Bursa'dan Davutoğlu geçti

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, Bursa Gökdere Meydanı'nda düzenlenen mitinginde Bursalılara hitap etti. Davutoğlu konuşmasında ana muhalefet liderine yüklendi.

Bursa'dan Davutoğlu geçti
- A +

 

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Bursa mitinginde yaptığı konuşmada Türkiye’de 55 yıl önce yaşanan bir zilletin, bir acının, Mısır’da tekrar edildiğini bildirerek, “Bu topraklarda bir daha seçilmiş Cumhurbaşkanı ya da Başbakan idam sehpasına gönderilemeyecek. Muhakeme edilemeyecek, mahkeme önüne çıkarılamayacak. Her ne suretle olursa olsun demokrasiyi sonuna kadar koruyacağız” dedi.

Ak Parti tarafından Bursa Gökdere Meydanı’nda düzenlenen mitingde Başbakan Ahmet Davutoğlu’dan önce Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu konuşma yaptı. Mitinge Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin de katıldı. Geçen dönem Bursa’dan milletvekili seçilen Bülent Arınç, veda konuşması yaptı.

'Gençliğin hocası', 'Ulu Şehir Bursa’ya hoş geldin Ahmet Hoca', 'Yeni Türkiye Yolunda ikinci yarı başlıyor' pankartlarının yer aldığı alandaki platforma çıkışında eşi Sare Davutoğlu ile birlikte mitinge katılanları selamladı. 10 bin kişinin katıldığı miting sonunda Davutoğlu ve eşi Sare Davutoğlu, partililere karanfil dağıttı.

Bursa’yı bir tohumdan fidan, fidandan çınar yapan bir şehir olarak nitelendirerek başlayan Başbakan Ahmet Davutoğlu, her fırsatta Bursa’ya gelmek istediğini, çünkü devletin omurgasının Bursa’da dokunduğunu söyledi.

HALA ADNAN MENDERES'İN ADINI YAD EDİYORUZ

“Adnan Menderes niye cezalandırıldı, niye idam sehpasına gönderildi” diye soran Başbakan Davutoğlu, 10 yıl millete aralıksız hizmet eden Menderes’in Ezanı Muhamediye’nin aslına dönmesinden, imam hatiplerin yaygınlaştırılmasına kadar, milletle devleti buluşturma çabasına öncülük ettiğini söyledi. Davutoğlu, “Ancak onu cezalandırdılar. Ama bilsinler ki, onu idam sehpasına gönderenler bilsinler ki, biz hala Adnan Menderes’in adını yad ediyoruz. Ama onu idam sehpasına gönderenler, asla anılmıyorlar. Yassıada’yı demokrasi ve özgürlük adası yaptık. Her vesilede Yassıada ile milli iradeye sahip çıkma bilincini hatırlattık. Milli iradeyi bir daha idam sehpasına ya da Anayasa Mahkemesi'nin önüne çıkmayacak şekilde korumaya hazır mısınız?” dedi.

DEMOKRASİYE SAHİP ÇIKACAĞIZ

Konuşmasında, Mısır’da seçilmiş cumhurbaşkanı Mursi idama mahkum edildiği hatırlatan Davutoğlu, şöyle devam etti:

“ Türkiye’de 55 yıl önce yaşanan bir zillet, 55 yıl önce yaşanan bir acı şimdi Mısır’da tekrar ediliyor. Bu topraklarda bir daha seçilmiş Cumhurbaşkanı ya da Başbakan idam sehpasına gönderilemeyecek. Muhakeme edilemeyecek, mahkeme önüne çıkarılamayacak. Her ne suretle olursa olsun demokrasiyi sonuna kadar koruyacağız. Bursa’nın bu meydanından ders alsınlar. Son 12 yıl içinde girdiğimiz 3 genel, 3 mahalli seçimi, 2 referandumu kazandık. Hala Türkiye’de Ak Parti’nin demokratik yollarla elde ettiği başarıyı kıskananlar durdurmaya çalışanlar var. Her fırsatta durdurmaya çalışıyorlar. Bunlara akıl veren paralel çetenin savcısı diyor ki “Bu onların sonu” Yani bizi kast ediyor. Cumhurbaşkanımızı, bizi kast ediyor. Adanan Menderes gibi olacak diyor. Nasıl bir işbirliğiyle karşı karşıyayız görüyor musunuz. Diyor ki Adnan Menderes’in akıbeti gibi olacak Yassıada’da buna cevap vermiştim şimdi de veriyorum. Eğer kaderde şehadet gibi ulu şehrin adına atfen söylüyorum ulu bir makam varsa, bir bir an bile durmaz o makama doğru yürürüz. Korkmayız. Kimseden korkmayız. Mutlaka milli iradeye sahip çıkacağız. Demokrasiye sahip çıkacağız.”

MİLLETLE DEVLETİ BARIŞTIRANLAR CEZALANDIRILDI

Başbakan Davutoğlu, Mısır’da darbe olmadan bir ay önce Türkiye’de Gezi provokasyonunun yapıldığını ve Türkiye’ye 4 milyarı aşkın fidan dikmiş olan iktidarı suçlamak için 10-12 ağacın yer değiştirmesini bahane edildiğini söyledi. Davutoğlu şöyle devam etti:

“ Taksim’de ve şehirlerimizi şiddete talana duçar ettiler. Türkiye’de başaramayınca, bir ay sonra Mısır’da darbe oldu ve halkın seçtiği Mursi’yi götürdüler. Şimdi idama mahkum ediyorlar. Darbe lideri Sisi başa geldi. Türkiye’de de aynısını yapmak istediler. İşin çarpıcı yanı ne biliyor musunuz? Gezi sebebiyle Türkiye aleyhine, Cumhurbaşkanımız hükümetimiz aleyhine bütün uluslararası medya harekete geçirildi. Ama karşılarında bu sefer öyle muhtıraya şapkasını bırakıp giden ya da hemen teslim olanlar yoktu. Ulu dağ gibi duran Recep Tayyip Erdoğan ve Ak Parti vardı. Biz buradan da batılı demokratik, demokrasiyi özgürlüğü savunduğunu düşünen iddia eden batı medyasına, batı ülkelerine de sesleniyorum. Neredesiniz? Seçilmiş bir cumhurbaşkanı idama mahkum edilirken neredesiniz? Türkiye’de Gezi olayları olurken özgürlük dersi vermeye kalkanlar, şimdi neredesiniz. Yoklar çünkü onların meselesi demokrasi ve özgürlük meselesi değil, onların meselesi onların çıkarını kim savunuyorsa onları koruma meselesi. Bu çok demokrasi meraklısı batı Türkiye’de 27 Mayıs’a da karşı çıkmamıştı. Aynı şekilde 12 Eylül’e Kenan Evren’e bizim çocuklar demişti. 28 Şubat’ı desteklemişlerdi. Çünkü milletle barışık bir devletten korkar bunlar, biz Ak Parti iktidarı milletle devleti barıştırdık. Bunu bizden önce rahmetli Adnan Menderes yaptı. Ezanla başlamak üzere milletle devleti barıştırdı onu cezalandırdılar. Kim devletle milleti barıştırmışsa milletin adamlarını cezalandırdılar. Özal’ı, rahmetli Erbakan hocamızı cezalandırdılar ama bu sefer bu birikim üzerinde milletle kenetlenmiş Ak Parti kadrolarına bir santim bile geri adım attıramazlar.”

Davutoğlu, Gezi olayları başarısız olunca 17-25 Aralık olaylarının çıkarıldığını kaydederek, “Milletin iyi niyetli dindar kesiminden sağladığı imkanlarla büyüyen serpilen ama karargahını Pensilvanya’ya kuran bir örgüt, bütün bu milletin güvenine ihanet edip yurt dışındaki işbirlikçileriyle Türkiye’de iktidar değişimine yöneldiler. Yazdılar iddianamede, ‘dönemin başbakanı’ diye şimdi işte geldik. Bir sene geçti dönemin başbakanı dedikleri Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı oldu. Engelleyebildiler mi durdurabildiler mi O iddianameyi yazanlar ise dönemin savcıları oldular” dedi.

Miting alanından 'Pensilvanya çetesi hesap verecek' sloganları üzerine Davutoğlu, “Hiç merak etmeyin verecekler. KPSS sorularını çalıp yandaşlarına verenler milletin çocuklarının hakkını hukukunu yiyenler hesap verecekler. Kaçamazlar” dedi.

MUHALEFETİN HEDEFİ İKTİDAR DEĞİL, AK PARTİYİ DURDURMAK 

Kılıçdaroğlu ve Bahçeli’nin seçim meydanlarındaki konuşmalarında iktidarı hedef olarak görmediklerini ifade eden Davutoğlu, “HDP ise ‘barajı aşarsam başarılı olurum’ diyor. Özeti şu hiç birisi biz iktidar olacağız diyemiyor. Peki, niye siyaset yapıyorlar? Niye yapıyorlar siyaseti biliyor musunuz arkadaki paralelciler daha ötedeki akıl hocaları onlara diyor ki, bir araya gelin Ak Parti’yi durdurun siyasetlerinin esası AK Parti’yi durdurmak. Ey ulu Bursa Ak parti’yi durdurabilirler mi?” dedi.

Dün mübarek Miraç gecesinin idrak edildiğini hatırlatan ve Diyanet İşleri Başkanının Türkiye’yi, milleti temsilen Mescidi Aksa’da hutbe okuduğunu kaydede Davutoğlu şöyle devam etti:

İLK KIBLEMİZE POSTALLARIYLA GİRENLERLE DOST OLMAYIZ

“O Diyanet İşleri Başkanına hakaret eden HDP eş başkanı, CHP’liler ders alsınlar, ders. Mescidi Aksa bizim miracımızın sembolüdür Hazreti Peygamberin Miraca yükseldiği makamın olduğu yerdir. Mescidi Aksa’da Kudüs’te, bu gafil özellikle de Bursa’ya gelip Buradaki samimi Kürt vatandaşlarımızdan destek istemeye kalkan HDP eş başkanı diyor ki ‘Kudüs Yahudilerin kutsal mekanıdır’ yanlışın büyüğünü görüyor musunuz. Şimdi Ulu camiye giden, ulu camide Kudüs’ün, Mescidi Aksa’nın kokusunu alan bir Bursalı Allah aşkına bu adamlara oy verir mi? Öbür tarafta Miraç günü Kahramanmaraş’ta sormuş ‘Niye bizim İsrail’de büyükelçimiz yok’ diye soruyor. Ya Miraç günü bunu soruyor. Bilmiyor ki öğrenmesi lazım Miraç, Mescidi Aksa’dır. Mescidi Aksa bizim ilk kıblemizdir. İlk kıblemize asker postallarıyla girenle biz dost olmayız. Bedeli ne olursa olsun olmayız. Ama bilmiyor.”

Bursa’nın otomotiv sektörünün başkenti olduğunu ve 2002 yılında bir yılda 91 bin otomobil satıldığını hatırlatan Davutoğlu konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Şimdi ise 781 bin otomobil geçen yıl satıldı. Kılıçdaroğlu, ‘Türkiye yoksullaşıyor” diyor ya ona söylüyorum. 91 bin otomobil satılan ülkede şu anda 781 bin otomobil satılıyorsa bu yoksullaşma mıdır? Allah aşkına dün meydan okudum. Cevap gelmedi. Eline kağıt vermişler ezberlemiş aynı şeyi tekrar ediyor. Bugün Bursa’da Ulu Camiinin huzurunda tekrar ona sesleniyor. Bir insan yalan söylerde bir cümlede bir yalan söyler. Bu bir cümlede üç yalan birden söylüyor. Yalan bir Türkiye’de 17 milyon kişi 200 liranın altında yaşıyor”

Alandan “Yalancı Kemal sloganları” yükselmesi üzerine Davutoğlu, “ Ben liderleri yuhalatmıyorum ama doğru söze ne gerek var. Doğru yalancı, doğruysa çık ispat et. Ben özür dileyeceğim. Yoksa ama ispat edemiyorsan senin adın bu kampanyada yalancı kalacak. Siz çok iyi tanıyorsunuz. Çarkçı” dedi.

Davutoğlu, kendisinin meydanlara gelmeden önce notere gitmediğini de ifade ederek, “Siyaset önce doğru sözle başlar doğru konuşacaksınız. Notere gitmeyeceksiniz” diye konuştu.

Yorum Ekle

İlgili Haberler