Yeni malikin kaçak su kullanımından sorumluluğu ve abonelik tesisi


Sonrasında kiracı ile kiraya veren arasındaki kira sözleşmesi sona erdiğinde, temin edilen sudan dolayı ödenmeyen su bedeli borcundan, taraflar arasında çoğunluk sorunlar yaşanmaktadır.



Diğer yandan, iskan ruhsatı bulunmayan yapılara (konut, işyeri gibi) abonelik tesis edilmeden kaçak su kullanılması ve bu eylemi gerçekleştirenin kişisel borcunu ödemeden bu yapıyı başkasına devretmesi (satış, bağışlama gibi) halinde de, su idaresi ile abonelik tesis etmek isteyen yeni malik arasında sorunlar doğmaktadır. Öncelikle, iskan ruhsatı bulunmayan yapılara yasa gereği abonelik tesis edilemez. Aksi durumda, bu tür abonelik tesis edilmesi hukuki ve cezai yaptırımlara bağlanmıştır. (3194 sayılı İmar Kanunu m.31 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.184) Dolayısı ile, iskan ruhsatı bulunmayan yapılara abonelik verilemez.
Öyleyse; abonelik tesis edilmeden bir konutta, kiracının kaçak su kullandığı ve hakkında bu yüzden tutanaklar düzenlendiği bir vakada, sonradan kira sözleşmesini sona erdirerek kiracı ayrılmış olsun. Bu yapıyı devir alan kişi sular idaresine başvuru yaparak abonelik tesis etmek isterse, kendisiyle mevcut kaçak su borcu ödenmeden bir abonelik tesisi mümkün müdür? Diğer yandan, kaçak su bedelinin sorumlusu kim olacaktır?
Yeni malik kendisinin devralmasından önceki dönemde kullanılan kaçak su tutanakları çerçevesinde, tahakkuk ettirilen borçtan dolayı sorumlu tutulamaz. Zira, kendisinin kaçak su kullanma eylemi ile herhangi bir ilgisi olmadığı için sorumlu tutulması hukuken mümkün değildir. İskan ruhsatı olmadığı takdirde, yeni malikin abonelik tesisine ilişkin isteminin, kamu hizmeti gören sular idaresinin abonelik sözleşmesi yapması hukuka aykırı sayılır. Şayet yapının iskan ruhsatı varsa, yeni malikin abonelik tesisine ilişkin isteminin, kamu hizmeti çerçevesinde görev alanı içerisinde su temin etmesi gereken sular idaresinin, yasal koşulları taşıyan bu talep sonucunda, abonelik sözleşmesi kurulması zorunludur. Sular idaresi, kişisel bir borcu bulunmayan yeni malik için, abonelik tesisini başkasına ait borcun ödenmesi koşuluna bağlaması açıkça hukuka aykırılık teşkil eder.
Sular idaresinin böylesi bir davranış içine girmesi halinde yeni malik tarafından sular idaresi aleyhine, “adına su aboneliği tesisi ve sular idaresinin buna ilişkin istemi reddetmek suretiyle çıkardığı muarazanın meni” davasını tüketici mahkemesinde açması mümkündür. Yargıtay Hukuk Genel kurulu aldığı 30.01.2008 tarih, Esas 2008/13-58 Karar 2008/39 sayılı ilamıyla bu yöndeki görüşünü açıklamış bulunmaktadır. (bkz. YKD.,C.34,S8,Ağustos 2008,s.1481 vd.)
Yürekten esenlikler ve içten saygılarımızı sunarız.

EKOHABER