geliyor. Kadın haklarının güçlü olduğu İskandinavya ülkeleri ise Fransa gibi nüfus artışının yüksek olduğu ülkeler arasında. Fransa ve İskandinav ülkelerinin bu konudaki ortak noktası, annelerin çalışmasını desteklemesi. Fransa’da çalışmak çocuk doğurmanın ön koşulları arasında sayılıyor.
Aile yardımları fazla
AB 2002’de, devletlerin ülkedeki çocuk nüfusunun üçte birini barındıracak sayıda yuva açmasını şart koşmuştu. Ancak Fransa o dönemde çoktan bu hedefi aşmış ve çocukların yüzde 50’sini barındıracak sayıda kreşe ulaşmıştı.  Fransa ve İsveç’te gayri safi milli hasılanın yüzde 3.5’i ailelere yardım için ayrılırken diğer AB ülkelerinde bu oran sadece yüzde 1.5’te kalıyor. 

Kadınların yüzde 83’ü çalışıyor

Avrupa’ya bakıldığında kadınların iş gücüne katılım oranı arttıkça doğurganlığın da arttığı göze çarpıyor. Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü’nün (OECD) 2010 yılında yayımladığı bir rapora göre Fransa’da yaşları 24 ila 54 arasında değişen kadınların iş gücüne katılım oranı yüzde 83.8 olarak hesaplandı. Finlandiya’da bu oran yüzde 84.4 iken Danimarka’da yüzde 85.6, İsveç’te ise yüzde 87.5 olarak belirlendi. Öte yandan doğurganlık oranı düşük olan İtalya’da kadınların iş gücüne katılım oranı yüzde 64.4, Japonya’da yüzde 71.6, Yunanistan’da yüzde 72.2, İspanya’da ise yüzde 78.3 olarak hesaplandı. 1960’lı ve 1970’li yıllarda özgürleşmeye başlayan Fransız kadınlarını eleştiren geleneksel aile modeli destekçilerinin de yanıldığı bu şekilde görülmüş oldu. (DIŞ HABERLER SERVİSİ)

Bir kadını eğitirseniz bir kuşağı eğitirsiniz

Erzurum Atatürk Üniversitesi ve Yakutiye Belediyesi’nin ortaklaşa düzenlediği ’Anne Üniversitesi’ ilk mezunlarını verdi.
Atatürk Üniversitesi Kadın Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi (ATASAM) ile Yakutiye Belediyesi’nin ortaklaşa düzenlediği ve geçen 14 Şubat’ta hayata geçirilen ’Anne Üniversitesi’nin mezuniyet törenine protokol üyelerinin yanısıra akademisyenler, kursa katılan anneler ve aileleleri katıldı. ’Anne Üniversitesi’ne kayıt yaptıran 40 anne 8 hafta boyunca sağlık, iletişim, empati, ilk yardım, insani değerler ve evlilikte çatışma yönetimi gibi dersler aldı. Eğitim sonunda sınava tabi tutulan anneler törenle diplomalarını aldı. Konuşmaların ardından cübbe giyen anneler 10’uncu Yıl Marşı eşliğinde kep attılar.
’Anne Üniversitesi’ öğrencileri adına konuşan Kezban Çalıklar elde ettikleri kazanımlarla daha faydalı anneler olacaklarını belirterek şunları söyledi:
“Hocalarımız sayesinde farklı bilgiler öğrendik. En önemlisi ise farkındalığımızı fark ettik. Yaşadıklarımıza daha farklı bakmayı, doğru anlamayı öğrendik. Bir erkeği eğitirseniz bir adamı eğitirsiniz. Bir kadını eğitirseniz bir kuşağı eğitirsiniz.” (DHA)

Facebook mesajıyla boşanma talebi

ABD’nin New York kentinde uzun süredir boşanmak istediği kocasına ulaşamayan kadının, mahkeme celbini Facebook’tan gönderme talebi kabul edildi. Manhattan Yüksek Mahkemesi yargıcı Matthew Cooper tarafından alınan karara göre Ellanora Baidoo, 3 hafta boyunca haftada bir defa olmak üzere kocası Victor Sena Blood-Dzraku’ya boşanma celbini Facebook’tan mesaj olarak gönderecek ve 3 hafta sonunda kocanın davanın varlığından haberdar olduğu varsayılacak. Avukat Andrew Spinnell çiftin 2009 yılında evlendiklerini ve Blood-Dzraku’nun geleneksel Gana düğünü kutlaması yapacağı sözünü verip tutmadığını belirtti. Hiç aynı evde yaşamayan çift bugüne kadar yalnızca telefon veya Facebook kullanarak haberleşiyordu. Herhangi bir adresi olmayan ve boşanma kağıtlarını imzalamamak için ortalıktan kaybolan Blood-Dzraku’nun gönderilen mesaja henüz herhangi bir cevap vermediği ifade edildi. (DIŞ HABERLER SERVİSi)

Türkiye’de 372 bin kadın kuma durumunda

Almanya’da yayımlanan Der Stern dergisinin “Bin 800 euro’ya Suriyeli ikinci bir eş” başlıklı haberinde Suriyeli kızların Türk erkekleri tarafından ikinci, üçüncü hatta dördüncü eş olarak parayla satın alındıklarını yazdı...


Alman Der Stern dergisi Türkiye’deki Suriyelilerin dramını bir başka perspektiften görerek haberleştirdi. Dergi internet sitesinde yer verdiği haberde, özellikle ekonomik sıkıntı içindeki Suriyeli kadın ve kızların Türk erkekleri tarafından ikinci, üçüncü hatta dördüncü eş olarak parayla satın alındıklarını yazdı. “Bin 800 euroya Suriyeli ikinci bir eş” başlığıyla verilen haberde, Türkiye’nin kimi bölgelerinde çok eşliliğin varlıklı olmanın sembolü olduğu yazılarak, “Suriyeli kadınların zor durumda olmaları, ekonomik açıdan daha düşük seviyedekileri de ikinci evlilik yapabilir hale getirmiş” ifadelerine yer verildi.
Yasal değil ama...
Türkiye’de yasal olarak tek eşliliğin geçerli olduğu hatırlatılan haberde, buna rağmen kimi bölgelerde imam nikahıyla iki, üç hatta dört eşli olanların varlığına dikkat çekildi. Kadın hakları derneklerinin tahminlerine göre Türkiye’de 372 bin kadının “kuma” durumunda olduğunu okuyucularına duyuran dergi, evliliklerin yaklaşık yüzde 7’sinin çok eşli olduğunu belirttiği Şanlıurfa’da yapılan görüşmeleri haberleştirdi.
Şanlıurfa’da Suriyeli bir kadının 5 bin Lira’ya (yaklaşık 1800 euro) alındığına dikkat çekilen haberde, ikinci eş olarak alınan Türk kadınlarının değerinin daha yüksek olduğu belirtiliyor. Şanlıurfa Kadın Hakları Derneği Başkanı Özlem Ulutaş’ın, “Eskiden ikinci eşi zenginler alıyordu. Şimdi ekonomik durumu çok iyi olmayanlar da ikinci evlilik yapmaya başladı” sözlerini aktaran Stern dergisi, Urfa’da bir kadının iki kilo patatese eşdeğer olduğunun söylendiğini yazdı.

Fuhuşu engellemek içinmiş!

Suriyeli bir kadınla ikinci evliliğini yapmış olan Polat adında Şanlıurfalı bir esnafın, evlilik yoluyla fuhuşun önüne geçtiklerini söylediğini aktaran dergi, söz konusu kişinin, “Şeriata göre bir Müslüman dört kadınla evlenebilir. Eğer ilk eş çok konuşursa, erkeğin işlerine fazla karışırsa ya da cinsel yaşantıda sıkıntılar varsa çözüm geneleve gitmek olmamalı. Bu Kuran’a ters. Ancak, ilk eş karşı da çıksa, ikinci evlilik dine daha uygun. Biz bu nedenle ‘Allah’ın gazabını üzerimize çekmektense, kadının gazabını üzerimize çekmeyi yeğliyoruz’ diyoruz” sözlerine yer verdi.

Yorum Ekle

İlgili Haberler