Planın yoksa sosyal medyada geçicisin!

Ben gibi siz de, sosyal medyadan haber okuyorsanız, beğendiğiniz markaları sosyal medyadan takip ediyorsanız, her an markaların bilinçsiz kullanımıyla, bunaltıcı etkisiyle karşı karşıya kalmışsınız demektir.

Planın yoksa sosyal medyada geçicisin!
- A +

Sırf bu yüzden bile sayfamdan marka beğenilirliğini kaldırdığımı biliyorum. Biz de bugün, önem arz eden, stratejik bir planla ilerlemesi gereken bu konuyu, röportaj Konuğumuz olan Sayın Fuat Türker ile konuştuk.

“Markalar Sosyal Medyayı Yönetirken Nelere Dikkat Etmeli?” sorularını Fuat Bey'e yönelttik.

-Fuat Bey merhaba; Kendinizi tanıtır mısınız?

-3 yıl önce Bursa’da kurduğumuz Çılgın Pikseller Sosyal Medya Ajansı’nın kurucu ortağı olarak görev yapıyorum. Uzun yıllara dayanan bilgi teknolojileri alanındaki tecrübemizi paylaşmak için, ortağım olan Sayın Hüseyin Eren ile bir araya gelerek hem Bursa hem de ülkemiz için sürdürülebilir doğru dijital projeler üretmek ve markalar için katma değer yaratmak öncelikli hedeflerimiz oldu.

Bu doğrultuda sosyal medya konusundaki eksiklikleri gidermek için seminer ve eğitimler vermeye başladık. Halen devam eden bu çalışmalarla birlikte pek çok markayla projeler geliştirmeye başladık.

-Markalar için sosyal medya kullanımı neden çok önemli?

-En önemli konu, sosyal medya kapsamında yaptığınız her türlü çalışmanın ölçülebilir olması. Yapılan bir yorumun nasıl bir etki oluşturduğundan tutun, bir reklam kampanyasının markanın online itibarına etkisi ve hatta satışlara olan katkısını somut veriler ile değerlendirebilmenizdir. Bunun sağladığı fayda ise, daha sonra planlanacak çalışmaların çok daha verimli olmasına neden olur. Diğer bir konu ise markanın eğer rakipleri Sosyal Medya’da yer alıyorsa sizin de orada olmanız gerekiyor demektir. Daha geniş bir açıdan bu soruyu değerlendirecek olursak; geleneksel ekonominin gelişen teknoloji ile birlikte dijitalleşmesi nedeni ile pek çok faaliyetin Sosyal Medya içerisinde yapılma oranının sürekli artması da markaların bu alanda yer alması gerektiğini net olarak gösteriyor.

-Peki markalar sosyal medyanın gücünü iyi kullanabiliyor mu?

-Sosyal Medya çok önemli bir güç olmakla beraber, doğru stratejiler ile birlikte kullanılmadığında markaya ciddi zararlar da verebilir. Dolayısı ile markaların bu konuda çalışmaya başlamadan önce ön hazırlık çalışmaları yapmaları çok önemli. İyi bir planlama ile Sosyal Medya’yı kullanarak ciddi çıkış yakalayabilirler. Günümüzde hem ülkemizde hem dünya da  Sosyal Medya’yı oldukça iyi kullanan markalar mevcut. Ancak, halen bu oranın çok düşük olduğunu söyleyebiliriz.

-Markalar sosyal medyada nasıl etkin bir şekilde var olmalılar?

-Yukarıda da kısaca değindiğimiz üzere öncelikle markaların geçerli, esnek ve sürdürülebilir sosyal medya planlarının olması gerekiyor. Bunu için de mutlaka markaların başlangıçta “Sosyal Medya Risk/Fayda Durum Analizi” dediğimiz bir çalışmayı yapmaları gerekiyor. Bu çalışma tarafımızca geliştirilmiş olan basit bir uygulama. Bu uygulama ile markanın Sosyal Medya’daki mevcut durumu analiz edilerek net durumu ortaya çıkar, hedefler ile doğru orantılı strateji belirlenir ve o hedefler doğrultusunda detaylı planlar çıkarılarak çalışmaya başlanır. Bu planlarda en önemli noktalardan bir tanesi ise markanın iletişim tonunun belirlenmesidir. Hedef kitleye verilecek mesajlar, geri dönüşler için uygulanacak cevaplar açısından önemlidir. Sosyal Medya’nın neredeyse ışık hızında hareket ediyor olmasından kaynaklı yapılacak yanlış bir hamlenin ve/veya markaya zarar vermek isteyenler tarafından gerçekleştirilen muhtemel bir saldırının doğru şekilde karşılanabilmesi ve sorunun çözülebilmesi için “Sosyal Medya Kriz Planının” da önceden hazırlanmış olmasında fayda vardır. Bu çalışmalar dışında markaların; Hedef kitle analizi yapmaları, doğru takipçilere sahip olmaları, Sosyal Medya’yı dinleyerek hedef kitlenin eğilimlerini anlamalarını önemle tavsiye ediyoruz. Her ne kadar tüm bunlar sanal bir ortamda gerçekleşiyor olsa da sonuçta odak noktasında bizler varız.

-Markaların sosyal medyada çok sık yaptığı hatalar nelerdir? Biraz örneklerle anlatabilir misiniz?

-Bu hataların başında markanın bir stratejik plana sahip olmaması geliyor. Bir plan olmadan dipsiz bir kuyu olan Sosyal Medya’da başarıya ulaşmak pek mümkün değil. Şansa bu olsa dahi sürdürülebilir olmayacağı kesin. Diğer bir sorun ise markaların bu işi kendi başlarına yapabilecek olmalarına duydukları inanç. Elbette markaya ve sektöre göre bu değişkenlik gösterebilir ancak Sosyal Medya’da kalıcı olarak başarılı sağlayabilmek için hedefleri karşılayan bir uzman ve/veya ekip ile çalışmak daha doğru olacaktır. Sosyal Medya’da kullanılması gereken içerikler farklı olmalı; farklı olmaktan kastımız özgün olmalı, hedef kitleyi ilgilendirmeli, görsel ve videolar içermeli, zaman zaman eğlenceli ve duygusal olmalı, hedef kitleyi dinlemeli ve cevap vermeli, samimi olmalı gibi adımları sayabiliriz. Bu arada her mecrada olmaya çalışmakta ayrı bir hata. Ama en önemlisi, markaların Sosyal Medya’nın kısa dönemli bir heyecan değil uzun dönemli bir yolculuk olarak düşünmeli. Bir örnek verelim; X markası lüks kategoride erkek gömlekleri üretiyor olsun, dolayısı ile ürün hem pahalı hem de erkeklere hitap ediyor. Bu durumda marka bu gömlekleri internetten satmak istesin. Yapılacak olan reklam çalışmasında eğer hedef kitlenin ihtiyaçlarını iyi anlammışsa + bir de bu gömlekleri kadınların yoğun olduğu bir yerde satmaya kalkarsa durum hiç iç açıcı olmayacaktır. Bu, gerçek bir vakadan verdiğim bir örnek olup sayısız örnekler mevcuttur. Markalar olumlu örnekleri inceleyerek yola çıkmayı seviyor, ancak asıl önemli olan olumsuz örnekleri incelemek ve yapılmış hataları yapmamaya çalışmak çok daha önemli.

-Markaların Sosyal medya uzmanına ihtiyacı var mı sizce?

-Kalıcı ve sürdürülebilir başarı için markaların ya kendi içlerinde kuracakları ya da dışarıdan profesyonel hizmet alacakları bir ekibe mutlaka ihtiyaçları var. Nereden destek alınırsa alınsın ekibin karma bir yapıya sahip olması önemli. Bu ne demek? Ekipten bir kişi Facebook ve/veya Twitter’ı çok iyi biliyor olabilir ama bu yeterli değil. Bu kişilerin ya da ekipteki kişilerin insan ilişkilerinden anlıyor olması, entegre pazarlama kanalları hakkında bilgi sahibi olması, proje yönetimini bilen, kişisel duygularını kurumsal çalışmalara yansıtmaması gibi sayılacak konular çok önemli. Sosyal Medya krizleri kapsamında yaşanmış pek çok vaka bulunuyor.

-Sosyal medya Facebook mudur?

-Facebook’un bu uygulamaların başında gelmesi, neredeyse Dünya nüfusunun 1/7’si kadar hesap sahibinin olması, CRM veritabanı büyüklüğü ve reklam fırsatları nedeni ile en önemli mecraların başında geliyor. En önemli uygulamaların başında ancak Sosyal Medya Facebook’un dışında da yoğun olarak kullanılan pek çok uygulama barındırıyor. İnstagram, Twitter, Pinterest, Flickr, Slideshare, Youtube, Vimeo ve Linkedin gibi pek çok uygulama var. Genel hatları itibari ile tüm uygulamalar bugün kısmen birbirine yaklaşıyor olsa da burada bazılarının isimlerini verdiğimiz uygulamaların görevleri ve hitap ettikleri kitleler farklılık gösteriyor. Dolayısı markaların bu yolculuğa başlamadan önce yukarıda da kısaca belirttiğimiz üzere durum analizlerini yapmaları, plan oluşturmaları ve hedef kitlelerini belirlemeleri gerekiyor. Hedef kitleri nerede bulunuyorsa markalarında orada olması gerekiyor.

-Markalar, sosyal medya kanallarına göre içeriklerini nasıl üretmeliler? Örneğin Facebook’da, Instagram’da, LinkedIn’de nasıl bir içerikle var olacaklar?

-Her uygulamanın hedef kitlesi bazı özellikleri itibari ile ortak görünse bile farklıdır. Dolayısı ile markaların ulaşmak istedikleri hedefleri ile doğru orantılı olarak hangi uygulamalarda yer almak istiyorlarsa ona göre içerikleri hazırlamaları ve paylaşmaları gerekiyor. Facebook’ta yaptıkları bir çalışmayı aynen LinkedIn’de paylaşmak pek doğru ve etkin olmayabilir. Facebook daha rahat ve sıcak iletişim kurmak için daha uygundur ancak LinkedIn’de bu içeriklerin daha kurumsal bir iletişim tonu ile paylaşılması gerekir. Twitter’ın kısa mesajlar ile öne çıktığı biliniyor, dolayısı ile bu mecrada hedef kitleye iletilmek istenen mesaj kısa ama çok net ve anlaşılır olmalıdır. Bazı uygulamalar video içerik paylaşmaya izin verirken bazılarında bu mümkün değildir. Her uygulamada paylaşılacak görsellerin boyutları bile farklılık gösteriyor. Örneğin instagram’da genelde kare formunda görsel paylaşırken dikey resimlerin etkin olduğu Pinterest’te kare görsel paylaşmak etkili olmayacaktır. Genelde göz ardı edilen Youtube ve Vimeo gibi uygulamalar bilindiği üzere videoları desteklemektedir. Video çalışmaların görülme, izlenme ve ilgili oranları birinci sırada olduğu için markaların çok uzun olmayan makul sürelerde videolar hazırlayıp paylaşması markanın görünürlüğüne önemli ölçüde etki edecektir. Tüm bu çalışmalar aslında Organik SEO’ya kalıcı olarak etki eder ve arama motorlarında yapılan aramalarda marka daha ön plana çıkar. Bunu destekleyecek bir diğer önemli çalışma ise markaların kurumsal blog sayfalarını oluşturmalarıdır. Blog’ta özgün içeriklerin hazırlanarak yayınlanması, hem markanın web sayfa görünürlüğünü arttırır hem de kurumsal itibara katkı sağlar. Pazarlama kanalları içerisinde gittikçe artan öneme sahip olan Sosyal Medya’da başarılı olabilmek için bunun uzun süreli bir yolculuk olduğunu unutmadan planlı bir şekilde yer almalıdır markalar. Dileğimiz o ki, kişiler, kurum ve kuruluşlar, marklar sosyal medya hesaplarını kullanırken daha dikkatli ve bilinçli olurlar.

-Fuat Bey, verdiğiniz değerli bilgiler için teşekkürlerimizi sunarız.

Yorum Ekle