Zor değil


Bursaspor Camiası kadar travma yaşayan başka bir camia var mıdır acaba?



Taraftarın manen daha fazla önem verdiği maçları kazanamayan, Kulübe eşik atlatacak dönüm maçlarının büyük çoğunluğunu da kaybeden, yine çoğunlukla lig sonunda da olması gereken hedeflerden çok uzak kalan futbol takımı taraftarına travma üstüne travmalar yaşatırken bunlar yetmezmiş gibi bir de saha dışı şoklar yaşanıyor.

Kaoslar, kavgalar, emsali olmayan hakem hataları, emsali olmayan cezalar, emsali olmayan emniyet tedbirleri ve baskıları hep Bursasporlular’ın aleyhine yaşanıyor.

Pişmiş tavuğun başına gelmeyenler Bursasporluların başına geliyor.

Şöyle stat doluyken kurşun falan mı döktürsek, sadaka mı dağıtsak bilemiyorum!

Transferde de durum böyle. Alınanlarla, satılanlarla başından sonuna taraftara kurdeşen döktüren, üzen transfer sezonun finali de yine üzücü bir gelişmeyle sonuçlandı.

Taraftarın belki de en sevindiği ve sağlık kontrolünden bile geçen Kamil Grosicki imza atması beklenirken kaçtı gitti.

Bursasporlular 1 kez sevinse 10 kez üzülüyor.

İyi bir gelişme olsa “Bakalım arkasından ne gelecek” der olduk.

Buna rağmen ALLAH’tan camia üzerindeki negatif havayı yaptıkları ile pozitife çeviren ve dünya gündemine giren bir taraftara sahibiz.

Yaptıkları şovla herkesi maça motive ettiler. Herkes havaya soktular.

Ama o güzel insanlar yine sarsıldı.

Transferin gerçekleşmemesinde yönetimin ihmali hatası var mı, tutulmayan sözler mi oldu da transfer yattı, tam bilemiyoruz. Konuyu araştırırken farklı bir sürü bilgi geliyor. 

Ama ben bu son olayda futbolcu ve menajerini suçlu görüyorum. Arkadaş karşındaki kulüp Bursaspor. Resmi imzalarla her türlü hakkı eline alacaksın, neye güvenmedin de basıp gittin? Üstelik Sana güvenen kulüp o mevkiye transfer de yapamadı. 

Bu dini imanı para olan futbolcu milleti ve asalak menajerlerinden daha önce de çok canımız yanmıştı; ama bu gerçekten farklı bir bir şekilde yani son anda yaşandı.

Artık olan oldu. Futbol tabiriyle “önümüze bakalım” demekten başka çaremiz yok.

Zira önümüzde madden olduğu kadar manen de çok önemli bir maç var.

Kazanılması umutları artırır, kaybedilmesi zaten pek de iyi olmayan havayı iyice bozar.

Ceza almayacak şekilde sahaya baskı kuracak olan tribün büyük avantaj olur.

Yenilmeyecek takım değiller. Daha geçen hafta kendi sahalarında kaybettiler.

Rakip Avrupa’da istediği sonucu aldı. İster istemez biraz rehavet ve yorgunluk yaşarlar.

Bu durumu iyi değerlendirmek gerekiyor.

Sahada ve tribünde kurulacak doğru baskıyla çözüleceklerdir.

40 bin kişiyi arkaya alarak edilen iyi mücadeleyle İstanbul ekibini bu kez eli boş göndermek hiç zor değil.

Bu galibiyete tüm Bursasporluların çok ihtiyacı var.