izmir escort gaziantep escort porno escort izmir porno izle rus porno porno porno seyret film izle beylikdüzü evden eve nakliyatBuraya bir mesaj yazın
bayan escort bursa bayan escort escort bursa bursa escort elit escort bursa escort bayan bursa escort
escort bayan istanbul escort vip escort şişli escort kadıköy escort beylikdüzü escort
sakarya escort kocaeli escort escort bayan bodrum bodrum bayan escort
illegal bahis
porno indir porno hd sex türkçe porno türbanlı porno






Zenginler neden yardım etmiyor?


Bursa gibi bir şehrin kulübünün yardım görmeme sebebi belli.



Bu konuyu çok ele aldık; ama şu an yine gündemde. O yüzden görüşlerimi yinelemek istiyorum.

Nüfus ve ekonomik güç anlamında Bursa’dan çok daha geride şehirler, kendi liglerinde ve Avrupa arenalarında kupalar kaldırırken, Bursa gibi bir şehrin kulübün taraftarları “Acaba bu sene üçüncü lige düşer miyiz?” korkusu yaşıyor.

Bu gerçekten kabul edilebilir bir durum değil.

Bu sadece camianın ayıbı da değil.

Kesinlikle tüm şehrin ayıbı. Özellikle de zengin kesimin.

Bunun belli başlı sebepleri var. Üç ana başlığa ayırabiliriz.

1-Şehirdeki zenginler Bursasporlu değil

2-Futbolla ilgili değiller

3-Yaşanan bazı olumsuzluklar nedeniyle Bursaspor’dan uzaklaşmışlar.

Öncelikle İkinci şıkkı yani “Futbolla ilgili değiller” seçeneğini eleyelim. Zaten onu “Bu da var” denmesin diye yazdım. Ayrıca “eleyelim” diyorum çünkü bahsettiğim şehirlerde de futbolla alakasız insanlar var. 

Bu tanıma uyanların futbola ısındırılması mümkün; ama anlamadıkları bir alanda verimli olmaları zor.

Birinci maddeye bakalım. Yani Bursasporlu olmamalarına.

Bursa’da faaliyet gösteren fabrikaların en büyüklerinin sahipleri Bursalı değil, birçoğu yabancı ortaklı ve İstanbul merkezli. Dolayıyla Bursasporlu değiller.

Bunun dışında kalan yani Bursalı ailelere ait olanlar da çok var ve ekonomik güç olarak da iyiler. Ancak onların sahiplerinin de yüzde 90’ı Bursasporlu değil.

Bir şekilde İstanbul kulüplerin taraftarı olmuşlar.

Timsah Arena’ya uğramazlar Kadıköy’lerde, Seyrantepe’lerde, Dolmabahçe’lerde localar alırlar. Hatta o kulüplere üye olurlar.

“Bu şehirde zengin oldular, Bursaspor’a yardım etmeli” diye ilk akla gelen 10 kişi saysak içlerinde Bursasporlu yok.

Bursaspor sevgisi içlerinde olmadığı için, Bursaspor’un sıkıntısı onları üzmüyor. Bizler gibi hissedemiyorlar.

İçlerinde medya sahipleri olanlar var. İsteseler televizyonlarında Bursaspor için yardım kampanyaları yaparlar, her türlü desteği verebilirler; ama nerde!

Destek olacaklarına daha çok kulüpten para kazanma derdindeler.

Her zamanki gibi zor günlerde ortalarda yoklar.

Şunu anlamaları gerekiyor.

Bursasporlu değiller; ancak yardım etmek zorundalar.

Çünkü hemen hepsi Bursaspor’dan ve Bursasporlulardan para kazanıyor.

Diğer yandan “İyi eğitim alan ve ekonomik durumu iyi olan yani zengin babaların varisi olacak çocukları Bursasporlu yapmalıyız” diye boşuna sürekli yazıp durmuyorum. Yazmaya da devam edeceğim.

Çünkü  ileride bu eksikliği yaşamamak için bu gerekli.

Bursaspor’un taraftar profilinde zengin ve iyi eğitim almış kesim yüzde 2-3 ancak vardır.

Bu da bizi içinde bulunduğumuz noktaya getiriyor.

Camia ne kadar nitelikliyse kritik noktalarda da o kadar nitelikli insanlar yer alır.

Son şık yani “Küskünler” ise Bursasporlu olan, zamanında Bursaspor’a yardım yapmış ve elinden gelen desteği vermiş kişiler.

Onların içinde Bursaspor sevgisi olduğundan geri kazanmak kolay, yapılan yanlışların hesabı sorulup, güven ortamı tesis edildiğinde, camiadaki menfaatçiler pasifize edildiğinde küskün Bursasporlular da dönecektir.

Kısaca özetleyecek olursak, öncelikle Bursaspor’da sarsılan hatta yıkılan güven mekanizmasını tekrar çalışır hale getirmeliyiz.

Sonrasında da Bursaspor taraftar profilini üst tabakaya yaymak için onların çocuklarını maçlara getirmeliyiz.

Güveni tekrar sağlamadan ve Bursasporluluğu şehrin her kesimine yaymadan

Bursaspor hiçbir zaman gerekli desteği alamaz, olması gereken noktaya da gelemez.

Artık bu gerçekle yüzleşip o yönde hareket etmekten başka çaremiz yok.