Erkek adaleti değil, gerçek adalet

Ege Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kadın Çalışmaları Anabilim Dalı tarafından “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Ne Yapmalıyız?” konulu panel gerçekleştirildi. 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü etkinlikleri  kapsamında düzenlenen panelde konuşma yapan Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Eski Türk Edebiyatı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şerife Yalçınkaya, kadına yönelik şiddete dikkat çekerek; “Her alanda var olan eşitsizliğin yanı sıra şiddetle mücadele etmek durumundayız. Her gün öldürülüyoruz, tacize uğruyoruz. Buna dur demek bizim elimizde ve biz her zaman mücadele edeceğiz” dedi.

Erkek adaleti değil, gerçek adalet
- A +

 

Rana Afra Küçüktepe-Berkay Güden/İzmir(Ege Ajans)

Kadına şiddete, kullanılan dil üzerinden yaklaşan Doç. Dr. Yalçınkaya, “Kullandığımız dil eril bir dil. Ataerkilliğin baskısıyla zamanla yaşamımıza yerleşen bu dili, bizler de kullanarak toplumsal eşitsizliği sürekli vurgulayarak yaşatıyoruz. Kadınlar, tarihi süreçten bugüne değin farklı şekillerde ötekileştiriyor. Kadına yönelik şiddetin ortaya çıkma sebeplerinin başında, toplumsal cinsiyet kavramı altında ayrımcılık uygulanmasıdır. Toplumsal cinsiyette kadına bağımlı rolü verilmektedir. Kadının yok sayılması, ötekileştirilmesi ve rolünden uzaklaşmaması için şiddet uygulanması düşünülemez” diye konuştu.

Panelde ayrıca, kadına yönelik şiddetin hukuki boyutu ile ilgili Av. Birgül Değirmenci ve Av. Şenay Tavuz konuşma yaptı.

EN ÇOK CİNSEL ŞİDDET UYGULANIYOR

Av. Birgül Değirmenci “ Evlilik, kadın ve erkeğin eşit haklara sahip olarak birlikteliğidir. Evlilikte, cinsellikle ilgili durumlarda erkek görevli ve sorumlu gösteriliyor. Erkeğin, eşiyle cinsel ilişkiye girmekle sorumlu tutulmasıyla, erkeklerin cinsel ilişki için kadınları zorlaması da şiddete yol açıyor” dedi.

Av. Şenay Tavuz ise  “4320 sayılı kanun aile içi şiddete yönelik bir yasadır. Kadın, yalnızca evli ise ve şiddet görüyorsa bu yasadan yararlanabilmekteydi. Bizim çabalarımız sonuncunda, evli, aynı evde yaşayan, sevgili ya da herhangi bir erkek tarafından şiddete uğrayan kadınlar da bu yasanın kapsamı içine alındılar. Yine de şiddet, aile içindeyse farklı, aile dışındaysa farklı cezalandırma uygulanıyor. 2014 yılı aile içi şiddet araştırmasında eşi tarafından, yaşamının herhangi bir yerinde fiziksel şiddet gören kadın oranı  yüzde 38 olarak yer alıyor” dedi.

ŞİDDETİ KABULLENMEK KADER Mİ?

Av. Birgül Değirmenci, “Kadının maddi ve manevi açıdan kendini tamamlayamayışının bir sonucu olarak karşımıza bu soru çıkıyor. Kadın, özel alana hapsedilerek, kamusal alandan uzaklaştırılmasıyla ötekileştirme güçlenmektedir.  Ataerkil dilin yaptığı bu kelime ayrımları kaldırılmalıdır. Devlet, bu anlamda kadına yeterli desteği sağlayıp, erkeğe olan bağlılığını yenebilmede yardımcı olmalıdır. Bizler hukukla olan mücadelemize devam edeceğiz. Çalışmalarımızı yoğun şekilde arttıracağız” dedi.

İlgili Haberler

Yorum Ekle

VİDEO GALERİ

FOTO GALERİ