Yabancı kontrol oranı 8 yılın en düşük seviyesinde


Geçtiğimiz günlerde TÜİK tarafından açıklanan üretim değerine göre; 2013 Yıllık Sanayi ve Hizmet İstatistiklerinin (YSHİ) tamsayım kapsamındaki girişimlerde Yabancı Kontrol Oranı (YKO) son sekiz yılın en düşük seviyesinde.



Verilerin yaklaşık 1,5 yıl sonra açıklandığı istatistiki bu bilgiye göre Türkiyede faaliyet gösteren ancak doğrudan ya da dolaylı olarak yurt dışında yerleşik bir birim tarafından kontrol edilen girişim oranı 2013 yılında %13,4 oldu.
Yabancı Kontrol Oranı 2012 yılında %13,6 iken, 2013 yılında %13,4e düştü. Bu oran, 2006, 2007, 2008, 2009, 2010, 2011 yıllarında sırasıyla %14,4, %14,3, %14,1, %15,4, %14,7 ve %14,1di.

Söz konusu yurt dışı kontrollü girişimlerin ülke bazında kompozisyonuna baktığımızda ilk sırada Almanyayı görüyoruz.
2013 yılında bu kapsamda yapılan girişimler sonucu, ülkedeki toplam üretimin %2,3ü Almanyanın, %1,8i A.B.D.nin ve %1,5i Fransanın kontrolündeydi.
Sektör kompozisyonu olarak baktığımızda ise yabancı girişimlerin en fazla tütün sektöründe yoğunlaştığı görülüyor.
Buna göre; imalat sanayindeki alt sektörlere bakıldığında en yüksek YKO %89,3 ile “Tütün ürünleri imalatı” sektörüne ait. İkinci sırada %45 ile “Motorlu kara taşıtı, treyler (römork) ve yarı treyler imalatı”, üçüncü sırada %42,4 ile “Temel eczacılık ürünlerinin ve eczacılığa ilişkin malzemelerin imalatı” sektörünün yer aldığı görülüyor.

Yine TÜİK verilerine göre imalat sanayinde, girişimlerin faaliyet gösterdikleri grupların teknoloji düzeylerine göre bakıldığında, yabancı kontrollü üretimin Orta-yüksek teknolojili grupta yoğunlaştığı (%57,9) görüldü. Orta-düşük teknolojili grup %19,6, Düşük teknolojili grup %17,9 paya sahip iken Yüksek teknolojili grup sadece %4,7payla en son sırada yer alıyor.
Görüldüğü gibi ülkemizdeki yabancı sermaye girişimi son yıllarda giderek azalmakta. Bu da özellikle cari açıkla uğraşan bir ülke için hiç de istenen bir durum değil.
Doğrudan yabancı sermaye yatırımları özellikle istihdam ve teknoloji birikimi anlamında ekonomiler için önemli olduğu gibi, özellikle ülkenin kredibilitesi ve yatırım yapılabilirliği hakkında da fikir vermesi anlamında da son derece önemli bir yere sahip.
Bu anlamda son sekiz yıl bu güven ve kredibilite azalışı, sebepleri ve etkileri bakımından dikkatle değerlendirilmelidir.

EKOHABER