Yaşama hizmet etmek


Yaşama hizmet etmek



“Kör bir çocuğun gören arkadaşlarıyla ilişkilerini, gören çocukların birbirleriyle arkadaşlıkları gibi sürdürebilmesinin nasıl mümkün olabildiğini bazı okuyucularım merak edebilir. Tabii ki, onların karşısında ziyaretine gelmiş oldukları hasta bir çocuk olmamalı, benimle geçirecekleri zamanı çekici kılmalıydım. Her arkadaşlık gibi, çocuklar arasındaki arkadaşlıklar da karşılıklı bir alışverişe dayanırdı: Bunu benim yeniden öğrenmeme gerek yoktu; kör oluşumdan önce sürdürdüğüm arkadaşlık ilişkileri sırasında her çocuk gibi, bunu ben de öğrenmiş bulunuyordum. On bir yaşına kadar gören bir çocuk olarak yaşamış oluşum şimdi bana önemli bir avantaj sağlamıştı. Tüm arkadaşlık ilişkilerimde yalnızca alan, eğlendirilen, yardım edilen taraf olmamak ve arkadaşlarıma da bir şeyler verebilmek, buluşmalarımızı hepimiz için çekici ve eğlendirici kılmak için elimden gelen çabayı gösterdiğimi vurgulamak isterim.” (Onlar Benim Kahramanım, s. 46.; Remzi Kitabevi, İstanbul.)

***

Gültekin Yazgan on bir yaşında görme yetisini kaybetti. On bir yaşından itibaren öyle bir yaşam yolu tutturdu ki, çocukluğuyla, gençliğiyle, yetişkinliğiyle, meslek yaşamı ve aile hayatıyla, “neyi, nerede, ne zaman, niçin, nasıl seçtiğinin” hesabını veren bir şahsiyet örneği oldu.

Görme engelli Gültekin Yazgan, insanlığımızı keşfetmemize, içimizdeki gücü tanımamıza bize yardımcı olacak bir kaynak, bir hediye, bir gelişim kaynağı.

Bir şahsiyet olmak için insanı insan yapan değerleri keşfetmemiz gerekir. İnsanı insan yapan değerler kişinin kendini aşmasını sağlayan inancın, geniş görüşlülüğün ve gücün kaynağıdır.

Gültekin Yazgan ve Tülay Yazgan benim kahramanlarım. “Onlar Benim Kahramanlarım” kitabımda onların öyküsünü anlattım. Kitabın arka kapağında özetle şöyle diyorum.

“Çevremiz şikayet edenlerle dolu. Elbette şikayet yarışına katılmayanlar da var; kimsenin dikkatin çekmeyen ve yapacak çok şeyleri olan bu insanların gerçeğe koşulsuz saygısı vardır. Bu insanlar, yaşama hizmet etmekten mutluluk duyarlar. Yaşama hizmet etmek yaşıyor olmanın bir sorumluluğudur. Onları bilmeyiz, duymayız ama toplum akıl sağlığını ve dengesini onlar sayesinde korur. Onlar, gizli kahramanlardır. Bu kitap, iki gizli kahramanın yaşam öyküsünü anlatıyor.

‘Türkiye’nin bu müstesna insanları tanıması Türkiye’yi zenginleştirecektir,’ inancıyla hareket ettim. Halen aynı inançtayım.