1 Mayıs neden bu kadar önemli?

Özellikle İstanbul’da, olağanüstü önlemlerin alınmasına neden olan 1 Mayıs, işçi sınıfı için hayati bir mücadelenin tarihi.

1 Mayıs neden bu kadar önemli?
- A +

 

 Çalışma koşullarının iyileştirilmesi mücadelesinde hayatlarını kaybeden işçiler, 1 Mayıs’ı bu mücadelenin nişanesi olarak, bayram addederler. Türkiye’de ise 34 kişinin yaşamını yitirdiği “Kanlı 1 Mayıs” 1977 ile birlikte hem bu tarih hem de Taksim Meydanı farklı önem ve anlamlar içermektedir. 1 Mayıs’ın “Birlik, Mücadele ve Dayanışma” günü olmasının sebebi, sonu ölüm olan işçi grevleridir.     

AMERİKA’DAKİ EYLEMLER “ÖNYARGI DUVARLARINI DA YIKTI”

1856'da, Avustralya'nın Melbourne kentinde taş ve inşaat işçileri, günde sekiz saatlik iş günü için Melbourne Üniversitesi'nden Parlamento Evi'ne kadar bir yürüyüş düzenlediler. 1 Mayıs 1886'da ise Amerika İşçi Sendikaları Konfederasyonu önderliğinde, işçiler günde 12 saat, haftada 6 gün olan çalışma takvimine karşı, günlük 8 saatlik çalışma talebiyle iş bıraktılar. ABD’nin her eyalet ve kentinde, siyah ve beyaz işçilerin birlikte yaptığı bu gösteriler, gazeteler tarafından, 'Böylece önyargı duvarı yıkılmış oldu' şeklinde yorumlanmıştı.

HAKLARINI, HAYATLARINI VEREREK KAZANDILAR

Bu gösteriler, 1 Mayıs'ı izleyen günlerde tüm harareti ile devam etti ve 4 Mayıs'ta kanlı Haymarket Olayı'na yol açtı. ABD’nin Louisville eyaletinde, işçilerin çoğu 3 Mayıs'ta sokaklara çıktılar. McCormick'e ait fabrikadan atılan ve grevde olan işçiler de mitinge katılmışlardı. Miting sona ermek üzereyken, McCormick fabrika düdüğünü çalarak, içerdeki grev kırıcıları dışarı çıkarttı. Grev kırıcıları protesto etmek için bir grup işçinin fabrikaya yöneldiği esnada ateş etmeye başlayan polis, 4 işçinin ölmesine, onlarcasının yaralanmasına neden oldu.

SEKİZ İŞÇİYİ İDAM ETTİLER

Bu saldırıyı protesto etmek için 4 Mayıs'ta Haymarket Alanı'nda düzenlenen miting dağılırken kürsünün önüne, nereden geldiği belli olmayan bir bomba atıldı. Hemen polisin önünde patlayan bomba nedeniyle 7 polis öldü, 69'u ise yaralandı. Bu olay sebebiyle yüzlerce işçi, asılsız ithamlarla tutuklandı. Tutuklanan işçilerden sekizinin idamına hükmedilir. Bu sekiz işçiden en genci Louis Lingg, idamından bir gün önce intihar eder.
14 Temmuz-21 Temmuz 1889'da toplanan İkinci Enternasyonal'de Fransız bir işçi temsilcisinin önerisiyle, 1 Mayıs gününün tüm dünyada "Birlik, mücadele ve dayanışma günü " olarak kutlanmasına karar verildi. Böylece ikinci gösteri 1890 yılında yapılabildi.

“GÜNDE 8 SAAT ÇALIŞMA HAFTA SONU TATİL”

İşçi sınıfının, hayat koşullarını iyileştirmek adına verdikleri bu çabalar zamanla neticesini verir. Günlük çalışma süresi 8 saate iner, hafta sonu tatili hakkı elde edilir ve 1 Mayıs İşçi ve Emekçiler Bayramı, işçi ve emekçiler tarafından dünya çapında kutlanan, birlik, dayanışma ve haksızlıklarla mücadele günü olur. Dünya üzerindeki pek çok ülkede, resmî tatil olarak kabul edilmektedir. Türkiye'de ise ilk kez 1923'te resmî olarak kutlanan ‘1 Mayıs’ 2008 Nisan'ında, "Emek ve Dayanışma Günü" olarak kabul edilmiş, 22 Nisan 2009 tarihinde TBMM'de kabul edilen yasa ile de resmi tatil ilan edilmiştir.

“OSMANLI, 1 MAYIS’I 1912’DE KUTLAMAYA BAŞLADI”

Osmanlı Devleti döneminde, 1 Mayıs kutlaması İstanbul’da 1912 yılında gerçekleşti. 1925’te çıkan Takrir-i Sükûn Yasası ile yasaklanana kadar da kutlandı. 1935 yılında, "Bahar ve Çiçek Bayramı" adı verilerek ücretsiz tatil günü ilan edilen 1 Mayıs, 1976 yılında, uzun yıllar sonra, ilk defa geniş katılımlı kutlandı. 

“KANLI 1 MAYIS”

1 Mayıs 1977 ise, Türkiye tarihinin dönüm noktalarından biri olarak kayda geçen bir tarih olmuştur. İşçi Bayramı`nı kutlamak üzere, çeşitli illerden İstanbul’a gelen yaklaşık 500 bin kişi, DİSK`in organizasyonu önderliğinde Taksim Meydanı’na çıkar. Katılımın yüksek olması sebebiyle, kortejlerin alana girmesi uzun sürmüş, miting de uzamıştır. Saat 19.00 sularında, dönemin DİSK başkanı Kemal Türkler konuşmasının sonuna geldiğinde, etraftan silah sesleri duyulur. Sular İdaresi binasının üstünden ve meydandaki otelin çeşitli katlarından açılan bu ateş sonucu, insanlar panik halde kaçmaya başlar fakat kısa bir süre içinde, Etap Marmara Oteli’nin (Bugün The Marmara Oteli) de üst katlarından da ateş açılır.

İNSANLAR PANZERLER ALTINDA KALDI

İnsanlar panik halde kaçmaya çalışırken, panzerler de kalabalığın arasına doğru girmeye ve kitleleri sıkıştırarak Kazancı Yokuşu’na itmeye başlar. Polisler, ateş açanlara değil kalabalığa müdahale ederler. Bir kamyonun tıkadığı Kazancı Yokuşu’ndan aşağıya kaçmaya çalışan insanlar, panzerler altında kalarak ve birbirlerini ezerek kaçmaya devam ederler.



34 KİŞİ ÖLDÜ

Tarihe Kanlı 1 Mayıs olarak geçen bu elim olay neticesinde, 28 kişi ezilme ya da boğulma, 5 kişi vurulma, 1 kişi de panzer altında kalarak yaşamını yitirir ve yaklaşık 130 kişi de yaralanır. Ölenlerin çoğu, Kazancı Yokuşu'nun başında park edilmiş kamyon yüzünden sıkışarak ölmüşlerdir. Çıkan olayların sorumlusu oldukları iddiası ile 470 kişi gözaltına alınır fakat hiçbirinin olayla ilgisi kurulamaz. Kimin ateş açtığının da tam olarak belirlenemediği 1 Mayıs 1977’de dökülen kanların sebebi hala aydınlatılamadı.

KAYNAK: AjansHaber 

Yorum Ekle

İlgili Haberler