Reklamı AçReklamı Kapat

Pasajda kuş sesleri ile çalışıyor

Kayhan Elektronikçiler Çarşısı’na girenler, pasajın içinden gelen kuş sesleri karşısında şaşkına dönüyor. Pek çok kuşun doğal bir uyumla çıkardıkları bu sesler, pasajın en üst katındaki Yücel Elektronik’ten geliyor.

Pasajda kuş sesleri ile çalışıyor
- A +

Mustafa Emre ÖZGEN / bursa.com

Uzun yıllardır elektronik eşya tamirciliği yapan, Yücel Elektronik sahibi Tuncay Memiş, geçen yıllar içinde pasaj çevresinin büyük değişim gösterdiğini söylüyor. Esnafın eski ekonomik gücüne sahip olmadığını belirten Memiş, dükkanında beslediği onlarca farklı türde küçük kuş ile dikkat çekiyor.

“TRAMVAY BİZE ZARAR VERDİ”

Ne kadar süredir bu meslektesiniz?

Yaklaşık otuz yıldır burada esnafım. Zaman içinde çok değişiklik yaşandı. Özellikle tramvayın buraya olumsuz etkisi oldu. Bizim ticaretimiz oto elektroniği üzerine ağırlıklıydı. İnsanlar arabaları ile geliyor, alışverişlerini yapıyorlardı. Şimdi o yok. Şimdi araba buraya giremiyor. Nereden girecek, nereden çıkacak? Ceza yer miyim diyorlar. Otoparklar dolu. İşleyen bir mevki değil. Tramvayla doğrudan geçiyorlar.

Esnaf eski günleri arıyor mu?

Altmış dükkan ama on esnaf var burada. Hepsi doluydu. Şimdi maddi durumu iyi olan birkaç kişi dayanıyor, onların sayesinde birkaç kişi daha duruyor. Onlar da bittiği zaman pasajda bu tür ticaret yapılmaz. Zaten ekonomideki gidişattan da etkileniyoruz. Burada her şey dolarla. Dolar da dört liraya yaklaştı. Geçeceği söylentileri yetiyor zaten. Elektronik dedin mi her şey dövize endeksli.

“SÜPERMARKETLE NASIL REKABET EDELİM?”

Büyük elektronik marketlerin sizlere etkisi nasıl oldu?

İnsanlar artık bütün alışverişlerini marketlere kaydırdı. Bizim de satışlarımız düştü. Süpermarketle bizim rekabet gücümüz yok. Rekabet nedir? Kimin parası daha çoksa o kazanıyor. Marketler artık evlerin içinde. Apartman kapısında bir sürü broşür var. Üzerinde tek tek fiyatlar yazılı. Neyin rekabetini edeceğiz? İnternette korsan satış yapanlarla mı, yollarda vergisiz satış yapanlarla mı mücadele edelim. Esnaf yavaş yavaş bitiyor.

“YENİ MAL İLE TAMİRİ AYNI PARAYA GELİYOR”

Sadece burası için değil, Türkiye’de küçük esnaf kalmayacak. Esnafı kalkındıralım, büyüsün gibi bir şey yok. Esnafa da aynı, markete de aynı vergiler. Dayanma gücü daha fazla olan daha uygun mal alıp daha uygun satabiliyor. Bizim aldığımız bir avuç malla ne ticaret yapabiliriz? Çin’den üç beş liraya mal gelirse, neyini tamir edeceksin de kazanç sağlayacaksın? Yenisi ile tamiri aynı paraya geliyor. Neden aynı paraya geliyor? Değersiz ürün, kalitesiz ürün. Üç beş gün kullanıyorsun çöpe atıyorsun. Dolarlar gitti çöpe…

“BU MERAK BABAMDAN BANA GEÇTİ”

Babam kuşlara meraklıydı. Elli sene o baktı. Bu merak ondan bana geçti. Vefat ettikten sonra kuşları ben aldım. Kafeslerde baktık bir süre. Sonra birisi elindeki kuşları satıyordu. Hepsini ben aldım. Dükkanda bakmaya başladık.

Kuşlar küçük kafeslerdeydi. Rahatsız oldukları belliydi. Baktık ki daha büyük yerde olmaları onlar için iyi olacak, hayvanlar rahat olsunlar diye bu köşeyi yaptım.

“MADDİ BEKLENTİM YOK, KAFA DİNLİYORUM”

Bu kuşlardan maddi bir beklentim yok. Öyle yavrulasınlar, çoğalsınlar da satalım diye düşünmüyorum. Sesleri benim için iyi oluyor. Kafa dinlemek maksatlı.

Cinsleri farklı. Malta, saka, bakıri var. Aslında daha fazlaydılar da bir kısmını çıkarttık. Çok masrafları da yok. Ayda bir kilo mama yiyorlar, on lira, o kadar.

“HAYVAN SEVMEYEN İNSAN SEVEMEZ”

Hayvan sevmeyen insan da sevemez. Ben kuş seslerinden zevk alıyorum. Hep ötsünler. Zaten bir kuş sesi, bir de sus sesi derler… Kuşlar burada doğallık sağlıyor. İnsana özgürlük veriyor. Bize arkadaş oluyorlar. Yoksa pasajın üst katında böyle kapalı yerde duramazsın. Yalnızlığımızı paylaşıyoruz.

 

Yorum Ekle