ankara escort

izmir escort porno seyret porno seyret üvey anne porno reklamsız porno







Vatandaş doğru bilgi alabiliyor mu?


Vatandaş doğru bilgi alabiliyor mu?



Ekonomideki gelişmelerin vatandaş tarafından biliniyor olması, serbest piyasanın işleyişi açısından önemlidir. Ekonominin aktörleri, yani üretenler- tüketenler doğru bilgiyi alarak tercihlerini belirlerler. Bilginin herkesle paylaşılabilmesi güvenin tesis edilmesinin temel gereksinimidir. Toplum olarak içinden geçtiğimiz ekonomik daralma sürecinin daha hafif atlatılması için bilgi yayılımının herhangi bir kısıtlamaya maruz bırakılmaması şarttır.
Günümüzde en hızlı ve en çok üretilen şey bilgidir. Bu kanıtlanmış olgu bize bir şeyi daha haber vermektedir. Bugün özgür bir ortamda yaşayan insanoğlu bir bilgi bombardımanı altında yaşamaktadır ve bu bombardıman altında verileri sağlıklı bir şekilde değerlendirerek en doğru yolu bulmakla yükümlüdür. Bunu gerçekleştirememesi durumunda mevcut konumundan daha gerilere düşmektedir. Sözü edilen bu tablo bir yana, ülkemizde doğru bilginin toplum geneline ulaşması noktasında ne durumda olduğumuz bir tartışma konusudur. Mesela ekonomik alanda doğru bilgi bireylere ulaşabilmekte midir? Kamunun finansman durumu, şirketlerin bilançosu, daha önce açılan ekonomik paketlerdeki gerçekleşmeler v.b. birçok konuda sadece fikir yürütebilmekteyiz.'Gerçek bilgiye sahibim' diyebilen insana rastlamak mümkün değildir. Geçenlerde Türkiye'nin tek ekonomi kanalında gerçekleşen bir programda sarf edilen sözler bu savımızı desteklemiştir. Bir banka yöneticisi ekonomide olumlu gelişmeler yaşandığını, bunu da gittiği lüks restoranda yabancı misafirlerdeki artışa bağlamaktaydı. İnternet çağında dünyanın her noktasından Türkiye piyasasında işlem ve istihbarat yapabilme imkanı olduğu günümüzde, ihtişamlı bir ortamda güzel yemeklerimizi tadan yabancıların geleceğimizi nasıl iyileştireceği merak konusudur. Ciddiyetten yoksun bu yorumlarla insanlar risk almaya yönlendirilmesi ve bunun ulusal bir kanal vasıtasıyla yapılması ancak bilinçsizlikle tarif edilebilir. Türkiye'de bırakın kurumların gelir-gider tablosunu daha enflasyon rakamları üzerinde mutabakat ve güven tesis edilmemişken,'Geç kalmayın Merkez Bankası 5 puan faiz indirecek' diyerek manipülasyon yapmak ve bu iddiayı yabancıların boğaz sırtlarında yemek yediği bilgisiyle desteklemek, bilgi paylaşımı noktasındaki konumumuzu ortaya koymaktadır. Bugün ekonomi üzerinde olumsuz görüş beyan etmenin bedeli vardır. Bu durumu geçtiğimiz aylarda müşahede ettik. Ancak aslı astarı olmayan haberlerle insanları büyük beklentilere sokmanın bir bedeli yoktur.
Sözü edilen eğilimin ekonomik durgunluktan çıkmaya çalışan ekonomimizin önündeki en büyük engel olduğu düşünülmektedir.