Setbaşı, büyük ölçüde Ermenilerin yaşadığı bir semtti. Çelebi Mehmet, Yeşil Camii’ni yaptırırken, camiye gelenlerin ayakkabılarının çamurlarını silmek ve yazın tozlarını almak üzere 10 hane Ermeni’yi Kütahya’dan getirtmişti.  Çelebi Mehmet’in vakıf kayıtlarında da, bu Ermeniler için Yeşil semti yakınlarında iskân verilip, Yeşil İmaretinden de fodla (yemek) tahsis edildiği yer almakta. Setbaşı’na yerleşen Ermenilere, özellikle XIX. yüzyılda Doğu illerinden göçmenler katılmış ve cemaati artmıştı.[1]

Setbaşı semtinde 1922 yılı öncesinde üç Ermeni kilisesi bulunuyordu. İl Halk Kütüphanesi’nin hemen altında bulunan, en eski ve Gregoryen Ermeni Kilisesi, 1980 yıllarında yıkıldı.[2] 

XIX. yüzyılın ikinci yarısında, Fransızların nüfuz alanına giren Ermenilerin bir bölümü Katolik oldu. Giderek artan Katolik Ermeni cemaati, Devlet’ten ayrı bir kilise kurulması için izin istedi. Yıllarca Gregoryen Ermeni cemaati için verilmeyen izin Katolik Ermenilere verilmişti. Namazgâh yolunun doğusunda yer olan ve bugün sağlam durumda olan bu Katolik Ermeni Kilisesi’nin Papazevi de çok ilginç bir yapıdır.[3] 

Daha sonraki yıllarda Protestan Ermeni cemaati de oluşunca, onlara da ayrı bir kilise kurulmasına izin verildi. Setbaşı Köprüsü ile Hocataib Camii arasında yapılan Protestan Ermeni Kilisesi ise 1910’lu yıllarda, yolun üzerinde kaldığı için yıkıldı.

Kent merkezinde olduğu kadar Bursa ilindeki 10 kadar Ermeni köyünde kilise vardı. Ancak bunlardan sadece Orhangazi’ye bağlı Yenigürle köyündeki ile Gemlik Banli/Şahinyurdu kiliselerinin beden duvarları ayaktadır.

[1] Not 1) Kamil Kepecioğlu, Kütük, C. I, Bursa YABEK no. G. 4519, s.41; Nitekim bu mahallede, 1487 yılındaki tahrirat defterine göre 10 hane Hıristiyan yaşadığı kaydedilmiştir.

[2] (B.A.Mühimme Def. 85, S.4; Mirat-ı Bursa (1905) S.39; Dağlıoğlu, H. T. 17. Asırda Bursa Hayatı, (Uludağ) 1947, S.7) Ermeni Grogoryen Kilisesi, Kurtuluş Savaşını izleyen yıllarda, cemaati de kalmadığından bir süre Bursa Muallimler Birliği’nin etkinliklerinde kullanılmış ve sinema salonu olarak öve okul olarak Bursalılara hizmet vermişti.

[3] Kilise, Cumhuriyet döneminde özel şahıslara verilmiş ve uzun süre fabrika olarak kullanılmıştı. Kilise işlevini yitirmesi sonrasında tütün deposu olarak kullanılmıştı. Narteksi, bu dönemde bozularak girişe, “idari” amaçlı bir yapı inşa edilmiş. Kilisenin içi ahşap kolon ve döşemeyle üç katlı bir işyeri olarak düzenlenmiş. (Serpil Tonak, Bursa Araştırmaları Dergisi ?)

Raif Kaplanoğlu