Bursa'nın en eski ve en önemli çarşısı

Yüzyıllardır kent merkezi konumunu koruyan Ulucami ve Orhan Camii’nin hemen altındadır. Çarşının merkezini, Yıldırım’ın yaptırdığı Bedesten oluşturur. Osmanlı Devleti'nin ilk yıllarında Bursa Çarşısı, Tahtakale ile Emir Hanı arasında idi. Eski Bedesten ise Emir Hanı idi. Daha sonra, Yıldırım Bayezıd tarafından yapılan ve bugün de kullanılan Bedesten’e taşınmıştır. Bugün Bedesten, Kuyumcular Çarşısı olarak Kapalıçarşı’nın merkezini oluşturmaktadır. Diğer çarşılar Bedesten'in çevresinde oluşmuştur. Sipahi Çarşısı, Gelincik Çarşısı ve Hacıivaz Çarşısı ile Bakırcılar Çarşısı'ndan Tahılpazarı'na uzanan bu büyük çarşıya o tarihte Kapalı çarşı adı verilmekteydi. Kapalıçarşı’dan Kayan’a doğru uzanan çarşıya ise Uzunçarşı Evliya Çelebi, Bedesten'in dört çevresinde kuyumcuların bulunduğunu yazar. Uzunçarşı'da ondört çeşit esnaf dükkânlarının bulunduğunu yazan Evliya Çelebi, Bursa çarşılarının İstanbul'da bile olmadığını söylemektedir. Çeşitli yangınlarda çarşının üçte ikisi yanmıştır. Ulucami yangını sıra­sında yangın, Tuzpazarı’na kadar uzanmıştır. 1902 yangınında üçte biri, 1926 yılındaki yangında da yeniden üçte biri yok olmuştur. XIX. yüzyılda çarşıya girer girmez solda ayakkabıcılar vardı. Onun alt tarafında terziler ve kuyumcular bulunuyordu. Çarşının Demirkapı tarafında, Bursa'nın en güzel hamam takımları ve ipekli kumaşları satılırdı. Bunun yanındaki sokakta ise şapka üreten arakiyeciler vardı. Evliya Çelebi’nin, Bursa Sultani Çarşısı olarak andığı çarşıda dokuzbin dükkân olduğunu yazması kuşkusuz bir abartıdır. Evliya Çelebi’nin, kale gibi dört demir kapılı bedestenin üçyüz odalı olduğunu yaz­ması da abartıdır. Çarşısı çok zenginmiş. Yangın öncesinde Kapalıçarşı’nın bir ucu Koza Hanı’nda, diğer ucu ise Bakırcılar Çarşısı’nın sonunda bitiyordu. Yorgancılar, Çuhacılar ve Sandıkçılar Bedesten'in kuzeyinde bulunan Sipahi Çarşısı'nda bulunmaktaydı. Terziler ve Hallaçlar Bedesten'in kuzeyinde bulunan Gelincik Çarşısı'nda çalışıyorlardı. Sofpazarı (Keçi kılından kumaş yapanlar) Kapalıçarşı’nın batısındaki Hacıivazpaşa Çarşısı'nda bulunuyordu. Bezzazlar/Bezciler, Gelincik ve Eski Tahtakale'de, Attarlar (Bazı ilaç türü bitki satanlar), Taftacılar (Kitap yazıcıları) Emir Hanı'nda, Haffaflar Tahtakale ile Uzunçarşı'da, Ketenciler Kapan Hanı'nda, Leblebiciler Tahıl Pazarı'nda, Papuçcular Uzunçarşı'da, Tavukpazarı da bugünkü Tavukpazarı'nda bulunmaktaydı. Eski Sahaflar Çarşısı, Ulucami avlusunun hemen altındaki Gelinlikçilerin bulunduğu yerde idi. Bakırçılar Çarşısı da bugün aynı adla anılan çarşıda bulunuyordu. Köle pazarı ise hemen Ulucami'nin doğusunda kurulurdu. Bu çarşı 1742 yılına kadar burada faaliyetini sürdürmüştür. Bursa’nın ünlü bıçakçıları ise Tahıl Hanı civarında bulunmaktaydı. 1902 yılı yangınından sonra Sultan II. Abdulhamid tarafından esaslı bir tamir geçiren çarşı, İstanbul Çarşısı gibi tümüyle örtülü bir durumda idi. 1950’li yıllarda çarşının her iki tarafında yünlü ve ipekli kumaşlar ile havlu ve hamam takımlarının satıldığı mağazalar vardı. Daha içerde ise saraciye ve çanta yapımevleri sıralanmıştır. 1958 yılındaki yangın sonucu çarşı büyük ölçüde orijinalliğini yitirdi. Eski çarşının yerine yapılan modern bölüm çarşının orijinalliğini yitirmesine neden olmuştur. Ancak çarşının diğer bölümleri halen özgünlüğünü korumaktadır.

Raif Kaplanoğlu